12. Ceza Dairesi 2013/28897 E. , 2014/16663 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme Veya Değiştirme, Hakaret
Hüküm : 1- Sanıklar ..., ..., .., ... ve ... haklarında; Beraat
2- Sanık ... hakkında; a) TCK"nın 125/2-1, 43/1, 53/1-a,b,c,d,e maddeleri gereğince mahkumiyet
b) TCK"nın 244/2, 43/1, 53/1-a,b,c,d,e maddeleri gereğince mahkumiyet
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, hakaret suçlarından sanık ..."nun mahkumiyetine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..."ın beraatlerine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii, katılan ve müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Müşteki .... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında müştekiye karşı eylemleri nedeniyle açılan dava bulunmadığından ve sanıkların, katılan ..."e karşı dava konusu yapılan eylemleri nedeniyle suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekinin, davaya katılmasına karar verilmesi hükmü temyize hak vermeyeceğinden, müşteki vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
II- Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hüküm fıkrasında sanıklardan ..."ün adının "...." olarak yazılmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıkların, katılan ..."in, elektronik posta adresine girerek arkadaş listesinde bulunan kişilerin listesini ele geçirdiği, bu kişilere başka elektronik posta hesapları üzerinden, hakaret içerikli mesajlar ile katılanın, özel fotoğraf ve video görüntülerini gönderdiklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların suçu inkara yönelik savunmaları, katılanın kullandığı elektronik posta adresine, kızı ve diğer sanık ..."nin kullandığı bilgisayarlara ait IP bilgileri ile erişim yapıldığının, başkaca bir IP üzerinden erişim yapılmadığının tespit edilmesi, katılanın kızı tanık ...."nın, katılanın kullandığı elektronik posta adresini kendisinin alıp annesine kullanması için verdiğini, adresin şifresini bildiğini, şifreyi bildiğinden dolayı adrese giriş yaptığını, annesinin bu şifreyi kullandığını bildiğini, hatırlayamadığı bir elektronik posta adresinden annesine ait resimlerin kendisine de gönderildiği yönündeki beyanı ile katılanın arkadaş listesindeki kişilere gönderilen iletilerin bir kısmının, sanık ..."ye ait IP bilgileri ile oluşturulan elektronik posta adresi üzerinden gönderildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklara atılı suç sabit olmadığından beraatlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik araştırmaya, sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında hakaret ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçlarından mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan ... vekilinin sanık hakkındaki temyiz dilekçesi kapsamının müşteki Meliha"ya yönelik eylemler yönünden hüküm kurulmamasına ilişkin olduğu ve bu hususun yukarıda I No.lu başlık altında değerlendirildiği gözetilerek sanık müdafinin temyizine hasren yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafi ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Sanığın, katılanın, elektronik posta adresindeki kişilere, başka elektronik posta hesapları üzerinden, hakaret içerikli mesajlar ile katılanın özel fotoğraf ve görüntülerini göndermek suretiyle katılana karşı zincirleme hakaret suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; katılanın ifadelerinde, mesaj, görüntü ve videoların değişik zamanlarda arkadaşlarına ve akrabalarına gönderildiğini beyan etmesi karşısında, gıyapta hakaret suçu yönünden zincirleme suçun oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için sanığın katılana yönelik hakaret içerikli gönderileri tanık Sebiha dışında kimlere gönderdiği araştırılıp tanık olarak dinlenilmelerinden sonra gıyapta hakaret suçunun ihtilat unsurunun oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Dosya kapsamına göre, sanığın, katılan ile internette tanıştığı ve bir süre telefonda ve msn üzerinden görüntülü görüşerek arkadaşlık yürüttüğü, sanığın teklifi üzerine katılanın, kendisi, kızı ve sanık ile birlikte bir otelde yaklaşık 1 hafta süreyle tatil yaptıkları, bilahare arkadaşlıklarının bitmesi üzerine, sanığın, katılanın kullandığı elektronik posta adresine rızası dışında birçok kez girerek, arkadaş listesindeki kişilere, değişik zamanlarda başka elektronik posta adresleri üzerinden, katılanın, tatilde deniz kenarında bikini ile güneşlenirken çekilen fotoğrafları, otelde bar ortamında çekilen fotoğrafları, eski erkek arkadaşları ile olan fotoğrafları, msn üzerinden görüntülü görüşme sırasında çekilen çıplak ve yarıçıplak görüntüleri ile web kamera karşısında soyunurken çekilen video görüntüleri gibi özel yaşam alanına ilişkin fotoğraf ve video görüntülerini rızası dışında göndermek suretiyle ifşa ettiği olayda; sanığın, bu şekildeki eyleminin TCK"nın 243/1. maddesine uyan bilişim sistemine girme suçu ile TCK"nın 134/2. maddesine uyan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu, iddianamedeki anlatımda nazara alındığında, sanığın bu suçlardan sorumlu tutularak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek olayda uygulama yeri bulunmayan TCK"nın 244/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.