(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2013/17467 E. , 2013/18491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... Selçuk"un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, mülkiyeti Hazineye ait 1096 parsel taşınmazı Milli Emlak Müdürlüğünün yapmış olduğu ihale sonucunda 20.5.1994 tarihinde 1.420.000.000(eski)TL bedelle satın aldığını,satış bedelini,213.000.000(eski)TL KDV tutarını ve 5.680.000(eski)TL karar pulu bedelini 29.6.1994 tarihinde yatırdığını, taşınmazın 18.8.1994 tarihinde tapuda adına tescil edildiğini,Orman Genel Müdürlüğünün bu taşınmazın orman sınırları içinde kaldığından bahisle kendisi aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/974 esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açtığını,yargılama sonucu tapunun iptaline, orman vasfı ile ... Hazinesi adına tesciline karar verildiğini, taşınmazı ihale ile satın aldığını, orman ile ilgisinin olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca açılan dava nedeniyle 39.754.400(eski)TL masraf ve 51.420.000(eski)TL vekalet ücreti ödeyerek maddi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 29.6.1994 tarihinde ödediği 1.420.000.000 (eski) TL satış bedeli,17.750.000(eski) TL satış harcı, 213.000.000 (eski) TL KDV bedeli, 5.680.000(eski) TL karar pulu bedeli ile diğer dava masraflarının bu günkü rayiç 2013/17467-18491
Değerinden ve kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak bedelden şimdilik 10.000TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının taşınmazı ihale ile satın aldığı, orman ile ilgisinin olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazı iyiniyetli üçüncü kişi olarak tapu siciline güven ilkesi gereğince satın aldığı, davalı vekilinin satış bedelinin hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte davacıya iade edilmesi talebinin davacının gerçek zararını karşılamadığı, davacının güncel ve müspet zararının bilirkişi raporlarında belirlenen dava konusu taşınmazın dava tarihindeki bedelinin davacıya ödenerek karşılanacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının dava konusu taşınmazı ihale sonucu davalıdan Satın aldığı, taşınmazın 18.8.1994 tarihinde tapuda davacı adına tescil edildiği, taşınmazın evveliyatının orman olduğuna dair tapu kaydında herhangi bir şerhin bulunmadığı, dolayısıyla davacının taşınmazın öncesinin orman olduğundan haberdar olmadan taşınmazı satın aldığı, davacının adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi kararının 10.3.1998 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamından anlaşıldığı gibi bu yön tarafların ve mahkemenin de kabulündedir.Satım, resmi şekilde yapıldığından geçerlidir. BK"nun 189 maddesinin birinci bendinde, "satıcı, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satımın akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden alıcıya karşı mes"ul ve zamindir." yazılıdır. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı gibi mevcut ayıp ister subjektif bir haktan, isterse objektif bir hukuk kuralından doğmuş olsun satıcı, devrini taahhüt edip gerçekleştirdiği hakkın kendi malvarlığında mevcut olduğu yönünü de zamindir. Devredilen hak, herhangi bir nedenle devri taahhüt edilen hakka uygunluk göstermiyorsa satıcı bundan sorumludur. Bu sorumluluk da alıcının zapt nedeniyle uğradığı gerçek zarar kadardır. Somut olayda resmi şekle uygun olarak satış işlemi gerçekleştirilmiş, satış sırasında da taşınmazın tapu kaydında geçmişte orman olduğuna dair herhangi bir şerh bulunmamaktadır.Bu durumda davalı zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca davacının gerçek ve güncel
müspet zararından sorumludur. Davacı, taşınmazın, satım akdinin ifasının imkansız hale geldiği yani tapu iptali ve tescil davasının kesinleşme tarihi olan 10.3.1998 tarihindeki rayiç değerini isteyebilir.Öyle olunca mahkemece dava konusu taşınmazın 10.3.1998 tarihindeki rayiç değeri tespit edilerek bu bedele hükmedilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 4.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.