16. Hukuk Dairesi 2020/8696 E. , 2020/5125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, sınırlarını bildirdiği ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ne dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 07.07.2014 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen, sarı renkle boyalı, doğusu ... Devlet ormanı, batısı...ev ve bahçesi, kuzeyi yol, güneyi Kadastro harici boşluk ile çevrili 8.106,31 metrekarelik taşınmazın ev ve bahçe vasfı ile TMK"nın 713/1. maddesi gereğince davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile bilirkişi raporuna ekli krokide temyize konu (A) harfi ile gösterilen 8.106,31 metrekarelik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava TMK"nın 713/1. maddesi uyarınca tescil istemi ile açılmış olduğuna göre TMK"nın 713/3. maddesi gereğince Hazinenin ve ilgili tüzel kişiliklerin dava da taraf olarak yer alması zorunludur. Dava, Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği hasım gösterilerek açılmış; yargılama sırasında yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince Kahramanmaraş İli 30.03.2014 tarihinde Büyükşehir statüsü kazandığından köyün tüzel kişiliği kalktığı için, mahalle olarak bağlı olduğu Pazarcık İlçesi Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmiş ise de, ... Büyükşehir Belediyesi"nin de davada taraf olması gerektiği gözden kaçırılmıştır. Ayrıca, taşınmazın niteliğinin saptanması bakımından en etkili yöntem olan hava fotoğrafı incelemesi gereği gibi yapılmamış; taşınmazın çevresinin fiili durumunun ne olduğunu açıklamayan raporlarda açıklanmamış, hava fotoğraflarının incelenmesine ilişkin dosya içerisindeki raporlar çelişkili olup, çekişmeli taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsel olup olmadığı varsa bu komşu parsellerin kadastro tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ve oluşmuş ise tapu kayıtları getirtilerek mahalline uygulanarak bilirkişi ve tanık sözleri denetlenememiş; 3402 sayılı Kadastro Kanun"un 14 ve 17. maddeleri kapsamında usulüne uygun bir araştırma yapılmamış, dosya arasında yer alan soyut içerikli ve denetime elverişsiz ziraatçı bilirkişi raporuna ve taşınmazın önceki niteliğinin ne olduğunu açıklamayan, imar-ihya edildiğini belirtmekten uzak hava fotoğrafı incelemesine ilişkin yetersiz raporlara itibar edilerek hüküm kurulmuş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, öncelikle davacıya, davasını 6360 sayılı Kanun gereğince yasal hasım haline gelen Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı"na da yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkili sağlandığında adı geçen Belediye"nin de savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, bildirdiği deliller toplanmalı; daha sonra dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri de gösterecek şekilde dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait en az 3 adet hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğü"nden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalı ve bundan sonra, üç jeodezi-fotogrametri mühendisi bilirkişisi, bir ziraatçı bilirkişisi ve bir fen bilirkişisi ile yerel bilirkişiler ve tanıkların katılımı ile yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları komşu parsellerin tutanak ve dayanağı belgelerden yararlanmak suretiyle etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatının ne olduğu ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, toprak yapısını, eğimini, bitki örtüsünü tarımsal niteliğini ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, ekonomik amaca uygun tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, haritaların ait oldukları yıllara göre taşınmazın niteliğini, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, tasarrufun nasıl sürdürüldüğünü, taşınmaz üzerindeki ağaçların hangi tarihlerde dikildiklerini belirten rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.