12. Ceza Dairesi 2013/30368 E. , 2014/16607 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Şantaj, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hükümler : Sanık ... hakkında: TCK"nın 135/1, 53/1; 136/1, 53/1, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık ... hakkında: TCK"nın 107/2. maddesi atfıyla aynı
Kanun"un 107/1, 52, 53/1, 63; 136, 53/1, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet
Şantaj, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık ... hakkında şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, sanık ..."in, mağdure ...ile teyzesinin oğlu olan diğer sanık arasındaki arkadaşlık ilişkisi sona erdikten sonra, mağdurenin cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntülerini ele geçirip, mağdureye, kendisiyle cinsel birliktelik ve iki yıl süreyle dost hayatı yaşamaması halinde, şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki bu görüntülerini ailesi ve yakın çevresine göstereceği tehdidiyle şantajda bulunduğu olayda;
TCK"nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saiki ile kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanık hakkında TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 2 numaralı hükmün “b” harfiyle gösterilen bölümündeki 53. maddenin uygulanmasına ilişkin 6. paragrafın hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK"nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” bendinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkındaki kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, sanık ... hakkındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların, sübuta ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, TCK"nın 135. maddesinde “Kişisel verilerin kaydedilmesi” başlığı altında, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi, aynı Kanunun 136/1. maddesinde “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” başlığı altında birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak tanımlanmış olup, anılan suçların maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA"sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir.
Bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, “kişisel veri” olduğunda kuşku bulunmamakta ise de, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi TCK"nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması TCK"nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında düzenlendiğinden, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü, fotoğrafı ya da sesi, yasal anlamda, TCK"nın 135 ve 136. maddeleri kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemez.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamında göre; sanık ..."in, mağdure ...ile seviştikleri ana ilişkin mağdurenin çıplak görüntülerini gizlice kaydedip, bu görüntüleri, diğer sanık ..."e verdiği, sanık ..."in de, bu görüntüleri, mağdurenin nişanlısı olan tanık Murat ve mağdurenin iş vereni olan tanık Mehmet"e izlettiği kabulüne konu olayda,
Mağdurenin bilgisi ve rızası dışında kaydettiği özel görüntülerini diğer sanık ..."e vererek ifşa eden sanık ..."in eylemlerinin, TCK"nın 134/1-2 ve 134/2-1, aynı görüntüleri tanıklara izleten sanık ..."in eyleminin TCK"nın 134/2-1. maddelerindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı,
TCK"nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. maddesi gereğince soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, 13.07.1994 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle 15 yaşını tamamlamış olan mağdure ile annesinin kovuşturma aşamasında istinabe yoluyla ... Asliye Ceza Mahkemesince alınan 14.02.2012 tarihli ifadelerinde, şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettikleri, sanık ..."in duruşmada, sanık ..."in gerekçeli kararı tebellüğ ettiğinde, mağdure ve annesinin vazgeçme beyanlarını öğrendikleri ve her iki sanığın da açıkça vazgeçmeye karşı koymadıkları, dosya içeriği itibarıyla da, CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığı nazara alınarak, kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanıklar hakkındaki davaların düşmesine karar verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık ..."in kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, sanık ..."in verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
İddianamedeki anlatım ve dosya kapsamına göre, mağdurenin şikayeti üzerine adli soruşturma başladıktan sonra, kolluk görevlilerince, sanık ..."in bilgisayarındaki görüntülerin aktarımı sonucunda elde edilen ve mağdurenin özel görüntülerini içeren adli emanetin 2011/4264 sırasında kayıtlı 1 adet CD"nin, bu haliyle suçta kullanılması mümkün olmayıp, delil değeri olduğu nazara alınmaksızın, anılan CD"nin, sanıklar tarafından suçta kullanıldığından bahisle, TCK"nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.