(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/8062 E. , 2013/18518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar çocuklarının,davalıya ait özel okulda 7.sınıfa kadar okuduğunu, 7.sınıf için kayıt yenilemek gerektiğinde çocuğun işitme cihazı kullanması nedeniyle kaydının yenilenmeyeceğinin söylendiği, bu tarihe kadar işitme cihazını kullanmasının engel olarak görülmediği, okulun bu uygulaması nedeniyle kendileri ve çocuklarının üzüldüğünü, çocuğun hevesinin kırıldığını,o lumsuz etkilendiklerini, çocuklarını okuldan almak zorunda kaldıklarını bildirerek yaşadıkları acı ve sıkıntının giderilmesi için her bir davacı için 20.000 er TL manevi tazminatın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 7.500 er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların işitme engelli çocuklarının davalıya ait okulda 7.sınıfa kadar eğitim gördüğü, davacıların iddiasına göre, 7.sınıfa kayıt aşamasında işitme engeli nedeniyle kaydının yapılmayacağının bildirildiği, davalı tarafın savunmasına göre,davacıların çocuğu için rehberlik servisinin bir rapor hazırladığı, raporun aile ile paylaşılıp izah edildiği, rapora göre, çocuğun tam duyamadığı bu yüzden ders başarısının ve okul uyumunun tam olmadığı, konuları kavrayamadığı, cümle kurma ve tamamlama becerisinin gelişmediği, yaşının büyüdükçe sorunlarının arttığı, arkadaşları ile işitmeye bağlı olarak uyumsuzluk yaşadığı, okul başarısının düştüğü, bireyselleştirilmiş özel eğitim veren kuruluşlarda eğitim görmesi gerektiği hususunun bildirildiği ancak yinede talep olması halinde çocuğun kaydının yapılacağının bildirildiğini savunmuştur.Davacı
taraf davalının bildirdiği rehberlik raporunu doğrulamıştır. Dosya içerisinde alınan resmi kurum raporlarına göre çocuğun ilköğretim okullarında eğitim almasının mümkün olduğu, işitme cihazı ile duymasının tam olduğu, çıkardığında total duyma kaybı bulunduğu, özel eğitime gerek olmadığı bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre davacının çocuklarının sadece cihazla duyabilir şekilde işitme engeli bulunduğu, 7.sınıfa kadar davalı okulda okurken, özel eğitim almasına gerek olmadığına ilişkin resmi kurum raporlarına rağmen davalı tarafça özel eğitim veren kuruluşlara yönlendirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece her bir davacı için 7.500 er TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Borçlar Yasası"nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı"nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Mahkemece manevi tazminata hükmedilirken az yukarıda izah edilen hususlar gözetilmeksizin fahiş miktarda manevi tazminata hükmedilmiştir. Mahkemece açıklanan ilkeler doğrultusunda,tarafların durumu ,dava konusu olayın özelliği gözetilerek makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm,davalının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMSASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.