16. Hukuk Dairesi 2020/8649 E. , 2020/5124 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... İli ... İlçesi ... Mahallesi 346 parsel sayılı 525,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, davalılar adına tapuda arsa vasfıyla kayıtlı iken yapılan kamulaştırma sonucu ifraz işlemine tabi tutulmuştur. İfraz işlemi sonrası 642 parsel 14,36 metrekare yüzölçümü ile yol vasfı ile tapuya kaydedilmiş; 641 nolu parsel ise 510,64 metrekare yüzölçümü ile davalılar adına tapuya kaydedilmiş ve 3402 sayılı Kadastro Kanun"un 22/a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışması sonucu 654,26 metrekare yüzölçümü ile 159 ada 6 parsel numarasını almış olup üzerinde ""240,83 metrekarelik kısmı ormanda kalmaktadır"" şerhi bulunmaktadır. Davacı ... İdaresi vekili Mut İlçesi 346 parsel sayılı taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, 4999 sayılı Kanun"un 9. maddesi kapsamında yapılan ve 25.04.2013 tarihinde ilân edilen düzeltme çalışmalarında kısmen kesinleşen orman sınırları içinde kaldığının anlaşıldığını, tahdit içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ait işe başlama, çalışma, işi bitirme tutanaklarının tamamı dosya arasına alınmamış, dosya arasında bulunan orman bilirkişi raporu ise kendi içinde çelişkili olup taşınmazın tahdide göre konumu usulünce belirlenmemiş olduğu gibi raporlar denetime de elverişli değildir. Ayrıca 346 parsel sayılı taşınmazın ifrazına ilişkin kayıtlar ve tüm tedavülleri dosya arasına alınmadığından yolun Belediyeye ait yol mu, Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki yol mu olduğu belirlenmemiş, buna göre dava şartı olan taraf koşulunun sağlanıp sağlanmadığı üzerinde durulmamış olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle 346 sayılı kök parselin tüm geldi-gitti kayıtları ile varsa kroki ve haritaları ve güncel tapu kayıtları dosya içine alınarak tapu malikleri belirlenerek taraf teşkili sağlanmalı; bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanmalı; gerektiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede hangi orman kadastro çalışmasının yapıldığı araştırılarak her bir çalışmaya ilişkin işe başlama, çalışma, iş bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ayrı ayrı dosya içine alındıktan sonra; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasası"na göre Orman Kadastrosu ve aynı Yasa"nın 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile, 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı; yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli; anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde uygulama ve 22/a çalışmaları ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde ve 22/a çalışma haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, her bir çalışma ayrı renkli kalemlerle gösterilmek suretiyle keşfi izleme olanağı sağlanmalı; aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı; ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek, dava konusu taşınmazın tahdit içinde kalan kısımları varsa belirlenmeli ve bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.