13. Hukuk Dairesi 2013/1974 E. , 2013/18118 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından 23.01.2009 tarihinde vekil olarak atandığını, 20.06.2009 tarihinde avukatlık ücret sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince boşanma ve değer artışı davası açtığını, bu sözleşme dışında yine davalı adına vasiyetnamenin iptali ve imzaya itiraz davası açtığını, bu davalar devam ederken sebep gösterilmeden 11.03.2011 tarihinde azledildiğini, azlin haksız olduğunu, davalının avukatlık ücretinin bir kısmını ödemediğini, ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, vekalet ücreti olarak belgeyle 14.065.70 TL ödediğini, 4.000-5.000 TL masraf adı altında belgesiz ödeme yaptığını, vekalet ücretinin tamamını ödediğini, davacının başka alacağının kalmadığını, açılan boşanma davasının eşinin vefat etmesi nedeniyle konusuz kaldığını, davacıya borca itiraz davası açması yönünde talimat vermesine rağmen davacının imzaya itiraz davası açtığını, işini gereği gibi yapmadığını ve azlin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti alacağına ilişkindir. Davacı, davalının vekilliğini üstlendiğini, davalı adına davalar açtığını ve
2013/1974 - 2013/18118
Vekalet ücretinin bir kısmının ödenmediğini belirterek kalan vekalet ücreti alacağının tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, vekalet ücretinin ve masrafların tamamının ödendiğini, davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını ve azlin haklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, azlin haklı olup olmadığı, davacının ne kadar ücrete hak kazandığı ve davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacının vekalet ücretinin kalıp kalmadığı hususundadır.
Mahkemece, azlin haksız olduğu ve yapılan ödemelerin mahsubuna rağmen davacının vekalet ücreti alacağının olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu esas alınarak 5.500.00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı, 11.03.2011 tarihli azilname ile sebep belirtmeksizin davacıyı azletmiş fakat yargılama sırasında davacıya borca itiraz davası açması için talimat vermesine rağmen davacının hatalı olarak imzaya itiraz davası açtığı gerekçesiyle haklı olarak azlettiğini ve ücret alacağının kalmadığını savunmuştur. Davalı talimatına aykırı olarak yanlış dava açıldığı iddiasına ilişkin olarak dosyaya delil sunmamıştır. Bilirkişi raporuna göre; davacının dosyalarını özenli bir şekilde takip ettiği, azli haklı kılacak bir işleminin olmadığı, sebep gösterilmeksizin azledildiği, azlin haksız olduğu ve taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin geçerli olduğu belirlenmiştir. Buna göre mahkemece, azlin haksız olduğu ve davacının ücrete hak kazandığı ve taraflar arasında imzalanan avukatlık ücret sözleşmesinin geçerli olup ücretin bu sözleşmeye göre hesaplanacağının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Azil haksız olup davacının talep edebileceği vekalet ücretinin taraflar arasında düzenlenen ve geçerli olan sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Davacının boşanma davasından sonra açtığı katkı payı davası 80.000.00 TL üzerinden harçlandırılmıştır. Davacının bu dava için alacağı vekalet ücreti harca esas bu değer üzerinden taraflar arasında imzalanan ve geçerli olan ücret sözleşmesine göre hesaplanmalıdır. Dava konusu taşınmazların değeri tespit edilerek bu değer üzerinden vekalet ücreti hesaplanması hatalıdır. Ayrıca, davalı davacıya avukatlık ücreti olarak 14.065.70 TL ödeme yaptığını iddia etmiş ve belgelerini ibraz etmiş, davacı bu ödemeyi 19.09.2011 tarihli dilekçesinde kabul etmiştir. Davacının kabulüne rağmen bilirkişi hesaplama yaparken davacının hak ettiği vekalet ücretinden ödeme nedeniyle 12.565.70 TL"sını mahsup etmiştir. Bilirkişi tarafından davalının yaptığı 14.065.70 TL mahsup edilmesi gerekirken 12.565.70 TL"sının mahsubu yanlış olmuştur. Bu itibarla; mahkemece, katkı payı davası için hesaplanacak
2013/1974 - 2013/18118
avukatlık ücreti ve ödenen ücretin mahsubuna ilişkin olarak az yukarıda açıklanan ilke ve açıklamalar ışığında bilirkişiden ek rapor ve gerekirse yeni bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.