Abaküs Yazılım
20. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/7374
Karar No: 2020/3608
Karar Tarihi: 01.07.2020

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/7374 Esas 2020/3608 Karar Sayılı İlamı

20. Ceza Dairesi         2019/7374 E.  ,  2020/3608 K.

    "İçtihat Metni"



    Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2019 tarihli ve 2019/1066 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 03/12/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
    İncelenen dosyadan;
    1- Sanık hakkında, 02/06/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda; Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 05/06/2015 tarihli, 2015/17596 soruşturma ve 2015/417 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun"un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 12/06/2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, infazı için 02/07/2015 tarihinde Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
    2- Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 07/07/2015 tarihli ve 2015/2155 DS sayılı çağrı yazısının tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurduğu, 30/07/2015 tarihinde bilgilendirme formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, beş işgünü içinde hastaneye başvurmadığının, süresinden sonra 06/08/2015 tarihinde başvurduğunun bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, 14/10/2015 tarihli uyarı yazısının 27/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu arada hastanenin 24/08/2015 tarihli raporunda tedavinin gereklerine uygun davranmadığından tedaviye uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine 06/11/2015 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek 09/11/2015 tarihinde Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
    3- Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 12/11/2015 tarihli, 2015/17596 soruşturma, 2015/9960 esas ve 2015/8422 sayılı iddianame ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1-4-a ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
    4- Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli, 2015/931 esas ve 2016/859 sayılı kararı ile; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19/01/2017 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
    5- Sanığın denetim süresi içerisinde 09/05/2016-07/03/2017 tarihinde işlediği Askeri Ceza Kanununa Muhalefet suçundan, Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarihli 2017/694 esas ve 2018/217 sayılı kararı ile, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 66/1-b bendi ve TCK’nın 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın 20/04/2018 tarihinde istinaf edilmeden gittiği,
    6- İhbar üzerine, Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2018 tarihli, 2018/535 esas ve 2018/832 sayılı kararı ile; denetim süresi içinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği,
    7- Sanığın bu kez yine denetim süresi içerisinde 08/08/2018 tarihinde işlediği hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/02/2019 tarihli, 2018/1617 esas ve 2019/180 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292/1 ve 62.maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği,
    8- İhbar üzerine Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2019 tarihli 2018/535 esas ve 2018/832 karar sayılı ek kararı ile; denetim süresi içinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği,
    9- Karara Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine , itirazı inceleyen mercii Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18/07/2019 tarihli ve 2019/1066 değişik iş sayılı kararı ile; itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
    Anlaşılmıştır.
    B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
    Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
    “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak" suçundan sanık ..."in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli ve 2015/931 esas, 2016/859 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresinde işlediği 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu"na muhalefet suçu nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiğinden bahisle hükmün açıklanması yönünde ihbarda bulunulması üzerine, sanık hakkında, uyuşturucu kullanma veya bulundurma suçlarına özgü verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının deneme süresi içerisinde yine aynı suçun işlenmesi halinde ihlal nedeni sayılacağından bahisle hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2019 tarihli ve 2018/535 esas, 2018/832 sayılı ek kararına Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın reddine dair mercii Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2019 tarihli ve 2019/1066 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesindeki genel kurallar kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması karşısında, 6545 sayılı Kanun"la değişik 5320 sayılı Kanun"un geçici 7/2. maddesi gereği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanma yerinin bulunmadığı, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde anılan Kanun"un 231/11. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde hükmün açıklanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2019 tarihli ve 2019/1066 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
    C-) Konunun Değerlendirilmesi:
    Sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli, 2015/931 esas ve 2016/859 sayılı kararı ile; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19/01/2017 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 09/05/2016-07/03/2017 tarihinde işlediği “Askeri Ceza Kanununa Muhalefet” suçundan ve 08/08/2018 tarihinde işlediği “hükümlü veya tutuklunun kaçması” suçundan, cezalandırılmasına ve Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği ve yapılan ihbar üzerine Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/06/2019 tarihli 2018/535 esas ve 2018/832 karar sayılı ek kararı ile; denetim süresi içinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, karara Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine, itirazı inceleyen mercii Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/07/2019 tarihli ve 2019/1066 değişik iş sayılı kararı ile de itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, anlaşılmaktadır.
    Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesindeki genel kurallar kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesi ve aynı Kanun"un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde verilmediği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/11. maddesindeki kuralların geçerli olacağı, hükmün açıklanması koşullarının da aynı Kanun’un 231/11. maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde hükmün açıklanabileceği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi kanuna aykırı olmakla birlikte;
    Sanık hakkında, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 05/06/2015 tarihli 2015/17596 soruşturma ve 2015/417 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ilişkin kararın infazı sırasında; Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 07/07/2015 tarihli ve 2015/2155 DS sayılı çağrı yazısının tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurması üzerine 30/07/2015 tarihinde bilgilendirme formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, beş işgünü içinde hastaneye başvurmadığının, süresinden sonra 06/08/2015 tarihinde hastaneye başvurduğunun bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, 14/10/2015 tarihli uyarı yazısının 27/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu arada hastanenin 24/08/2015 tarihli raporunda tedavinin gereklerine uygun davranmadığından tedaviye uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine 06/11/2015 tarihinde dosyanın kapatılmasına karar verilerek 09/11/2015 tarihinde Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılması üzerine de, Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli kararı ile; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün uyarı yazısının 27/10/2015 tarihinde tebliğ edilmesinden önce tedaviye uyumsuz olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla 2. yükümlülük ihlalinin uyarılmasından önce olduğu, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, "bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde yer alan, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemelere yer verildiği,
    Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında, uyarı yazısı tebliğine rağmen sanığın müdürlüğe başvuruda bulunmadığı, sanığa tekrar yeni bir süre verilerek başvuru yapması konusunda ihtaratta bulunulmadığının anlaşılması karşısında;sanığın ilk uyarıya uymamasının kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırıdır.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle, kamu davası hakkında durma kararı verilerek, hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli, 2015/931 esas ve 2016/859 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdirinin sağlanması için dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
    D-) Karar:
    Açıklanan nedenlere göre; 5271 sayılı Kanun’un 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının beklenmesi için dosyanın Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli, 2015/931 esas ve 2016/859 sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdirinin sağlanması için dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na GÖNDERİLMESİNE,
    01/07/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi