7. Ceza Dairesi 2018/16078 E. , 2021/6218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında hükümlülük, HAGB, sanık ... hakkında hükümlülük, erteleme; müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK"nun 231/12. madde fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolu açık olup, kararın temyizi olanaklı bulunmadığından temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek ve itiraz merciinde mahallinde değerlendirilme yapıldığından dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE,
II) O yer Cumhuriyet Savcısı ve CMK’nun 260/1. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Göndericisi ... Kaplan, alıcısı ... olan kolide 400.000 adet kaçak makaron ele geçirilen olayda; sanık ..."ın kargo göndericisinin sanık ... olduğunu beyan etmesi karşısında, olay tarihinde koliyi kabul eden görevlinin tespit edilerek, kolinin kim tarafından gönderildiğinin, sanık ... tarafından gönderilip gönderilmediğinin tespiti ile gerektiğinde sanık ile yüzleştirme yapılması, ilgili kargo şubesinde teşhise imkan verecek kamera kayıtlarının olup olmadığının araştırılması, kargo paketine ait kargo kabul belgelerinin asılları dosyaya celp edilip, imza bulunması halinde, sanıkla imza mukayesesi yaptırılması, kolinin gönderici kısmında adı, adresi ve
telefon numaraları yazılı kişi hakkında gerek mahallinde gerekse GSM firması nezdinde araştırılarak, tespiti halinde mahkemede tanık sıfatıyla dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin, takdir ve tespiti gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
III) Sanık ... ve 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Gümrük İdaresi vekilinin bu sanık hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin 5271 sayılı CMK"nun 234/1-b/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK"nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi"nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5/1-d bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa"ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa"nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK"nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Gün adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK"nun 52/2. maddesi yerine 52. maddesi denilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, Gümrük İdaresi vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 06/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.