3. Hukuk Dairesi 2013/10731 E. , 2013/13808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen menfi tespit, istirdat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, .... Mahallesi ... Köyü ... ... mevkiinde bulunan 385 parsel numaralı taşınmazda bağlı bulunan elektrik aboneliğine ait borcun ödenmemiş olması nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, söz konusu taşınmazı 01.08.2008 tarihinden bu yana kullanmadığını kiraya verdiğini öne sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında söz konusu borcun ödediğini ve davaya istirdat davası olarak devam edilerek haksız olarak ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kullanılan elektrikten davacının sorumlu olduğunu iş yerini kiralamasının sorumluluğunu sona erdirmeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Hüküm Yargıtay 13.Hukuk Dairesi tarafından, üçüncü kişinin haksız fiilinin illiyet bağını keseceği, bu nedenle üçüncü kişinin haksız fiilinden davacının sorumlu olmadığı gözetilerek mahkemece bu ilke çerçevede inceleme yapılması gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulü ile davacı tarafından davalıya ödenen 49.823,51 TL’nin istirdadına, davacının istirdat davasında faiz talep etmediği, son celse faiz talebinin ise yerinden olmadığı gerekçesiyle faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
İcra İflas Kanunun 72.maddesinde, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edileceği, borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceği açıklanmıştır.
Haksız olarak ödenen alacaklarda istek halinde haksız ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi zorunludur.
Somut olayda, davacı, elektrik aboneliğine ait borcun ödenmemiş olması nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını öne sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiş, daha sonra yargılama sırasında 01.11.2012 tarihli dilekçesinde dava konusu borcun ödediğini ve davaya istirdat davası olarak devam edilmesini, haksız olarak ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Hal böyle olunca, davanın niteliği ve dosyanın içeriği yukarıda açıklanan hukuksal ve maddi olgular dikkate alındığında haksız ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.