Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/11972
Karar No: 2014/5608
Karar Tarihi: 06.03.2014

Taksirle yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/11972 Esas 2014/5608 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık doktor, multiple nodüler guatr şikayeti olan katılana guatr ameliyatı yapmıştır. Ameliyattan sonra katılan yemek yerken, besinler boğazına takılan borudan geri çıkınca, doktor sanık katılanı üniversite hastanesine sevk etmiş ve yapılan ameliyat sonrasında yemek borusu ile soluk borusunun kesilmiş olduğu anlaşılmıştır. Sanık, katılanın mevcut anatomik yapı farklılığından dolayı zor entübe olduğunu belirtmiş, oluşan komplikasyon yönteminin tıp kurallarına uygun olduğu savunmasını yapmıştır. Adli Tıp Kurumu raporuna göre, kişinin tıbbi belgelerinden zor entübasyon olduğu anlaşılmış ve bu vakalarda özefagial entübasyon ve buna bağlı özefagial perforasyonun görülebileceği belirtilmiştir. Sanığın taksirli eylemi ile yaralama arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı tartışılmış, üniversitenin konusunda uzman hekimlerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Kararda 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi açıklanmıştır.
Kanun maddeleri: 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi.
12. Ceza Dairesi         2013/11972 E.  ,  2014/5608 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname no : 12 - 2013/70214
    Mahkemesi : Tokat 2. Sulh Ceza Mahkemesi
    Tarihi : 05/12/2012
    Numarası : 2011/11 - 2012/829
    Suç : Taksirle yaralama

    Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Katılanın multiple nodüler guatr şikayetiyle Tokat Devlet Hastanesine gittiğinde ameliyat olması gerektiğinden, genel cerrahi uzmanı doktor sanık tarafından katılana guatr ameliyatı yapıldığı, ameliyattan sonra servisteyken yemeye içmeye başladığında, tüm besinlerin boğazına takılan borudan geri çıkması üzerine anormallik olduğunu fark eden doktor sanığın, katılanı üniversite hastanesine sevk ettiği ve üniversite hastanesinde ameliyat esnasında yemek borusu ile soluk borusunun kesilmiş olduğunun anlaşıldığı olayda, sanığın savunmasına göre katılanın mevcut anatomik yapı farklılığından dolayı zor entübe olduğunu üçüncü entübasyonda entübe edilebildiği, özfargus perforasyonu zor entübasyon sebebiyle geliştiğini ve soluk borusu kesisinin ameliyat esnasında ve ameliyat sonrasında olmadığı hatta traker kesiye ilişkin bulguya rastlanmadığını beyan ettiği olayda,
    Adli Tıp Kurumunun 16.04.2012 tarihli raporunda; kişinin tıbbi belgelerinden ve ifadelerden zor entübasyon olduğunun anlaşıldığı, zor entübasyon vakalarında özefagial entübasyon ve buna bağlı özefagial perforasyonun görülebileceği, trakeal perforasyonun coid ameliyatına bağlı gelişebileceği, oluşan özefagial ve trakeal perforasyonun bir komplikasyon olarak kabulü gerektiği, ameliyat sonrası birinci günde kişiye oral başlandığında özefagial perforasyondan şüphelenilerek gerekli önlemlerin alındığı ve hastanın bir üst sağlık kurumuna sevkinin yapıldığı, oluşan bu durumun şahsın üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı kişiye konulan tanı, yapılan ameliyat ve oluşan komplikasyon yönteminin tıp kurallarına uygun olduğu belirtilmiş ise de;
    Adli Tıp Kurumu raporunun bağlayıcı olmayıp, diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir delil değerlendirme aracı olduğu da nazara alınarak, sanığa atfedilecek kusurun tartışmayı gerektirmeyecek şekilde kesin bir biçimde saptanması, sanığın yaptığı ameliyat sırasında hata yapıp yapmadığı ve katılanın ikinci bir ameliyat geçirmesine neden olup olmadığı hususlarında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sanığın olay nedeniyle tıbbi açıdan kusurlu bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak önceki raporlarda irdelenerek sanığın taksirli eylemi ile yaralama arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, katılanın iddiaları, sanık savunması ve tüm tıbbi bilgi ve belgeler de değerlendirilmek suretiyle öncelikle her iki yaralanmanın oluşma nedeninin her türlü şüpheden uzak biçimde saptanması için üniversitenin konusunda uzman hekimlerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden sanığın olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
    Kabule göre de;
    Hüküm fıkrasının vekalet ücreti ile ilgili kısmında, sanık kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 600,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi yerine müdahilden alınarak sanığa verilmesine hükmolunması,
    Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi