22. Hukuk Dairesi 2014/35855 E. , 2015/61 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı tarafından keşide edilen ihtarname ile davacının işe davet edilmesine rağmen davacının idareye başvuru yapmadığını, buna göre davacının davaya açmakta samimi olmadığını, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için dava açtığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının işe başlama samimiyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre; davalı işverene ait işyerinde şube müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, davalı tarafından emeklilik hakkını elde etmiş olması ve hizmetine ihtiyaç duyulmaması sebepleriyle 14.03.2014 tarihi itibariyle feshedilmiştir. Yapılan fesih sebebiyle davacı tarafından 10.04.2014 tarihinde davalıya karşı işe iade davası ikame edilmiştir. Yargılama devam ederken davalı işverenlik tarafından keşide edilen 02.05.2014 tarihli ihtarname ile davacı aynı kadro, ücret ve şartlarla işe davet edilmiş, bu ihtarname 05.05.2014 tarihinde davacı tarafından tebellüğ edilmiştir.
Her ne kadar mahkeme davacının 14.05.2014 tarihli cevabi ihtarnamesi ile işe davete icabet etmemesini, işe başlama samimiyetinin bulunmaması olarak yorumlayarak davanın bu sebeple reddine karar vermiş ise de; davalının keşide ettiği ihtarname ile davacıyı işe davet etmesi, davalı tarafından feshin geçerli sebebe dayanmadığının kabul edildiği anlamına gelmektedir.
Somut olayda işverence yapılan fesih; 4857 sayılı Kanun"un 21. maddesi uyarınca geçersiz bir feshin sonuçlarını doğuracağından, davacının işe iadesine karar verilerek, işe başlatmama tazminatının fesih nedenine ve davacının yaşlılık aylığına hak kazanmış olmasına göre dört aylık ücreti tutarında belirlenmesi gerekmektedir. Boşta geçen süre ücreti hususunda ise; geçersiz sayılan fesih bildiriminin tebliği ile davalı tarafından işe davet amacıyla keşide edilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren davacıya tanınan on günlük sürenin bitimi tarihine kadar geçen sürenin göz önüne alınması dosya içeriğine uygun düşecektir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun"un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının; fesih bildiriminin tebliğinden, davalı tarafından işe davet amacıyla keşide edilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren davacıya tanınan on günlük sürenin bitimi tarihine kadar doğmuş bulunan en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 27,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 02,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 453,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 19.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.