4. Hukuk Dairesi 2020/3117 E. , 2020/3849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve ...vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... İnşaat Ltd. Şti, ... İnş. Tic. AŞ, ... İnş. Mühendislik AŞ, ... İnş. Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... Proje Uluslararası AŞ aleyhine 11/01/2002 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılardan ...yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/01/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... İnş. Ltd. Şti, ... İnş. Tic. AŞ, ... İnş. Mühendislik AŞ, ... İnş. Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Proje Uluslararası AŞ vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacılardan ...yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... İnşaat Ltd. Şti, ... İnşaat Ticaret AŞ, ... İnşaat Mühendislik AŞ, ... Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, ... Proje Uluslararası AŞ vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Davacılar vekili, davalı şirketlerin yapımını üstlendiği metro-tünel inşaatı sırasında göçük meydana geldiğini, bu göçük nedeniyle davacılara ait iki adet binanın yıkıldığını, cam macunu üretim makineleri, üretim malzemeleri ve evraklarının zarar gördüğünü, yıkılan binalardan birinin dava dışı şirkete kiralandığını, kiralanan bu binanın yıkılması nedeniyle kira gelirinden yoksun kaldıklarını, davalıların tedbirsiz ve dikkatsiz eylemleri nedeniyle davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek oluşan maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir.Davalılar vekilleri, göçüğün ani ve öngörülemeyecek şekilde meydana geldiğini, meydana gelen olayda kusurlarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacılardan ...yönünden, 12/10/2010 tarihli duruşmada davacı tarafından davanın takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı ve süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle Mülga 1086 sayılı HUMK’nın 409. maddesinin son fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, davacılardan ... yönünden ise, davanın, haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığı, davalıların olay tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41. maddesi gereğince haksız fiilin faili olarak meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, meydana gelen olay nedeniyle adı geçen davacının yıkılan iki adet bina yönünden zarara uğradığı, ayrıca kira kaybı alacağı bulunduğu, olayın ani ve beklenmedik şekilde meydana gelmesi nedeniyle manevi tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi(2004 yılı değişikliği öncesi) “Yargıtay ilgili dairesi temyiz edilen kararı bozarsa, davayı, kararı vermiş olan mahkemeye veya uygun göreceği diğer bir mahkemeye gönderir. O mahkeme, temyiz edenden 434’üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir” şeklinde düzenlenmiştir.Dosyanın incelenmesinde; mahkemece davacılardan ...yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, Dairemizin 02/10/2019 tarihli 2018/4843 esas ve 2019/4295 karar sayılı ilamı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi nedeniyle bozulduğu, bozma ilamının taraflara tebliğ edildiği, karar düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine dava dosyasının mahkemenin 2019/876 sayılı esasına kaydedildiği ve yeni esas numarası üzerinden yalnızca davacılara duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkarıldığı, davalıların duruşma gün ve saatinden haberdar edilmediği, davacılar vekillerinin katıldığı duruşmada da Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra davacılardan ...yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.Şu durumda mahkemece, 1086 sayılı HUMK’nın 429/2. maddesi gereğince, tüm taraflara duruşma gün ve saatini bildirir tebligat çıkarılarak taraf teşkilinin sağlanması ve davalıların da bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulması, bunun üzerine bozma ilamına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi gerekirken anılan kanun maddesine aykırı şekilde davalılara duruşma gün ve saati bildirilip bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istekleri halinde geri verilmesine 11/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.