20. Ceza Dairesi 2019/1724 E. , 2019/4595 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme : İSTANBUL 9. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanıklar hakkında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 23/09/2006 tarihli 2007/342 esas ve 2008/33 karar sayılı ilamın sanıklar ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede; 12/05/2015 tarihli 2015/1468 esas ve 2015/3997 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16/11/2015 tarihli yazısı ile Dairemiz kararına yapılan itirazı sonucu Dairemizce 22/02/2016 tarihli 2015/16111 esas ve 2016/965 sayılı karar ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülmeyerek dosyanın itirazen incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09/04/2019 tarihli 2016/20-386 esas ve 2019/300 karar sayılı kararı ile Dairemizin 12/10/2015 tarihli 2015/1468 esas ve 2015/3997 karar sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine yapılan incelemede,
A. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Sanık ... hakkındaki bozma nedenine göre, TCK"nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2.5237 sayılı TCK" nın 5. ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu" nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"un geçici 1. maddesi hükmü uyarınca sanık hakkında 2918 sayılı Kanun"un 119. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmadığının gözetilmemesi,
3. Hükmolunan adli para cezasının, 5083 sayılı Kanun"un 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu"nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca, Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi ve eksikliğin giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1.TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi"nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK"nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,
2. 2918 sayılı Kanun"un 119. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılması,
3. YTL olarak hükmolunan sonuç adli para cezasının TL"ye dönüştürülmesi,
Suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık ... hakkındaki bozma nedenine göre, TCK"nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-5237 sayılı TCK" nın 5. ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu" nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"un geçici 1. maddesi hükmü uyarınca sanık hakkında 2918 sayılı Kanun"un 119. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmadığının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
C. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
1.Dosyadaki belge ve bilgiler ile sanık ... hakkındaki bozma nedenine göre; tüm aşamalarda yüklenen suçu inkar eden sanığın savunmalarının aksine, suç tarihinde sanığın üzerinde ele geçen 0,4 gram esrar satma veya başkalarına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna dair sanık ...’ın sonradan döndüğü müdafii olmaksızın alınan kolluk beyanı ve sanık ...’ın 23/07/2006 saat 05:00 da tutulan tutanakta yer alan beyanları dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
D.Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, diğer sanık ...’ın kendisine ait olduğunu beyan ettiği ve sanık ...’ın oturduğu koltuğun altında ve önünde ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
17/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.