8. Hukuk Dairesi 2010/3186 E. , 2011/692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair İspir Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.11.2009 gün ve 79/285 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde, davalı ... ve ...adına ½ şer pay oranında tapuda kayıtlı bulunan 403 ada 44 sayılı parselin esasen babası Ömer Durmuş’tan kaldığını, davalılar tarafından taşınmaz üzerinde bulunan evde annelerinin oturmasına olur verdiklerini, taşınmazda kendisinin de payı bulunduğunu açıklayarak taşınmazın tapu kaydının 1/6 oranında iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ..., dava konusu taşınmazın babalarından kaldığını, ancak üzerindeki evin kendileri tarafından yapıldığını ve annelerinin içinde oturduğunu açıklamışlar ve davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, “dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar tarafından annelerinin kullanması amacıyla ev yaptıklarını, dava konusu taşınmazı davalıların annesinin ölüm tarihine kadar anneleri tarafından kullanıldığını, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunmadığını” gerekçe göstermek suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan miras payı oranında iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. 403 ada 44 sayılı parselin, ortak miras bırakan ...’dan kaldığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Dosya arasında bulunan veraset belgesine göre,... 3.3.1985 tarihinde ölmüş ve geriye mirasçı olarak davacı ... (Durmuş) ile diğer çocukları ..., ..., ..., ... ve ..u bırakmıştır. 17.6.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında kanuni mirasçılarının tam olarak tespit edilemediği gerekçesiyle 403 ada 44 sayılı parselin mirasçılardan ... çocukları ... ve ... adlarına ½’şer pay oranında tespit ve tescil edilmiştir. Kadastro tutanağı 10.11.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durum karşısında dava mirasçılar arasında açılıp yürüyen bir davadır. Davacı, miras payı oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Her ne kadar TMK. nun 701 ve 702. maddeleri gereğince tüm mirasçıların miras hakkı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusu ve tasarrufi işlemlerde oybirliği aranmakta ise de, mirasçılar arasında açılıp yürüyen bu tür davalarda az önce açıklanan kural (oybirliği) aranmamaktadır. Yani bir mirasçı diğer mirasçılara karşı miras payı oranında her zaman iptal ve tescil isteğinde bulunabilir. Uyuşmazlık taşınmaz üzerinde yapılan bina ve eklentileri ile bir ilgisi bulunmayıp, zemine ilişkindir. Zemin de ortak miras bırakan ...’den kaldığına ve taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığına göre davacının, İspir Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2007/136 Esas ve 2007/138 Karar sayılı veraset belgesinde açıklanan miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırıdır. Ömer Hilmi’nin ölümüyle terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, bir veya birkaç mirasçının terekeye dahil bir taşınmaz üzerinde sürdürdüğü zilyetlik tüm mirasçılar adına sürdürülmüş sayılır. Ayrıca mirasçılar arasında zamanaşımı işlemez (26.05.1954 tarih ve 1954/7 E, 1954/17 sayılı YİBK. kararı). Davacı kadastrodan önceki hukuki sebeplere ve miras payı hakkına dayanarak davayı açmış bulunduğundan davacı açısından bağımsız 20 yıllık zilyetlik bu nedenle aranmaz.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.