Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/3661
Karar No: 2020/5053
Karar Tarihi: 03.11.2020

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2017/3661 Esas 2020/5053 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kendilerine ait olduğunu ve bu bölümde ağaçlar ve bina bulunduğunu iddia ederek dava açmışlardır. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda davaların reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay, davacıların kullanımının kanunun öngördüğü kullanım şekli olup olmadığı ve bu kullanımın hukuken korunmaya değer olup olmadığı yöntemiyle araştırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar vermiştir. Ancak, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş tespit ve tescilinin yapıldığı ve davacıların tespitin kesinleştiği tarihten sonraki kullanıma dayalı olarak dava açtıklarının ve taşınmazın bir bölümünün yasal kullanıcı konumundaki davalı Kooperatiften usulüne uygun şekilde devralındığının iddia ve ispat edilemediği anlaşıldığından, Mahkeme kararı onanmıştır. Kararda, 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek 4. madde hükmüne de değinilerek, kesinleşmiş 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda, kullanım kadastrosunun ya da güncelleme çalışmalarının yapılması ve fiili kullanım durumlarına uyulmaması halinde sınırların ve miktarların düzeltilmesi istemiyle
16. Hukuk Dairesi         2017/3661 E.  ,  2020/5053 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 03.11.2020 gün ve saatte temyiz eden ... ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ..., S.S. ... Yapı Kooperatifi vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Tesis Kadastrosu sırasında, ... İli İçel İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 4225 parsel sayılı 14.149,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa"nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve üzerindeki kargir inşaatın ... Yapı Kooperatifi tarafından inşa edildiği şerhi yazılarak, kargir inşaat ve arsası vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiş ve tespitin 16.06.2000 tarihinde kesinleşmesiyle tapuya tescil edilmiştir. Bilahare, 2009 yılında düzenlenen 2/B güncelleme tutanağı ile, taşınmazın kargir inşaat ve arsası vasfında olduğu ve eski kullanıcısının ve yeni kullanıcısının ... Yapı Kooperatifi olduğu belirlenmiştir.
    Davacı ..., taşınmazın önceden ..."in zilyetliğinde bulunan 4.884,03 metrekare yüzölçümündeki bölümünü 02.12.2005 tarihinde satın aldığını, bu bölüme 300 adet kayısı fidanı ile zeytin fidanı diktiğini ve ayrıca depo ve işletme ofisi olarak kullanılmak üzere iki katlı bina yaptığını öne sürerek, taşınmazın bu bölümünün kendi zilyetliğinde bulunduğunun ve bina ile ağaçların kendisine ait olduğunun tesbiti istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi"nin 22.01.2013 tarih ve 2012/8390 - 2013/104 Esas Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, keşif ve inceleme yapılmadan, davacının çekişmeli parselde kullanımının olmadığı ve davada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, gerekçede değinilenin aksine, davacı tarafın mülkiyet iddiası bulunmayıp, 3402 sayılı Kanun"a 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek 4. madde hükmüne göre yapılan güncelleme çalışması sırasında, kargir inşaat ve arsası niteliğiyle mülkiyeti Hazineye, kullanımı ... Yapı Kooperatifine ait olduğu belirtilerek güncellemesi yapılan taşınmazın kendi kullanımında olan 4.884,03 metrekare yüzölçümündeki bölümü için tapu kaydının beyanlar hanesine şerh yazılmasını istediği, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı halde Ek 4. madde uygulaması yapılmayan yerler için, idareyi uygulama yapmaya zorlamaya yönelik olarak adli yargıda dava açılamayacağı ancak, kesinleşmiş 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek 4. madde hükmü uyarınca kadastrosunun ya da güncelleme çalışmasının yapılması halinde, kullanım kadastrosu ya da güncelleme çalışmaları sırasında fiilî kullanım durumlarına uyulmaması halinde, sınırların ve miktarların düzeltilmesi istemiyle dava açmakta hukukî yararının bulunduğu, davacı ... tarafından tutunulan, ... hakkında düzenlenen ecrimisil ihbarnameleri, 4225 sayılı parselin zilyetliğinin ... tarafından ... satışına ilişkin 02.12.2005 tarihli senet, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/130 esaslı dosyasında 19.11.2009 tarihli keşifte dinlenen tanıkların, 4225 sayılı parselin (A) ile gösterilen 4884,03 metrekare bölümünün ... tarafından zilyet edildiğine ilişkin beyanları, 4225 sayılı parsel üzerinde ... Yapı Kooperatifi tarafından yapılmış iki katlı inşaatı bitmiş bina temeli olduğu önceden ... tarafından kullanılan ve kayısı dikilen bölümünün boş olduğuna ilişkin Milli Emlak Müdürlüğü tarafından düzenlenen tutanak gözetildiğinde, çekişmeli 4225 sayılı parselde davacının hiç kullanımının olmadığının söylenemeyeceği, bu kullanımın kanunun öngördüğü kullanım şekli olup olmadığı ve bu kullanımın hukuken korunmaya değer olup olmadığının yöntemince araştırılması gerektiği belirtilerek, davacının ve davalı tarafın tüm delilleri toplanarak, bir harita mühendisi bilirkişi ve bir ziraat uzmanı bilirkişinin katılımıyla yapılacak keşifte, 4225 sayılı parselin dava konusu edilen bölümü fiilî kullanım durumuna göre tesbit edilerek, bu yerin davacının kullanımında olup olmadığı, kullanımın şekli, süresi, çevredeki taşınmazlara ve yerel adet ve geleneklere göre değerlendirme yapılarak, bu kullanımın ekonomik olup olmadığı, kullanımın hukukça korunmaya değer olup olmadığı yönünde bilirkişilerden müşterek imzalı raporlar alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
    Diğer yandan; davacılar ..., ... ve ..., Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/137 Esasına kayıtlı dava dosyası ile, çekişmeli 4225 parsel sayılı taşınmazın 500 metrekaresinin ..., 1500 metrekaresinin ... ve 4525 metrekaresinin ..."in kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmışlar ve yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı ... ve ..."in davasının reddine, davacı ..."in davasının kabulüne ve taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4204.47 metrekarelik bölümünün zilyedinin davacı ... olduğunun tespitine, bu bölüm üzerindeki ağaçların davacı ..."e ait olduğu şerhinin tesciline karar verilmiş; hüküm, tüm davacılar vekili ve davalı Kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 2015/9137-2016/154 26.01.2016 tarihli bozma ilamıyla; "Mahkemece, davacı ..."in taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.204.47 metrekarelik bölümünde zilyet bulunduğu, diğer davacıların kullanımının ekonomik amaca uygun zilyetlik niteliğinde bulunmadığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, getirtilip dosya arasına konulan Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/484 Esas sayılı (bozulmakla 2013/395 Esasını alan ve yukarıdaki paragrafta anlatılan) dava dosyasının incelenmesinden; taşınmazın (A) bölümü hakkında derdest başka bir dava bulunduğunun anlaşıldığı belirtilerek, davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği göz önüne alınarak bağlantı nedeniyle HMK"nın 166/1. maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesi ve bundan sonra her iki davacının iddiası ve savunmalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur.
    Mahkemece, her iki dava dosyasının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda asıl davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm; davacı ... vekili ile davacılar ..., ... ve davalı/davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve çekişmeli 4225 parsel sayılı taşınmazın, davalı ... Kooperatifinin kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiş olup, davacıların tespitin kesinleştiği 16.06.2000 tarihinden sonraki kullanıma dayalı olarak eldeki davayı açtıklarının ve taşınmazın bir bölümünün yasal kullanıcı konumundaki davalı Kooperatiften usulüne uygun şekilde devralındığının iddia ve ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 2.540,00 TL vekalet ücretinin temyiz edenlerden alınarak, aleyhine temyiz olunan Hazine ve ... Yapı Koop. Başkanlığı"na verilmesine, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.11.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi