5. Ceza Dairesi 2014/4530 E. , 2019/8650 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK"nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve yargılama aşamasında şikayetçi olup katılma talebi ile ilgili bir karar verilmeyen İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 13/06/2013 tarihli dilekçe ile adı geçen Bakanlığın vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, sanıklar hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan açılan kamu davasına 3628 sayılı Yasanın 18 ve CMK"nın 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak İçişleri Bakanlığının katılma talebinin KABULÜNE, incelemenin sanıklar ..., ... müdafilerin mahkumiyet, katılanlar Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekilinin sanıklar ..., ..., ... haklarında kurulan mahkumiyet ve tüm sanıklar hakkındaki beraat, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklardan ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2012 tarihli iddianamesi ile 26 mağdura, diğer sanıklar ..., ... ve ... haklarında ise ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2011 ve 10/04/2012 tarihli iddianameleri ile tüm mağdurlara yönelik dava açılmasına rağmen sanık ... bakımından mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."e; sanık ... yönünden mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."ye; sanık ... bakımından mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."a; sanık ... yönünden ise mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."ye yönelik eylemleri hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu eylemler yönünden açılan kamu davaları ile ilgili olarak Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, irtikap suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil, zarar göreni olacağı nazara alınarak mağdurların beyanları değerlendirilip sanıkların mahkumiyetlerinin gerekmesi halinde haklarında tek suçtan hüküm kurulup zincirleme suç nedeniyle TCK"nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılması lüzumu ile Ceza Genel Kurulunun 04/04/2017 tarihli ve 2015/9-199 Esas, 2017/215 Karar, 08/12/2015 tarihli ve 2015/1-640 Esas, 2015/496 Karar sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere; sanığın bir eylemi ile ilgili mahkemesince hüküm kurulmasının unutulduğu durumda, bu konuda "mahallinde her zaman hüküm verileceğine" ilişkin eleştiri yapılması gerektiği gözetilerek, bahse konu mağdurlara yönelik eylemlere dair mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüş, gerekçeli karar başlığında mağdur ..."ın isminin iki kez yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdurlardan ..., ..., ... ve ... ile sanık ... hakkında mağdurlardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haricindeki diğer mağdurlara yönelik beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... bakımından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tarihinde ... Nüfus Müdürlüğünde nüfus müdürü olarak görev yapan sanık ... ile veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan sanıklar ... ve ..."ün; evlilik işlemleri amacıyla nüfus müdürlüğüne müracaat eden mağdurları, kamu görevlisi olmaları dolayısıyla kendilerine duyulan güvenden yararlanarak ödemeleri gereken miktarlardan daha fazla ödeme yapmaları konusunda ikna ederek yarar sağladıkları iddia edilen somut olayda;
Sanık ... hakkında mağdurlardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..."a yönelik açılmış bir kamu davası olmadığı halde yazılı şekilde beraat kararları verilmesi,
Sanık ... hakkında mağdurlar ..., ..., ... ve ..."a yönelik eylemlerinden ötürü beraat kararları verilmiş ise de; anılan mağdurların aşamalardaki ifadelerinde sanık ..."ya ödemeleri gereken miktardan fazla para ödediklerini beyan etmeleri karşısında, sanık ..."nın bu mağdurlara yönelik atılı ikna suretiyle irtikap suçunu işlediği sabit olduğu halde, mahkumiyeti yerine yanılgılı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi,
Hüküm fıkrasında sanık ... hakkında zincirleme olarak ikna suretiyle irtikap suçundan hüküm kurulduğu halde, temel cezanın belirlenmesi sırasında 3 yıl hapis cezası ile 18 kez cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
Mağdur ..."na yönelik eylem bakımından hüküm fıkrasının "A" bendinde sanıklardan ... ve ..."in beraatine karar verilmesine karşın "C" ve "D" bentlerinde sanıkların aynı eylemlerinden dolayı bu kez mahkumiyetlerine karar verilmesi suretiyle hükümde karışıklığa ve çelişkiye sebebiyet verilmesi,
Mağdur ..."un, oğlu olan mağdur ..."un evlilik işlemleri için sanık ..."ya ödemesi gerekenden fazla para ödediği ve mağdur ... tarafından bu işlemler için adı geçen sanığa ödenen bir para bulunmadığı halde, sanığın mağdur ... yönünden beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanık ..."nın mağdur ..."den fazla para tahsil ettiği iddiasına ilişkin olarak savunmasında, söz konusu parayı kayıp kimlik bedeli olarak aldığını ileri sürmesi karşısında, işlemin yapıldığı 2011 yılında kayıp kimlik belge yenileme ücretinin ne kadar olduğu araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Mağdurlar ... ve ..."ın evlilik işlemleri için sanık ..."ya değil sanık ..."e ödeme yapmış olduklarını beyan etmeleri karşısında, bu mağdurlara yönelik eylemler bakımından sanık ..."nın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Mağdur ..."nın evlilik işlemleri için sanık ..."ya değil sanık ..."ye ödeme yapmış olduğunu beyan etmesi karşısında, anılan mağdura yönelik eylem bakımından sanık ..."nın beraatine karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Mağdur ..."nin evlilik işlemleri için sanık ..."e değil sanık ..."ya ödeme yapmış olduğunu beyan etmesi karşısında, bu mağdura yönelik eylemden dolayı sanık ..."in beraatine karar verilmesi lüzumuna riayet edilmemesi,
Mağdurların ekonomik durumları ile irtikap edilen para miktarının her bir sanık yönünden ayrı ayrı tespit edilmesinden sonra TCK"nın 250/4. maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması lüzumuna uyulmadan, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar ... ve ... haklarında anılan madde ve fıkra hükmünün uygulanması,
Sanık ... hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK"nın 250/2, 43/1. maddeleri uyarınca belirlenen 4 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanunun 250/4. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapıldığı sırada 3 yıl yerine 2 yıl 12 ay hapis cezasına, TCK’nın 62. maddesi uyarınca bu cezadan 1/6 nispetinde indirim yapılması neticesinde de sonuç hapis cezasının “2 yıl 6 ay” yerine “1 yıl 18 ay” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen her üç sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca cezalarının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi yerine sadece "atamaya tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yasaklanmasına" şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının değerlendirilmesi lüzumu,
Sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafilerin, katılanlar vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 23/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.