3. Hukuk Dairesi 2013/9462 E. , 2013/12904 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE ... MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Her ne kadar, davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de; temyize konu miktar nazara alındığında duruşma isteminin reddine karar verildi.
Davacı vekili dilekçesinde, davacı ile davalı ..... A.Ş. arasında düzenlenen atıksu abone sözleşmesi gereğince sanayi tesisi kuran davalının kullandığı debimetreden geçen atıksu miktarı ve özelliklerine göre hesaplanan 31.....2010 tarihli ....168,60 TL fatura bedeli ve 30.....2010 tarihli ....784,... TL fatura bedelini ödenmediğini belirterek, başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; talep edilen bedelin hesaplama yönteminin belli olmadığını, arıtma tesisinin .... raporlarına göre çalışmadığını, m3 fiyatının fazla hesaplandığını, 6183 sayılı kanuna göre faiz istenemeyeceğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin aynı şartlara devamına, asıl alacağın %... oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ........2010 tarihli atıksu abone sözleşmesi gereğince davalının sorumlu olduğu bedelin tesbit edilmesi için alınan bilirkişi raporunda davacının incelenen yasal defter kayıtlarına göre, iki adet fatura bedeli olan ....952,76 TL miktarında alacaklı olduğu, işletilen faizin iki adet fatura için 236,44 TL olduğu, faturada toplam m3 miktarı bedelinin hesaplandığı, değerlendirmenin ... Talimatnamesi ile yapıldığı açıklanmış, faizin 6183 sayılı ....."nun 51.maddesine göre belirlendiği anlaşılmaktadır.
Davacı ..., ....04.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulmuş olup, organize sanayi bölgesinin kuruluş, yapım ve işletilmesi esaslarını düzenlemekle görevlidir.
Davada, abone sözleşmesine dayalı atıksu fatura bedeli talep edilmektedir.
Toplumun yerleşim alanlarının büyümesi, sanayileşme, ulaşımın yaygınlaşması, teknolojinin gelişmesi çeşitli enerji kaynaklarından yararlanmanın artması sonucu büyük boyutlara ulaşarak tehdit oluşturmaya başlayan çevre kirlenmesi yüzyılın önemli sorunlarından biri haline gelmiştir.
Bu nedenle, hukuki düzenlemelerle çevre kirlenmesinin önlenmesi ve çevrenin korunması amaçlanmıştır.
1982 Anayasası"ndan önceki dönemlerde yaşam hakkının içeriğinde kabul edilen çevre hakkı, 1982 Anayasası"nın "Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması" başlıklı 56.maddesi ile "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir" hükmü ile ayrı olarak temel hak ve özgürlükler içerisinde sayılmıştır.
....08.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2872 sayılı Çevre Kanunu ile bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktadır (ÇK md....).
Çevre Kanunu"nun ....maddesinde, çevre kirliliği "Çevrede meydana gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek her türlü olumsuz etki" olarak tanımlanmıştır. Bu açıdan bakıldığında kimyasal ilaç üretimi yapan davalı şirket, çevreye zarar verebilecek nitelikte bulunan atıksuların bir bedel karşılığında uzaklaştırılması amacıyla davacı ile atıksu abone sözleşmesi imzalamıştır.
Taraflar arasında düzenlenen ........2010 tarihli atıksu abone sözleşmesinin ....maddesinde; "....Atıksuların Kanalizasyona Deşarjı Talimatnamesi, ...Başvuru Formu ve Ekleri bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olup, ..... Atıksuların Kanalizasyona Deşarjı Talimatnamesi hükümleri ve eklerinde yapılacak değişikliklerin sözleşme hükümlerine aynen yansıtılmasını taraflar baştan kabul etmişlerdir".
..... Atıksularının Kanalizasyona Deşarjı Talimatnamesinin .../... ve .../....maddelerine göre "atıksu numunelerinin, idarenin yetkili denetim ekiplerince alınacağı, numune alma sıklığı olarak ... ayda bir, ... ayda bir, ayda bir olarak alınması gerektiği", aynı talimatnamenin .../....maddesinde de “şahit numune” alınacağı, bu numune alma sırasında katılımcının bulundurulması ve talebinin alınması, bunun sonucu olarak katılımcıya bir örneğinin verilmesi düzenlenmiştir.
Dava konusu faturaya ilişkin numunelerin yukarıda açıklanan talimatnamede yazıldığı şekilde ve sıklıkla yapılması, numune alma katılımcının yokluğunda yapılıyorsa şahit numune ve sonuçlarının katılımcıya ulaştırılması gerekmektedir. Usulüne uygun analiz yapılmadığında fatura kalemlerinden ........ ve .... (Askıda Katı Madde) sonuçları doğru çıkmamaktadır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan yönteme uygun olarak mahallinde keşif yapılmak suretiyle teknik bilirkişi kurulundan (içlerinden birisi Kimya Mühendisi olmak kaydıyla) ... denetimine ve hüküm kurmaya elverişli alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece; sadece fatura üzerinde inceleme yapılarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun ....maddesinde “...."lerin özel ... tüzel kişisi” olduğu açıklanmıştır. ....07.1953 tarihinde yürürlüğe giren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Kanununun .... ve .... maddelerinde bu kanunun uygulanacağı kuruluşlar arasında davacının içinde bulunduğu özel ... tüzel kişileri yer almamaktadır. Her ne kadar taraflar arasında düzenlenen ........2010 tarihli abone sözleşmesinin .../c maddesinde “Ödenmesi gereken bedelin faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar yapılmaması durumunda 6183 sayılı ........"nun 51.maddesinde belirtilen oranlarda gecikme faizi uygulanır” hükmü bulunsa da yukarıda açıklanan 4562 sayılı kanunun ....maddesinde yer alan yasal düzenleme uyarınca davada kanuni faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde 6183 sayılı yasa kapsamında bulunmayan davacı yararına aynı yasa uyarınca faize karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bundan başka 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un .../....maddesinde “....04.2000 tarihli ve 4562 sayılı ........ Kanunu hükümlerine göre kurulan organize sanayi bölgelerinin sınırları içerisinde faaliyet gösteren katılımcılardan olan ve 31.....2010 tarihi itibariyle ödeme süresi geçtiği halde bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan elektrik ve su bedeli ile yönetim aidatları alacakları asıllarının tamamı ile bu alacaklara hesaplanan gecikme zammı, gecikme faizi, faiz gibi fer"i alacaklar yerine bu kanunun yayımlandığı tarihe kadar .... aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde azami on iki taksitle tamamen ödenmesi şartıyla bu borçlara hesaplanan gecikme zammı, gecikme faizi, faiz gibi fer"i alacakların tahsilinden vazgeçmeye organize sanayi bölgelerinin müteşebbis heyetleri, genel kurulları yetkilidir” hükmüne göre dava konusu alacağın 6111 sayılı kanun kapsamında olması nedeniyle bu yasa hükümlerinden faydalanmak için davalının başvurusunun olup olmadığı hususları davacıya sorularak, olmuş ise bu konudaki taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Diğer bir husus da, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu"nun 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile ....maddesinde “İİK.nun 72/....maddesinde yer alan %40 ibaresi %... olarak değiştirildi” hükmü getirilmiş ise de, bu tarihten önce açılan 31.01.2011 dava tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun gereğince %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken mahkemece, %... oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi de bozma nedeni sayılmıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, ....09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.