13. Hukuk Dairesi 2016/25725 E. , 2019/11116 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.04.2009 tarihinde ... ili Merkez ilçesine bağlı ... olarak bilinen yerde F-2 A blok 2 nolu daireyi satın aldığını, satış sözleşmesine göre davalının 30 ay sonra 27.10.2011 tarihinde konutu teslim etmesi gerektiğini, ancak konutun tam ve eksiksiz olarak hangi tarihte teslim edildiğinin belli olmadığını, dairelerine bakmak istediklerinde kendilerine dairelerine bakmaları ve eksikliklerin tamamlatılması amacıyla anahtar verileceğinin beyan edildiğini, anahtarı aldıklarına ve dairenin eksikliklerinin tespit edildiğine dair belge imzalatıldığını, ancak daha sonra bu belgelerin geçici işgal belgesi adlı bir belge olduğu ve davalı ... tarafından ileride açılacak davaları engellemek amacıyla imzalatıldığının ortaya çıktığını, dava konusu taşınmazın teslim edilmesi gereken tarihten fiilen teslim alındığı tarihe kadar geçen süre için uğramış olduğu kira kaybının ödenmesi gerektiğini beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kira bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 12.435,00 TL"ye yükseltmiştir.
Davalı, konutun Kasım 2011 tarihi itibariyle geçici işgal tutanakları ile teslim edildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 12.435,00 TL"nin 200,00 TL"lik kısmı için dava tarihinden, 12.235,00 TL"lik kısmı için ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, geç teslim nedeni ile uğranılan kira kaybı alacağının tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesinin “gayrimenkulün teslimi ve kullanılması” başlıklı kısmında gayrimenkulün inşaat süresi 30 ay olarak düzenlenmiştir. Her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, alacaklı, temerrüde düşen borçludan TBK.125. vd. (BK. 106. vd.) maddeleri çerçevesinde aynen ifa ve gecikmeden dolayı uğradığı zararının veya aynen ifayı reddederek müspet zararının yahut sözleşmeyi feshederek menfi zararının tazminini seçimlik olarak isteyebilir. Somut uyuşmazlıkta davacı, sözleşmeyi ayakta tutarak geç teslim nedeni ile uğradığı zararın tazminini istemektedir. Bu durumda, gerek sözleşme gerekse TBK. 125. vd. (BK. 106 vd.) maddelerine göre fiili teslim tarihine kadarki süre için davacı zararını talep etmekte haklıdır. Mahkemece, bu durumda öncelikle dairenin fiili teslim tarihini tespit etmek için elektrik, su, telefon, internet, doğalgaz vs... aboneliklerinin araştırılması ve davacının dairesinde oturduğu tarihe ilişkin site yönetiminden bilgi alınması ve dosyadaki diğer taraf delillerinin birlikte değerlendirilerek ve gerekçesi de gösterilmek suretiyle fiili teslim tarihinin belirlenmesi ve bu tarih esas alınmak suretiyle kira tazminatının hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davacı tanığının beyanı olan 2014 yılı Mart ayının sonu fiili teslim tarihi olarak kabul edilmiş ve sözleşme ile konutun teslim edileceği tarih olarak belirlenen 27.10.2011 tarihinden 30.03.2014 tarihine kadar geçen süre için kira tazminatına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.