Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/13173
Karar No: 2016/9201
Karar Tarihi: 25.04.2016

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2016/13173 Esas 2016/9201 Karar Sayılı İlamı

7. Hukuk Dairesi         2016/13173 E.  ,  2016/9201 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    Dava Türü : Menfi tespit


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
    1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
    2-Davacı, davalı işyerinde satış elemanı olarak çalışırken işveren tarafından kendisinden alınan ve iş akdinin feshin sonrasında kendisine iade edilmeyen ve 6.354.00 TL olarak doldurulup İcra Müdürlüğünün 2009/6018 E sayılı dosyası ile aleyhine icra takibi yapılan senedin teminat senedi olduğunu iddia ederek bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle menfi tespit davası açmıştır.
    Davalı, senedin teminat senedi olmadığını davacının işyerine verdiği zarara karşılık olarak alındığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece, davacının davasının kabulü ile teminat senedi olan senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2014/6029 Esas ve 2014/12975 Karar sayılı ilamıyla “…Somut olayda, davacı işçinin işyerine borçlu olduğuna ve buna ilişkin kendisinden teminat senedi alınıp alınmadığına ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır. 07.06.2013 tarihli celseye davalı vekili davetiye ile çağrılmasına rağmen gelmeyen davacı tanığı ....’ın dinlenmesinden vazgeçilmesini talep etmiş, ancak mahkemece bu husus yanlış anlaşılarak davalının kendi bildirdiği tanıkların dinlenmesinden vazgeçme beyanı gibi yorumlanıp, davalı vekilinin, son celse, tanıklarının dinlenmesine dair talebi yerine getirilmeden karar verilmiştir. Davalı tanıklarının dinlenmemiş olması, davanın esası ve sonuca etkili olacağından, davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir. Mahkemenin bu konudaki takdirinin gerekçede hiç tartışılmamış olması da isabetsizdir.
    Kaldı ki, işveren tarafından davacının borçlu olduğunu kanıtlamak için bir takım bilgisayar çıktılarını delil olarak dosyaya sunmuş ise de, bu çıktıların işyeri kayıtları ile uyumlu olup olmadığı, birbirini doğrulayıp doğrulamadıkları tanık beyanları ile teyit edilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozma sonrasında bozma ilamına uyularak davalının tanıklarının dinlenmesi için gerekli süreler verilmiş, ancak davalı tarafından tanık dinletilmemiş, mahkemece ilk karar gibi hüküm kurulmuştur.
    Öncelikle belirtilmelidir ki; 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere;
    Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
    Uzun yıllardan beri Yargıtay"ın kökleşmiş, sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usulü kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir.
    Her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de; bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere, işveren tarafından davacının borçlu olduğunu kanıtlamak için sunduğu bilgisayar çıktılarını ile şirket kayıtlarını muhasebe işlerinden anlayan uzman bilirkişi aracılığı ile incelettirip alınacak rapor ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek borçlu olup olmadığı konusunda bir karar vermektir.
    O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi