
Esas No: 2018/1514
Karar No: 2019/4428
Karar Tarihi: 08.10.2019
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/1514 Esas 2019/4428 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve ... (Kendi adlarına asaleten çocukları ... ve .... adına velayeten) vekilleri Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/05/2012 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/07/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince,
Dava; trafik kazası nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili: 30/08/2011 tarihinde, müvekkili ..."in idaresindeki araç ile İzmit istikametinden Adapazarı istikametine seyir halinde iken, davalı ..."ın sevk ve idaresindeki aracın arkadan çarpması neticesinde, aracın savrulduğunu ve yolun sağ tarafındaki bariyerlere çarparak durduğunu; araç içerisinde 2000 doğumlu Bahadır Bilgin ile 2005 doğumlu Ayşenaz Bilgin"in de bulunduğunu, vekil eden ..."in vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar oluştuğunu ve tedavi süresince bir anne olarak ailesi ile ilgilenemediğini, olay nedeni ile vekil edenlerin psikolojik olarak yıprandıklarını beyan ederek manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; 03/05/2014 tarihli bilirkişi raporuna ve ceza yargılaması sırasında alınan 19/04/2013 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK m. 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; olay tarihi, olayın oluş şekli, davacı ..."in yaralanma derecesi, eylemin niteliği ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Mahkemece, daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalının tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.