Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/35
Karar No: 2019/4419
Karar Tarihi: 07.10.2019

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2019/35 Esas 2019/4419 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2019/35 E.  ,  2019/4419 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 04/10/2018 gün ve 2016/7628-2018/5933 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
    Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine karar Dairemizin 04/10/2018 gün, 2016/7628 esas ve 2018/5933 karar sayılı ilamı ile onanmış, davacı vekili kararın düzeltilmesini istemiştir.
    Davacı vekili, davacı ile davalının 28/04/2011 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıklarını, ancak birlikte yaşamaya devam ettiklerini, davalının 03/05/2011 tarihinde müvekkilinin yatırım hesabındaki hisse senetlerini nakde çevirip aynı gün 41.000,00 TL"yi kendi hesabına aktardığını, konuya ilişkin davalı hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan ceza davası açıldığını belirterek, internet bankacılığı kullanılarak rızası dışında davalının hesabına aktarılan paranın iadesini talep etmiştir.
    Davalı vekili, havale işleminin davalının babasına olan borcun ödenmesi amacıyla davacı tarafın bilgisi dahilinde yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, havale işleminin davacının telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifre ile yapıldığı, havalenin davacının bilgisi dışında davalı tarafından yapıldığı konusunda yeterli delil bulunmadığı, açıklamasız yapılan havalenin mevcut bir borcun ifası için yapıldığı konusunda karine mevcut olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine, karar Dairemizin 04/10/2018 gün, 2016/7628 esas ve 2018/5933 karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davacının karar düzeltme isteği üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
    Dosya kapsamına göre; davalı ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/622 esas 2012/853 sayılı dosyasında verdiği yazılı savunmasında, söz konusu paranın babasına ait Erdek"teki evin aylık kira bedelleri toplamı olduğunu, bu kiraları babasının borç olarak gönderdiğini, boşanmadan sonra babasının verdiği parayı geri istediğini, eşinin kart ve şifreyi kendisinin verdiğini ve işlemi kendi rızasıyla yaptığını beyan etmiştir. Şu durumda, davalı işlemi kendisinin yaptığını davacının buna rıza gösterdiğini kabul etmiş, havale etme nedeni olarak da babasına olan borcun ödemesini göstermiştir. İddia ve savunma birlikte değerlendirildiğinde, karı-koca olan tarafların birbirlerinin banka hesap şifrelerini bilmeleri veya kullanmaları hayatın olağan akışına uygundur. TMK"nın 186. maddesine göre, eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılmalıdır. İddia edilen ödemelerin birlik gideri olarak ödediği anlaşılmaktadır. Davalının
    davacı tarafından babasından borç alındığını iddia etmesi yasal düzenlemeye ve yine hayatın olağan akışına aykırıdır.
    Bilindiği üzere hukukumuzda ikrar kesin delil olarak kabul edilmektedir. (HMK 188) İkrar eden, kural olarak ondan dönemez. İkrarı ile bağlıdır. İkrar olunan vakıalar çekişmeli sayılmaz ve ispatı gerekmez. İkrar içeriğine göre basit ikrar, vasıflı ikrar ve bileşik ikrar olmak üzere üçe ayrılır.
    Yukarıda anlatılanların ışığı altında somut olaya gelecek olursak; her ne kadar mahkemece açıklama yapılmayan havalenin bir borç ödemesi olacağı karinesine dayanılmış ise de, bu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkündür. İkrar kesin delil niteliğinde olduğundan karinenin aksi de kesin delil olan ikrarla ispat edilebilir. Olayımızda, davalının havaleyi bizzat kendisinin yaptığı yönündeki ikrarı, karinenin aksinin ispatı mahiyetindedir. Davalının ceza mahkemesindeki savunması dikkate alındığında işlemin bizzat davalı tarafından yapıldığına yönelik ikrarı ile ikrarına eklediği vakıa olan borç ödemesi vakıası arasında hiçbir bağlantı yoktur. Doktrinde ve uygulamada bağlantısız bileşik ikrarın bulunduğu durumlarda, ikrarın bölünebileceği kabul edilmektedir. Burada ikrar edenin ikrarına eklediği vakıanın, diğer tarafın iddia ettiği vakıa ile de bir ilgisi yoktur. İkrara eklenen vakıa tamamen davalının savunmasının dayanağı olan yeni bir vakıadır ve bunu davalı taraf ispat etmelidir. Aksi halde davacı taraf olumsuz bir durumun ispatı zorunda kalacaktır. Kısacası, bağlantısız bileşik ikrarın olduğu durumlarda ispat yükü yer değiştirmekte davalıya geçmektedir.
    Davalının bu ispatı yapıp yapamadığını inceleyecek olursak; öncelikle davalının iddia ettiği borç ilişkisinin tarafı davalı değil, babasıdır. Davacının hesabına havale şeklinde ödeme yapan ise üçüncü bir kişidir. İkinci olarak da, bu borcun bir sebebinin bulunmamasıdır. Borcun sebebi açıklanamadığına göre, mevcut bir borcun ifa edildiği karinesi uyarınca asıl bu ödemelerin borç ödemesi olduğu kabul edilmelidir. Kaldı ki, hayat deneyleri ve örf adet dikkate alındığında kayın babanın geline gönderdiği paranın birlik giderlerine karşılık olduğu düşünülmelidir. O halde davalının ileri sürdüğü vakıa geçerli bir hukuki ilişki ve sebep olarak kabul edilemez. Davalının ileri sürdüğü ve ikrara eklenen vakıanın geçerliliği davalı tarafça ispat edilemediğinden, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bu durum kararın bozulmasını gerektirir ise de, karar onanmış bulunduğundan, davacının karar düzeltme istemi HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilmeli, onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereği yukarıda gösterilen nedenlerle davacının karar düzeltme isteğinin KABULÜNE, Dairemizin 04/10/2018 gün, 2016/7628 esas ve 2018/5933 karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA ve kararın davacı yönünden yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve davacıdan önceki onama kararımızla alınan harç ile peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde geri verilmesine 07/10/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

    (M)



    KARŞI OY YAZISI
    Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddi gerektiğini düşündüğümden çoğunluğun kabul bozma kararına katılmıyorum.07/10/2019

















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi