Abaküs Yazılım
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/3758
Karar No: 2019/701
Karar Tarihi: 05.02.2019

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2018/3758 Esas 2019/701 Karar Sayılı İlamı

6. Ceza Dairesi         2018/3758 E.  ,  2019/701 K.

    "İçtihat Metni"

    Hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla yağma, tehdit ve kasten yaralama suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla yağma suçundan sanığın beraatine, kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanığın mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair KAYSERİ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2017 tarihli ve 2016/137 esas, 2017/397 sayılı kararına karşı ... Bakanlığının 21/11/2018 gün ve 94660652-105-38-4915-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/11/2018 gün ve KYB/2018-95438 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
    Anılan Yazıda;
    Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04/06/2018 tarihli ve 2017/1120 esas, 2018/4324 karar sayılı ilamında "....hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; alacağın hukuki bir ilişkiye dayanan haklı bir alacak olup olmadığı, bu bağlamda eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiş...." şeklinde belirtildiği üzere, dosya kapsamında, şüphelinin müştekiler tarafından verilen çeki tahsil edememesi üzerine kendisi ile alay edildiğini düşünüp müştekilere ait işyerine giderek, müştekilerden ..."a ait aracı alması ve müştekiyi yaralaması ve tehdit etmesi şeklindeki eylemlerinin alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu oluşturabileceği, bu eylemi yargılama görevinin de 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince ağır ceza mahkemesine ait olacağı ve delillerin takdiri ile değerlendirilmesinin üst dereceli mahkemeye ait olduğu hususları dikkate alınmaksızın, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması talep edilen dosyada;
    TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
    Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
    Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2016 gün 2016/9135 soruşturma, 2016/3545 esas ve 2016/2955 iddianame numarısı ile sanık ... hakkında müştekiler ..., ... ve ..."a yönelik eylemleri nedeniyle TCK"nin 125/1, 125/1, 86/2,106/1-1. cümle, 43/2, 150/1, 53/1. maddeleri uyarınca hakaret, basit yaralama, tehdit ve hukuki alacağı tahsil etmek amacıyla yağma yapmak suçlarından kamu davası açıldığı;
    Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2017 gün 2016/137 esas ve 2017/397 karar sayılı ilamı ile; sanık ... hakkında hukuki alacağı tahsil etmek amacıyla yağma yapmak suçundan beraatine, müştekiler ... ve ..."a yönelik hakaret suçundan ceza vermekten vazgeçilmesine, müştekiler ... ve ..."a yönelik tehdit suçundan TCK"nin 106/1-1, 43/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile mahkumiyetinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; müşteki ..."a yönelik kasten yaralama suçundan 86/2, 62, 52. maddeleri uyarınca 2000 TL adli para cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanıklar ..., ... hakkında müşteki sanık ..."ye yönelik hakaret suçundan ceza vermekten vazgeçilmesine karar verildiği;
    Kanun yararına bozma, "Yasa yolu istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen" hüküm ve kararlar aleyhine açık bir yasa yoludur. Kesin hükmün otoritesinin korunması ve olağan üstü bir kanun yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Yani her türlü hukuki aykırılığı incelemeye elverişli değildir. Ancak; maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklar, kanun yararına bozmanın konusunu oluşturmaktadır.
    Yasa yararına bozma yasa yolunun koşulları ve sonuçları 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
    Hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
    Bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciiler ile bozma kararının etkileri ise; bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrım yapılarak CMK"nin 309. maddesinin 4. fıkrasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
    CMK 309.maddesinin 4.fıkrasında bozma nedenleri;
    5271 sayılı CMK’nin 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise; CMK’nin 309. maddesinin (4). fıkrası (a) bendi uyarınca; kararı veren hakim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verecektir. Bu halde yargılamanın tekrarı yasağı uygulanmayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığından verilecek hüküm veya kararda lehe ve aleyhe sonuçtan söz edilemeyecektir.
    Mahkumiyete ilişkin hüküm davanın esasını çözme yönünden veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise CMK"nin 309. maddenin 4.fıkrasının (b) bendi uyarınca kararı veren hüküm veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecektir. Ancak verilecek hüküm önceki cezadan daha ağır olamayacaktır.
    Davanın esasını çözen mahkumiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise CMK’nin 309. maddenin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi “Tekriri muhakeme” yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılamada gerekmeyecektir.
    CMK"nin 309. maddenin 4.fıkrasının (d) bendi gereğince bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde, cezanın kaldırılmasına daha hafif bir ceza verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmedecektir.
    5271 sayılı CMK’nin 223. maddesinde nelerin hüküm olduğu açıklanmıştır. Bunlar “Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbiri hükümleri, davanın reddi ve düşme” birer hüküm olup, Adli Yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik de bu anlamda hükümdür.
    CMK"nin 223. maddesinde gösterilenler dışındaki kararlar davanın esasını çözen kararlar değillerdir.
    5271 sayılı CMK’nin “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesi ise sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan bu kurum, denetim süresinde kasten yeni bir suç işlenmemesi veya yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak kamu davasının aynı kanunun 223. maddesi uyarınca düşme doğurduğundan devlet ile sanık arasındaki ceza nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birini oluşturur.
    5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5-14. fıkralarında hükmün açıklanmasının geri bırakılma koşulları düzenlenmiştir.
    5271 sayılı Yasanın 231. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılma kararları aynı Kanunun 223. maddesinde sayılan hükümler içerisinde değildir.
    Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan, bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmüdür. İkinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır.
    Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz yasayoluna tabi bulunması nedeniyle, gerek itiraz edilerek gerekse itiraz yasayoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, olağanüstü bir yasayolu olan yasa yararına bozma konusu yapılabileceğinde kuşku bulunmamaktadır. Ancak, yasa yararına bozma yasayolunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 5271 sayılı CYY’nin 309. maddesinde aleyhe bozma yasağının sadece davanın esasını çözümleyen hükümlerle sınırlı olarak kabul edilmesi nedeniyle 5271 sayılı Yasanın 5-14. fıkralarındaki koşullar kapsamında denetlenerek, somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı, ceza miktarı, daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet, zararın giderilip giderilmediği, suçun İnkılap Yasasında belirtilen suçlardan bulunup bulunmadığı, Askeri Ceza Yasası ile büyükler açısından 3713 sayılı Yasa kapsamındaki suçlardan olup olmadığı ve denetim süresinin doğru tayin edilip edilmediği gibi hususlara ilişkin hukuka aykırılıklar nedeniyle bozulabilecek, saptanan hukuka aykırılıkların yeni bir yargılamayı gerektirdiği ahvalde yeniden yargılama yapılarak karardaki hukuka aykırılığın giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilecek, yargılama gerekmeyen ahvalde ise hukuka aykırılık Yargıtay ilgili ceza dairesince veya Ceza Genel Kurulunca giderilecektir. Burada unutulmaması gereken husus, bu yasa yolunda denetlenenin hüküm olmayıp hükmün üzerine inşa edilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğudur.
    Mahkemelerin görevleri 5271 sayılı CMK’nin 2-7. maddeleri içinde düzenlenmiştir. Görevsiz mahkemenin yaptığı işlemler ve verdiği kararların hukuki sonuçları aynı Kanun 289. maddesinde açıklanmıştır. Ancak görevsiz bir mahkemenin mahkumiyet dışında bir beraat kararı vermesi durumunda görevsiz mahkemenin delilleri hatalı değerlemede yanılgıya düşerek “Beraat” kararı verildiği gerilmediği sürece görevsizlikten dolayı işlemin batıl olmayacağı, yasal işlem olarak varlığını sürdüreceği dikkate alınarak kanun yararına bozma talebi ile bağdaşık incelenen dosyada;
    1-) Sanık ... hakkında müştekileri yaralama ve tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı kurulan mahkumiyet hükmünün sanık
    hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade edeceği, dolayısıyla ortada hukuki sonuç doğuran açıklanmış bir hükmün bulunmadığı, açıklanmayan hükümdeki hukuki aykırılıkların, ileride koşulları oluştuğu takdirde hükmün açıklanması durumunda temyiz edilmesi veya temyiz edilmeksizin kesinleşmesi halinde ise kanun yararına bozma isteminde bulunabileceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ön hüküm olup bu aşamada kanun yarına bozmaya konu edilemeyeceği;
    2-) Üst dereceli bir mahkemenin görev alanına giren “yağmanın daha az cezayı gerektiren nitelikli hali ile ilgili hukuki alacağı tahsil etmek amacı ile yağma suçundan” alt dereceli mahkemece kendini görevli sayarak davanın esasını çözümleyen şekilde “Beraat” verilmesi bir yargılama usul hukuk kuralına aykırılık ise; bu halin sanık lehine ve/veya aleyhine yeni bir durum oluşturmadığı, aykırılığın ciddi boyuta ulaşmadığı aleyhe sonuç doğurucu işlem yapılamayacağı “tekriri muhakeme” yasağı dikkate alındığında kanun yararına bozmaya konu edilmesinde hukuki yarar bulunmadığından; Kanun Yararına bozma isteminin içeriği yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi