Abaküs Yazılım
20. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/342
Karar No: 2019/4816
Karar Tarihi: 5.09.2019

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/342 Esas 2019/4816 Karar Sayılı İlamı

20. Ceza Dairesi         2019/342 E.  ,  2019/4816 K.

    "İçtihat Metni"


    Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Malkara Asliye Ceza Mahkemesi"nin 12/06/2018 tarihli ve 2017/152 esas, 2018/633 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/01/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A) Konuyla İlgili Bilgiler:
    1- Şüpheli ... hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu nedeni ile Malkara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda 15/09/2015 tarihli ve 2014/1833 soruşturma, 2015/18 sayılı karar ile; 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun"un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına CMK’nın 171. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildiği, 05/01/2016 tarihinde infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
    2-Dosyanın adres itibariyle yetkili Silivri Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi üzerine şüphelinin Silivri Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurduğu, 07/04/2016 tarihinde uyulması gerekli kurallar formu imzalatıldığı, hastaneye sevkedildiği, hastanenin 14/04/2016 tarihli raporunda tedavisine gerek olmadığının bildirilmesi üzerine, bir yıllık rehberlik tedbirine başlandığı, ceza ve infaz kurumundan tahliye olması ve adresinin Muratlı/Tekirdağ olması nedeniyle Silivri Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın 03/01/2017 tarihinde Malkara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Tekirdağ Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 05/01/2017 tarihli 2017/4 DS sayılı çağrı kağıdının doğrudan mernis adresinde 16/01/2017 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21.maddesi uyarınca tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması üzerine Tekirdağ Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 25/01/2017 tarihli 2017/4 DS sayılı çağrı kağıdının 31/01/2017 tarihinde doğrudan mernis adresinde tebliğ edildiği; şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine dosyanın 20/02/2017 tarihinde kapatılarak 23/02/2017 tarihinde Malkara Cumhuriyet Başsavcılığına bila infaz gönderildiği,
    3-Malkara Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak 15/03/2017 tarihli, 2014/1833 soruşturma, 2017/126 esas ve 2017/126 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında TCK’nın 191/4-a delaletiyle 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıdığı,
    4-Kanun yararına bozma istemine konu; Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12//06/2018 tarihli ve 2017/152 esas, 2018/633 sayılı kararı ile; “ısrar koşulunun oluşmaması ve kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle, kamu davasının 5271 sayılı CMK"nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine, denetimli serbestlik tedbirinin aynen infazının devamı hususunda Malkara Cumhuriyet Başsavcılığına gereğinin ifası için müzekkere yazılmasına” karar verildiği, kararın 08/09/2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştirildiği,
    Anlaşılmıştır.
    B) Kanun Yararına Bozma İstemi:
    Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
    “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Malkara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/09/2015 tarihli ve 2014/1833 soruşturma, 2015/18 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 15/03/2017 tarihli ve 2014/1833 soruşturma, 2017/126 esas, 2017/126 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine, denetim sürecinde şüpheliye gönderilen çağrı yazısı ve davetiyenin usulünce tebliğ edilmediği ve dolayısıyla ısrar koşulu oluşmadığından bahisle kamu davasının düşürülmesine ilişkin Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2018 tarihli ve 2017/152 esas, 2018/633 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    Dosya kapsamına göre, şüpheliye gönderilen çağrı yazısı ve davetiyenin şüphelinin adresinden ayrılması nedeni ile komşusuna haber verildiği belirtilerek ilgili muhtarlığa bırakıldığı ancak anılan tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 21. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinde belirtilen esaslara uygun yapılmadığı, zira 16/01/2017 tarihli tebligatta komşu ismi yazılsa da ilgilinin imzasının, 31/07/2017 tarihli tebligatta ise komşu ismi ve imzasının bulunmaması karşısında, yapılan bu tebligatların geçerli sayılamayacağı, Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin tebligatların geçerli olmadığına ve şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmiş sayılamayacağına yönelik değerlendirmesinin yerinde olduğu ancak, bu durumda yargılama yapılması için gerekli olan ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde "kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2018 tarihli ve 2017/152 esas, 2018/633 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
    C) Konunun Değerlendirilmesi:
    İncelenen dosyada;
    Sanık hakkında, Malkara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 15/09/2015 tarihli karar ile; 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi gereğince “beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun"un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın kesin olarak verildiği, bu nedenle şüpheliye tebliğ edilmediği ve infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüpheliye 2 kez çağrı kağıdı tebliğ edildiği,10 günlük süre içerisinde müdürlüğe başvurmaması üzerine evrakın kapatılarak savcılığa gönderildiği, anlaşılmaktadır.
    28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK"nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda ise; kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararının kesin olarak verildiği ve infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği anlaşıldığından şüpheliye çıkarılan çağrı kağıdı hukuki sonuç doğurmayacağı gibi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce öncelikle bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise, mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun"un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, sanığın mernis adresine doğrudan Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı ve sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından sözedilemeyeceği, Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin tebligatların geçerli olmadığına ve şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmiş sayılamayacağına yönelik değerlendirmesinin yerinde olduğu ancak, bu durumda yargılama yapılması için gerekli olan ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, şartın gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarına uygun sonuç ve biçimde değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın Malkara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, düşme kararı verilerek dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
    D)Karar:
    Açıklanan nedenlere göre; kamu davası hakkında durma kararı verilerek, kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarına uygun sonuç ve biçimde değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın Malkara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davasının düşmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2018 tarihli ve 2017/152 esas, 2018/633 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 25 /09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi