20. Hukuk Dairesi 2014/7144 E. , 2014/8335 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : Hazine - Orman Yönetimi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, 06/08/2008 tarihli dava dilekçesinde, ... Kasabası ... sayılı parselin 8649 m² bölümünün 1744 sayılı Kanunun 2. maddesinin uygulanması ile Hazine adına orman sınrı dışına çıkarıldığını iddia ederek, bu bölümün Hazine adına tescilini; birleşen dosya davacısı Orman Yönetimi ise, kısmen kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını iddia ederek, orman niteliği Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece 13/04/2011 tarihli krokide (A) harfi ile işaretli 8659 m² bölümünün 1744 sayılı Kanunun 2. madde sahası olduğu şerhi verilerek Hazine adına, (B) harfi ile işaretli 197 m², (C) harfi ile işaretli 22 m² ve (D) harfi ile işaretli 1.58 m² bölümlerinin orman nitelğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, davacı ... Yönetimi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2012 gün ve 5525 - 10683 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [1- Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından; mahkemece, kesinleşen orman kadastro haritasının yöntemince uygulanması sonucu, çekişmeli taşınmazın (B,C ve D) harfleri ile işaretli (222 m2) bölümlerinin orman; (A) işaretli (8659 m2) bölümünün ise kesinleşen 2/B sahası olduğu belirlenmiştir. Daha önce kadastro mahkemesinde aynı taraflar arasında görülen ve davacı gerçek kişinin davasının reddine dair verilen, her iki tarafın temyizi üzerine Dairece onanan orman kadastrosuna itiraz davasında 2. madde sahasının (A işaretli) 8649 m2, orman alanlarının ise (O1-O2) 232 m2 olduğu belirlenmişse de, temyize konu davada uzman bilirkişiler bu farklılığın dönüşüm parametrelerinden kaynaklandığını açıklamışlardır. Bu nedenle, Orman Yönetiminin orman alanlarının yüzölçümünün daha fazla olması gerektiği yönündeki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- a) Davalının, taşınmazın (B,C ve D) bölümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı uzman bilirkişi tarafından doğru olarak belirlendiğine göre, davalının bu bölümlere yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) Davalının taşınmazın (A) bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden ise; 6831 sayılı Orman Kanununun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2., 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet Ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman
köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/04/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa”, 26/4/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve aynı Yasayla 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasa ile 16/2/1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılmış, 6831 sayılı Kanunun bazı maddelerinde de değişiklikler yapılmış, bu cümleden olarak, diğer bir çok hükmün yanı sıra, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara ilişkin tapu kaydına konulan şerhlerin silinmesi, bu alanlar için Hazine tarafından dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi ya da davaların durdurulması, tapusunun iptaline karar verilen taşınmazların tekrar tapu sahibine iadesi gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün (A) bölümü yönünden bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, çekişmeli taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı olduğuna göre tapu kaydı iptal edilene kadar kullanmanın haksız olduğu söylenemeyeceğinden elatmanın önlenmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir." denilmiştir.
Bozma kararına uyulduktan sonra, mahkemece davacı Hazinenin 249 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 8659,14 m2 kısmına ilişkin davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
Birleşen 2010/45 sayılı dosya yönünden (B) harfi ile gösterilen 197,90 m2, (C) harfi ile gösterilen 22,89 m2 ve (D) harfi ile gösterilen 1,58 m2 kısımların davalı adına olan tapusunun iptali ile ifrazen orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu kısma yönelik müdahalenin men"i talebinin reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1975 yılında 1744 sayılı Kanunun 2. maddasine göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon uygulaması, 26/04/2007 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesine göre yapılan orman kadastrosu ve aplikasyon ile 13/11/2007 tarihinde ilân edilen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1954 yılında kesinleşmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporlarına göre yazılı şekilde karar verilmiş olmasında ve Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesi talebi reddedilerek, bu talep yönünden davalı gerçek kişi lehine, davacı ...
Yönetimi aleyhine vekâlet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığına göre, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/10/2014 günü oy birliği ile karar verildi.