Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/4523
Karar No: 2015/9428
Karar Tarihi: 12.05.2015

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/4523 Esas 2015/9428 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2015/4523 E.  ,  2015/9428 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İş Mahkemesi


    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi .... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davacı, davalıya ait muhasebe işyerinde 01.09.1995-02.10.1995 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, anılan Kanunun 6. maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde mahkemece kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanması gerekmektedir. Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

    Eldeki somut olayda; 12.09.1995 başlangıç tarihli ve 11.10.1995 tarih ve 225591 sayı ile Kuruma intikal ettiği anlaşılan işe giriş bildirgesinin bazı kısımlarının okunamadığı bir örneğinin dosya içerisinde yer aldığı, Fatih Sosyal Güvenlik Merkezi"nce davacı adının belirtildiği 10.09.2013 tarihli yazı ekinde hatalı olarak dava dışı başka bir kişiye ait işe giriş bildirgesi örneğinin gönderildiği, yine adı geçen merkez tarafından gönderilen hizmet cetvelinde, davacının 4/1-a sigortalısı olarak 12.05.1995 tarihinde tescil kaydının bulunduğu, davalının davaya konu dönemde vergiye kayıtlı olduğu, biri dava konusu dönem sonrasında hizmeti bildirilen, biri komşu işyeri çalışanı olmak üzere iki tanık ile davalının, kısa süreli davacı çalışmasını doğruladıkları anlaşılmakla, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunmamaktadır.
    O halde, Mahkemece, yapılacak iş; davalı Kurumdan, dosyada yer alan örneği eklenmek suretiyle işe giriş bildirgesi aslı, bu bildirgede yer alan işyeri sicil numarası (744685) gözetilerek işyeri dosyası ve dönem bordroları celbedilmeli, resen bordro tanıkları dinlenilmeli, bordro tanıklarının tespit edilememesi halinde resen komşu işyeri işveren ve kayıtlı çalışanlarının bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama aşamasında dinlenilen tanık beyanları da gözetilmeli ve dosya kapsamı dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçmediğinin kabulü ile davanın esasına girilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
    Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme- araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi