
Esas No: 2015/30952
Karar No: 2016/7325
Karar Tarihi: 14.03.2016
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2015/30952 Esas 2016/7325 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Bono keşidecisi...’ın mirasçıları olan borçlular hakkında iki adet bonoya dayalı takip yapılmış, borçlular süresinde icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ile birlikte murisin 26.05.2012 tarihinde vefat ettiğini, takibe konu bonoların keşide tarihinin ise 18.04.2014 olduğu halde tahrifatla 18.04.2012 yapıldığını, tahrifatsız haline göre murisin ölümünden sonra bono tanzim etmesinin mümkün olamayacağından bahisle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkeme, imzaya itirazın reddine ancak takibe konu bonoların tahrifatsız hali ile 18.04.2014 tarihinde tanzim olunduğu ve bu tarihte keşideci olan muris hayatta olmadığından bonoların kambiyo vasfında olmadığını belirterek takibin iptaline karar vermiştir.
6102 sayılı TTK 776. (eski TTK. nun 688.) maddesi hükmüne göre, bonoda tanzim tarihinin bulunması zorunludur. Ancak bu tarihin gerçeğe uygun olması gerekmez (Prof. Dr. Hayri Domaniç TTK. Şerhi- Kıymetli Evrak Hukuku ve Uygulaması, Sayfa 413). Tanzim edildiği tarihten önce veya sonraki bir tarihi taşıyan bono da geçerlidir. TTK"nun 592. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Alacaklı bonoyu tedavüle çıkarırken tanzim tarihini doldurabilir. Borçlunun bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını bir belge ile kanıtlaması gerekir.
Somut olayda, bonoların, tahrifatsız hali ile tanzim tarihinin 18.04.2014 olması ve o tarihte keşidecinin ölü olması, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında bononun niteliğine etkili olmayıp, kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda borçluların isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK"nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.