
Esas No: 2021/2411
Karar No: 2022/269
Karar Tarihi: 26.01.2022
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/2411 Esas 2022/269 Karar Sayılı İlamı
3. Ceza Dairesi 2021/2411 E. , 2022/269 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarih ve 2019/154 - 2019/374 sayılı kararı
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs
Hüküm : 1-Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; TCK'nın 302/1, 31/2, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
2-Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; TCK’nın 82/1-a, g, 35/2, 31/2, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ile çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda savunmaya yeterli imkan sağlanıp bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine ve temyiz kapsamına göre yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında müsnet suçlar yönünden TCK'nın 31/2 maddesi gereğince, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda rapor düzenlenmesi için soruşturma aşamasında sevk edildiği Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 11.08.2016 tarihli rapor içeriğine göre; “suça sürüklenen çocuğun yapılan ruhsal muayene ve değerlendirme neticesinde işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olarak gelişmediğinin“ tespit edildiğinin, kovuşturma aşamasında bu kez mahkemece Adli Tıp Kurumuna sevk edilen ve gözlem altına alınan suça sürüklenen çocuk hakkında Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesince düzenlenen rapora istinaden Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairenin 21.11.2018 tarihli raporunda ise; "... ve Siyaset kızı, 22.02.2002 doğumlu ...’ın, Kurulumuzca 02.11.2018 tarihinde yapılan muayenesinde ceza sorumluluğunu müessir ve işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılamasını veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek mahiyet ve derecede herhangi bir zeka geriliği ya da çocukluk dönemi psikopatolojisi saptanmadığı, dava dosyasının tetkikinde suçun işlenişi esnasında davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren psikopatolojik unsura rastlanmadığı, dolayısıyla ...’ın 14.03.2016-03.06.2016 tarihleri arası ve teslim olduğu tarih olan 26.05.2016 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu” görüş ve mütalaasına yer verildiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde suça sürüklenen çocuğun işlediği isnat edilen suçların-fiilerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirmesi ve iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla suça sürüklenen çocuğun Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevki sağlanarak raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuğun tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.