12. Ceza Dairesi 2013/27907 E. , 2014/16612 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Tehdit, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal
Hükümler : Tehdit suçundan: TCK"nın 106/1-1, 43, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet Hakaret suçundan: TCK"nın 125/1-2, 43, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan: TCK"nın 134/2, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Tehdit, hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sübuta, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine, ceza miktarlarına, takdiri indirim maddesinin ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
B) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
TCK"nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, ilgilisinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması gerekir. İfşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişi anlaşılmalı, en azından anlaşılabilir olmalı ya da açıklanmalıdır. Bu suç, genel kast ile işlenebilen suçlardan olup, sanığın, bir özel hayat görüntüsü ya da sesini bilerek ve isteyerek ifşa etmesi halinde suçun manevi unsuru oluşur; ancak, kastın varlığından söz edebilmek için, sanık hukuka aykırı hareket ettiğini bilmeli ve bu biçimde hareket etmeye devam etmelidir.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada, katılan tarafından arkadaşlıklarına son verilmesine tepki duyan sanığın, aralarındaki ilişkinin devam etmesi yönünde katılana yaptığı tekliflerden olumlu yanıt alamayınca, telefonla aramak ve mesaj göndermek suretiyle katılana hakaret ve iletişime geçtiği zamanlarda onu tehdit edip, katılanın izinli olmasından dolayı iş yerinde bulunmadığı 21.06.2009 günü gündüz saatlerinde, katılanın iş yerine giderek, beraber oldukları dönemde çektikleri katılanla cinsel ilişki anlarını gösteren fotoğrafları, katılana hakaret
ve tehdit içeren, “bilgisayarda hazırlanmış”, bir sayfalık yazıyla birlikte, katılanın iş yerine bırakmak suretiyle katılanın özel görüntülerini iş yeri arkadaşlarına ifşa ettiğinin kabul edildiği olayda;
Mahkemece de kabul edildiği üzere, sanığın, olayın hemen ardından, saat 15.33"te, abonesi olduğu GSM hattından, katılanın kullanımındaki cep telefonuna, “İşyerine bi zarf bıraktım sana. Burak beye, iş arkadaşlarına falan yarından sonra artık. Ama, babanın sürprizi, ya bu akşam ya yarın” şeklinde mesaj gönderdiği, mesajı okuyan katılanın, çalıştığı iş yerinin müdür yardımcısı olan tanık ..."u arayıp, masasında zarf olup olmadığını sorduğu,
Katılanın beyanına göre, tanık ..."dan, masasında zarf varsa dolabına bırakmasını istediği, onun da zarfı dolabına bıraktığı, daha sonra iş yerine gelerek, zarfı açıp baktığında, cinsel içerikli fotoğraflarla bir sayfalık yazıyı gördüğü,
Tanık ..."un, soruşturma aşamasındaki anlatımına göre, katılanın isteğiyle odasına gidip, masasını kontrol ettiği, masanın üzerinde bir mağazaya ait poşetin içinde şeffaf dosyaya konulmuş katılanın mahrem anlarını gösteren üç adet fotoğrafla bir adet bilgisayarda yazılmış tehdit yazısını gördüğü, bunları işletme müdürü Burak"a bildirdiği, duruşmadaki anlatımına göre, katılanın isteğiyle masasındaki poşetin içine bakıp, işletme müdürü Burak"a götürdüğü ve onunla beraber fotoğraflar ve mektupla ilgili katılana bilgi verdikleri, tanık Burak"ın da, katılana verilmek üzere bir zarf bırakıldığını yardımcısı olan tanık ..."dan öğrendiğini, tanık ..."un, poşet içerisindeki zarfı açıp baktığında, katılana özel fotoğraflar ve bir sayfalık notu fark ettiğini söyleyip, bunları kendisine teslim ettiğini, durumu katılana bildirdiklerini ve katılanın sanıktan şikayetçi olduğunu ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, mevcut delil durumuna nazaran, sanığın, katılanın cinsel mahremiyetine ilişkin görüntülerini ifşa etme kastı bulunmadığı gibi, söz konusu fotoğraflar, sanık tarafından, iş yeri çalışanlarının bilgisine sunulmamış; onlara, poşet içerisindekilere kolaylıkla ulaşabilme ve bunları zahmetsizce görebilme imkanı verilmemiştir. Sanık, bir zarf ya da şeffaf dosya içerisine yerleştirdiği fotoğrafları, yine bir mağaza poşetinin içine koyup, katılanın masasının üzerine bırakmış ve gönderdiği mesajla katılanı bu konuda bilgilendirmiştir. Katılan olay esnasında izinli olduğundan iş yerinde bulunmamakta ise de, sanık, bu poşetin, katılanın eline geçmesi için hareket etmekte olup, katılan da, gerek olay öncesi, gerek olay sonrası, aynı iş yerinde çalışmaya devam etmektedir. Olayın hemen akabinde gönderdiği mesaj içeriğinden ve fotoğraflarla beraber bıraktığı “bilgisayarda hazırlanmış” bir sayfalık yazıdan anlaşılacağı üzere, eyleminde katılanı muhatap alan ve bu şekilde hazırladığı paketleri başkalarına göndereceğini ifade ederek, katılana gözdağı veren sanığın kastı, tehdit suçuna yönelik olup, sanık hakkında tehdit suçundan mahkumiyet kararı verildiği nazara alındığında, yasal unsurları itibariyle oluşmayan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat kararı verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, sanığa isnat edilen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında CMK"nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle, sanığın TCK"nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.