Abaküs Yazılım
16. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/815
Karar No: 2020/4229
Karar Tarihi: 17.09.2020

Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme - Silahlı terör örgütüne üye olma - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2020/815 Esas 2020/4229 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen kararda sanıkların silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetleri, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ise beraatlarına karar verilmiştir. Ancak, T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraat kararına yönelik temyiz talebi, Yargıtay Ceza Dairesi tarafından yerinde bulunmamıştır. Ayrıca, sanık Özcan Karagöz'ün ByLock kullanıcısı olup olmadığının belirlenmesine yönelik eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. Kararda, suçun mahiyetine göre TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddelerinin uygulanabileceği vurgulanmıştır.
16. Ceza Dairesi         2020/815 E.  ,  2020/4229 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ceza Dairesi
    İlk Derece Mahkemesi : Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarih ve 2016/180 – 2018/119 sayılı kararı
    Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma
    Hüküm : TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraat


    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; temyiz edenin sıfatı bakımından 477 sayılı Kanun ile bazı Kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki 698 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlık kurumuna yapılacak tüm atıfların Cumhurbaşkanlığı kurumuna yapılacağı göz önünde bulundurularak, yapılan inceleme sonunda;
    Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    Sanıklar ve müdafilerinin ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımayan duruşmalı inceleme taleplerinin CMK"nın 299. maddesi uyarınca reddine,
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    I- Sanıklar hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan T.C. Cumhurbaşkanlığı (T.C. Başbakanlık) vekilinin ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin sanıklar ve sanık ... müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
    İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında sanıklara duruşmada okunmayan veri inceleme raporunu hükme esas alması ve kolluğun tanık dinleme yetkisi bulunmamasına rağmen, kolluk tarafından bilgi alma tutanağı ile dinlenen ...’ın ... hakkında hazırlık aşaması beyanını delil olarak kabul etmesi, toplanan diğer delillerin suçun sübutu için yeterli olup, şüpheye yer bırakmamış olması karşısında sonuca etkili görülmemiş ve değerlendirme dışı bırakılmıştır.
    Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı; sanıkların Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu ise işlediğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğu anlaşılmakla sanıklar ..., ... ve müdafi ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının CMK’nın 302/1. maddesi gereğince reddiyle beraate ve mahkumiyete ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
    II- Sanık Özcan Karagöz hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil" olacağının kabul edildiği gözetilmekle,
    ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde olması karşısında; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ilgili yerlerden getirtilip, temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve sanık hakkında beyanda bulunan... ve...ün ifadeleri ile birlikte duruşmada CMK"nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunup diyeceklerinin sorulması ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
    Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi