19. Hukuk Dairesi 2017/5614 E. , 2019/5415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit ve ipoteğin fekki davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf taleplerinin esastan reddine ilişkin hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, 13/03/1997 tarih 83 nolu 3.000,00 TL limitli Tarımsal Kredi Sözleşmesinin kefili olduğunu, bu borcun kapandığını, daha sonra kullanılan 05/05/1999 tarih 207 nolu 12.880,00 TL limitli kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, 08/06/2010 tarih 318 nolu 6.200,00 TL limitli kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, 57.240,00 TL alacak talebi ile bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe giriştiğini, kefil olduğu sözleşmenin borcu ödendiği için ...,... ada 9 parsel üzerindeki ipoteğin fekki gerektiğini, ihtarname kendisine tebliğ edilmediği için faiz istenemeyeceğini, sözleşmede kefalet sınırı 3.000,00 TL gözüktüğü için ancak bu miktar üzerinden adına takip yapılabileceğini ileri sürerek davalı bankaya borcunun bulunmadığının tespitine, ipoteğin fekkine, % 20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı ... "nın doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak iki ayrı tarihte taşınmazını toplam 57.240,00 TL bedelle ipotek ettirdiğini, asıl borçlunun davalı Bankaya yaklaşık 105.000,00 TL borcu olduğunu, sözleşmelerdeki kefaletin ve limitlerini işbu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiple ilgisinin ve öneminin bulunmadığını, davacı kefil olmasa bile aynı tutarda ipotek takibinden sorumlu olduğunu, dayanaksız davanın reddi gerektiğini savunarak % 20 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu takibin dayanaklarını, ipotek senetlerinin oluşturduğu ve taşınmazlar üzerine ipotek konulduğu, borcun ödenmesi amacıyla borçlulara süre verildiği ancak, verilen süre içerisinde borçluların takibe konu borcu ödemedikleri, kredi sözleşmelerinde davacının gerek kefil gerekse asıl borçlu sıfatıyla imzasının bulunduğu, borcun davalı bankaya ödenmediği, ipotek ile temin edilmiş borç ödenmemiş olduğundan taşınmazlar üzerine konulan ipoteklerin kaldırılamayacağı, asıl borçluların davalı bankaya borcunu ödemedikleri için kefilin de sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının ilk derece yargılaması sırasında ileri sürmediği ancak bölge adliye mahkemesi duruşmasında ileri sürdüğü ipotek resmi senedinin sahteliği iddiasına değer verilemeyeceği, bu hususun ayrı bir dava konusu olacağı,davacının davalı bankaya verdiği gayrımenkul ipoteğinden dolayı 57.240,00 TL ipotek borcunun bulunduğu, geri ödenmeyen kredilere kefaletinden dolayı dava tarihi itibarıyla 129.858,77 TL borcu bulunduğu, İşbu menfi tespit davasının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin olması nedeniyle davacının kefalet sorumluluğunun miktarının önemi de bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davanın niteliği gereği vekalet ücretinin harçlandırılmış dava değeri üzerinden nispi olarak hükmedilmesi gerektiğinden davalı banka vekilinin vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle hükmün maktu vekalet ücretine ilişkin kısmının kaldırılarak davalı banka yararına 6.646,40 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.