13. Hukuk Dairesi 2016/24178 E. , 2019/11115 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket tarafından 367 ada 49 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaa edilen yapıda C Blok 4. Kat No:17"de bulunan daireyi 115.000,00 TL"ye satın aldığını, ... ... sitesi olarak adlandırılan sitenin verilen ilan, dağıtılan katalog ve broşürlerinde, çocuk oyun alanı, yeşil alan, taziye evi, mescit, kreş, fırın gibi sosyal tesislerin bulunacağı belirtilerek reklamlar yayımlanarak icapta bulunduğunu, davalı şirket tarafından satış sırasında site alanında bulunan ortak kullanım alanına yeşil alan, park bahçe, spor kompleksi vs. yapılacağı vaat edilmesine ve sözleşme ile de kararlaştırılmasına rağmen söz konusu ortak kullanım alanına davalı tarafından bina yapılmaya başlandığını, davalı şirket ile defalarca görüşülmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, açıklanan bu nedenlerle şimdilik 5.000,00 TL taşınmazın uğramış olduğu değer kaybının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı açık ayıp niteliğinde olan ayıp hususlarında daireinin kendisine tesim tarihinden itibaren 30 gün içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle davacının 2013 yılındaki bir sözleşmeye dayanarak ayıplı mal iddiasıyla açmış olduğu iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf ile şirket arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davacı tarafın dayanmış olduğu 06/05/2013 tarihli sözleşmenin şirketleri ile davacı taraf arasında yapılmadığını, bahse konu sözleşmenin şirket ile ... arasında yapılan bir satış sözleşmesi olduğunu, bahse konu daireyi ... isimli şahsın davacıya haricen sattığını ve şirketin de 14/09/2013 tarihinde tapuda devir işlemini gerçekleştirdiğini, şirkete husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tarafça açılan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, malın ayıplı olmasından kaynaklı bedel indirimi talebine ilişkindir. Davalı taraf davacı ile arasında bir sözleşme imzalanmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, mahkemece de davacı tarafından taraflar arasında dava konusu taşınmazın satışına ilişkin bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, bu haliyle taraflar arasında gerçekleşmiş bir tüketici ilişkisi söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, dava konusu taşınmaza ilişkin imzalanmış bir sözleşme dosyaya sunulamamışsa da, davalı şirketin davacı tarafın dayandığı sözleşmenin şirketleri ile ... isimli kişi arasında imzalanmış sözleşme olduğunu, ..."ın bu sözleşmeyle satın aldığı taşınmazı haricen davacıya satması üzerine tapuda şirketin devir işlemini davacı adına gerçekleştirdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Böylece davalı taraf tapuyu davacıya devretmekle, ... ile dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan sözleşmenin tarafının artık davacı ... olduğunu kabul etmiş demektir. Davalı taraf sözleşmenin imzalı suretinin ellerinde olmadığını, imzasız sureti ellerinde bulunduğundan mahkemeye sözleşmeyi sunamadıklarını da kabul etmiştir. Bu durumda mahkemece, dava dışı ..."dan davalı şirket ile imzalamış olduğu sözleşmenin sorularak getirtilmesi ya da davalı tarafın elinde bulunan imzasız suretin dosya içine alınarak sözleşmenin incelenmesi ve sözleşmedeki hususlar ile ilan, katalog veya broşürlerde bulunan taahhütler doğrultusunda davacının iddiaları değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.