8. Hukuk Dairesi 2011/1981 E. , 2011/6335 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile Hazine ve dahili davalı .... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.12.2010 gün ve 311/954 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak Hazine adına tapuda kayıtlı 138 ada 149 parsel kapsamında kalan yaklaşık 7000 m2 yerin tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ile davaya dahil edilen Kayseri Elektrik TAŞ. vekili, kazanma koşullarının mevcut olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 4672.45 m2 yerin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline, B harfiyle gösterilen yere ilişkin davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü ise davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ham toprak niteliğindeki dava konusu 138 ada 149 parsel, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup ileride tarım arazisine dönüştürülmesi mümkün bulunduğundan 09.09.1996 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş ve dava dışı kişiler tarafından taşınmazın farklı bölümlerine yönelik olarak tespite itiraz davası açılmış, Kayseri Kadastro Mahkemesinin 20.08.2003 tarih 1998/12 Esas 2003/98 Karar sayılı ilamı ile teknik bilirkişi raporunda A, B, C, D, E ve F harfleriyle gösterilen bölümlerin tespitinin iptaliyle itiraz eden kişiler adına, bakiye 139.399,05 m2 yerin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm; Yargıtay 16. Hukuk Dairesi tarafından onanarak 26.04.2004 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, teknik bilirkişi raporunda B harfiyle gösterilen yerin tarım arazisi niteliğinde olmadığı, üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı ve davacı lehine kazana koşullarının oluşmadığı belirlendiğine göre, yerinde görülmeyen davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle B harfiyle gösterilen yere ilişkin hüküm bölümünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA,
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği düşüncesinden hareketle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyleki mahkemece, taşınmazın bulunduğu bölgeye ilişkin hava fotoğrafları getirtilmek suretiyle taşınmaz başında uygulanmamış, çevresinde bulunan parsellere ait tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile varsa dayanak belgeleri istenilmemiş, sınırındaki dere yatağı dikkate alınarak jeolog bilirkişi aracılığı ile aktif dere yatağında ya da etki alanında kalıp kalmadığı araştırılmamış ve dava konusu yerin niteliği belirlenmemiştir.
Dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında ham toprak niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Böyle bir yerin imar ve ihya yoluyla kazanılabilmesi için niteliğinin açıkça belirlenmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde belirtilen olumlu ve olumsuz koşulların araştırılması, kazanma koşullarının kanıtlanması gerekmektedir. Az önce de açıklandığı üzere; böyle bir yerin imar-ihya yoluyla kazanılması için emek ve para harcanmak suretiyle tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu olgunun tamamlandığı tarihten tespit tarihine (1996) kadar 20 yıldan fazla süre 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesindeki koşullar altında tasarruf edilmiş olması gerekir.
Bir arazinin kullanım süresi, niteliği ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının tespit tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit tarihine göre 20 – 30 yıl öncesine ait (1965-1975 yılları arası) stereoskopik hava fotoğraflarının istenilmesi ve stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülebilmesi, taşınmazın sınırlarının açıkça belirlenebilmesi ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece, uyuşmazlığın net bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi için yöreye ait hava fotoğraflarından yaralanılmamıştır.
Mahkemece, tespit tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesinin iki ayrı döneme ait (1965-1975 yılları ) hava fotoğraflarının bulunup-bulunmadığı açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığı’ndan istenilmesi, çevresinde bulunan taşınmazlara ait tapu kayıtları ile kadastro tutanaklarının ilk tesis tarihinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmesi, jeoloji mühendisi, ziraat mühendisi, kadastro fen bilirkişisi, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak uzman bilirkişiler marifetiyle taşınmaz başında uygulanması, hava fotoğrafları stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliği ve kullanım süresinin ne zaman başlandığının belirlenmesine çalışılması, çevre taşınmazlara uygulanan kayıtların dava konusu yeri ne gösterdiği ve dava konusu yerin aktif dere yatağı ya da etki alanında kalıp kalmadığı üzerinde durulması, tanık ve yerel bilirkişi sözlerinin, bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihinin ayrı ayrı tespiti, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle A harfiyle gösterilen yere ilişkin hüküm bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna
28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.