
Esas No: 2021/9869
Karar No: 2022/2127
Karar Tarihi: 08.02.2022
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/9869 Esas 2022/2127 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan davada yerel mahkeme tarafından verilen hüküm temyiz edilmiştir. Kararın incelenmesi sonucu, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kalan sanık, sonrasında yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunmaktadır. Buna ek olarak, 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen bir düzenleme, sanık lehine hükümler içermektedir. Bu nedenle, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerel mahkemeye ait olup, hüküm bozulmuştur. Kararda bahsedilen kanun maddeleri şunlardır:
- 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesi
- 5607 sayılı Kanunun 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri
- 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi
- 7242 sayılı Kanunun 62. maddesi
- TCK'nun 43. maddesi
- 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi
- 6455 sayılı Yasa
- 6545 sayılı Yasa
- 7242 sayılı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyizi üzerine yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre;
1- Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince cezalandırılması yerine aynı Yasanın 3/10. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilamlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 07.09.2013, iddianame tarihinin 04.10.2013 olduğu,
UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre; sanık hakkında,
- ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/103 Esasında kayıtlı derdest dosyasında suç tarihlerinin 06.09.2013 - 11.09.2013 ve iddianame tarihlerinin 23.01.2015 - 09/10/2013 olduğu,
- ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/240 - 508 Esas- Karar sayılı 05/10/2021 tarihli kararı ile hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/5, 3/10, 3/10- son maddeleri gereğince mahkumiyetine kararı verildiği ve tarihinde temyiz edilmeden 06.12.2021 tarihinde kesinleştiği dosyasında suç tarihinin 17.09.2013, iddianame tarihinin 23/10/2013 olduğu gözetilerek,
Sanığın bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından derdest dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi , kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II- Katılan kurum vekilinin temyizinin sanık ... hakkında verilen beraat hükmü ile sınırlı olduğu kabul edilerek katılan kurum vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının beraat hükmünü temyizi üzerine yapılan incelemede ise;
... plakalı araç ile kaçak sigara geleceği bilgisi üzerine olay günü saat 22.20 de söz konusu aracın geldiği görülerek takibe alındığı, araçtan sanıkların indiği ve bagajından birer tane büyük boy siyah poşet aldıkları ve ikamet kapısına yöneldikleri görülerek yanlarına yaklaşıldığından ...'nin kaçmaya başladığı ve kovalamaca sonucu hava karanlık olduğundan yakalanamadığı ve elindeki poşetin çalı arasında saklanmış olarak görüldüğü sanık ...'ın ise yakalandığı yapılan aramada poşetlerde 41 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği, bir süre sonra ise sanık ...'nin de olay yerine geldiği şeklindeki olayda; sanık ...’ın savunmasında; daha önceden tanıdığı diğer sanık ile pazarda tesadüfen karşılaştığını ve araç ile arkadaşlarının villasına gittiklerini, sigaraları birlikte almadıklarını beyan etmesi karşısında, olayın oluş şekli, ... plakalı aracın sanık ... tarafından emaneten alınması ve yakalanan kaçak sigaranın miktarı nazara alındığında sanığın diğer sanıkla birlikte ele geçen sigaraları fikir ve eylem birliği içerisinde ticari amaçla taşıdığının kabulü gerekirken oluşa uymayan sanık savunmasına itibar edilerek atılı suçu işlediği sabit olmadığından bahisle mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.