12. Hukuk Dairesi 2018/10901 E. , 2019/2185 K.
"İçtihat Metni"..............
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 23/01/2018 tarihli ve 2016/27353 Esas - 2018/517 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, borçlu keşideci ve avalistin icra mahkemesine başvurularında, takibe dayanak bononun faktoring sözleşmesi gereği verilmiş teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece, faktoring şirketlerinin takip dayanağı bonoyu icra takibine konu edilmesi için takip dayanağı bonoya isabet eden faturaların ibraz edilmesi gerektiğini, verilen süreye rağmen ibraz edilmediği, sunulan faturaların ise takip dayanağı bonoyu tarif etmediği, bu haliyle teminat bonosu olarak kabulü gerektiği ve teminat bonosu olması nedeniyle kambiyo vasfının bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği, alacaklının temyizi üzerine kararın Dairemizce onandığı görülmektedir.
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu"nun 9. maddesinde faktoring şirketlerinin yapamayacağı işlemler hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 9/2. hükmüne göre; "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." düzenlemesi yer almaktadır.
04/02/2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesinde ise; "Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde, alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi veya diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir. Kuruluş tarafından kullanılan faktoring programları bu uyumu gözetecek ve uyumsuzluk söz konusu olduğunda işlem yapılmasına olanak vermeyecek şekilde yapılandırılır" hükmüne yer
verilmiş olup böylece faktoring şirketlerinin 6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesine ve buna göre çıkartılan yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8/1. maddesi hükümlerine uygun olarak temlik almadıkları kambiyo senetlerinde yetkili hamil olamayacakları anlaşılmaktadır.
Faktoring şirketlerinin müşterilerinden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belge ile ilişkili olmayan kambiyo senedi alabilecekleri de Yönetmeliğin 8/3. maddesinde hükme bağlanmış ancak bu nitelikteki senetlerin tahsil edilebilmesi için bir takım koşulların mevcudiyeti aranmıştır.
Somut olayda takibe konu edilen bononun lehtarı olan ...ile borçlulardan keşideci şirket .... arasında düzenlenen 26.05.2014 tarihli ...... 5. maddesinde faktoring şirketinin müşterisinden teminat niteliğinde kıymetli evrak alabileceği düzenlenmiş ise de sözleşmede bonoya açıkça atıf olmadığı gibi alacaklının da bu yönde bir kabul beyanı yoktur. Alacaklı tarafından sunulan faturaların ise takip dayanağı bonoyu tarif etmediği mahkemece tespit edilmiştir.
Bu durumda, alacaklı faktoring şirketi, takip dayanağı bononun teminat olarak alınmadığını ileri sürdüğüne göre, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu"nun 9/2. maddesi ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/1. maddesi uyarınca bono yönünden alacağını, yetkili hamil olup olmadığını fatura ile tevsik etmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca, takibe konu edilen senedin tahsile konulabilmesi için 6361 sayılı Kanunun 9/2. maddesi ve yukarıda sözü geçen Yönetmeliğin 8. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği açıktır.
İİK"nun 170/a-2. maddesi gereğince; icra mahkemesi, yasal sürede yapılan itiraz veya şikayet nedeniyle icra mahkemesine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re"sen inceleyerek takibin iptaline karar verebilir.
O halde mahkemece, İİK"nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede tazminata ilişkin düzenleme bulunmadığından, alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu doğru mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekirken Dairemizce doğrudan onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile 23/01/2018 tarihli ve 2016/27353 Esas - 2018/517 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İstanbul 1. İcra Mahkemesi"nin 28/06/2016 tarih ve 2015/755 Esas, 2016/578 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün (2) nolu bendinde yer alan tazminat ile ilgili “Takibe kötü niyetle devam eden davalı alacaklının asıl alacağın % 20 si oranında kötü niyet tazminatıyla sorumlu tutulamasına, buna göre 16.500,00 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” cümlesinin tamamının silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK"nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 15/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
........