Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/665
Karar No: 2019/5408
Karar Tarihi: 04.12.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2019/665 Esas 2019/5408 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davanın konusu, davacının satın aldığı bir taşınmazın üzerindeki ipotek ve hacizlerin ödenmemesi sebebiyle davalının itirazı ile başlatılan icra takibinin iptali ile tazminata hükmedilmesidir. Davacı vasisi, ipotek bedelini ödememesi üzerine tapuda düzenlenen yeni bir ipotek üzerinden paranın kendisine ödenmediğini ve diğer ipoteklerin eski eşinin olan krediden kaynaklandığını iddia etmiştir. Davalı vekili ise, davacının kötü niyetli olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını belirtmiştir. Yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine ve davacının kötü niyetli olduğundan dolayı tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Temyiz talepleri incelendiğinde, davalının temyiz talebinin süresinde olmadığı ve davacının talebinin yerinde görülmediği belirtilmiştir.
Kanun Maddeleri: H.U.M.K.'nun 434/3 maddesi.
19. Hukuk Dairesi         2019/665 E.  ,  2019/5408 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vasisi ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı, ...,... ada, 1 ve 2 nolu işyerlerini tapular üzerinde bulunan ipotek ve hacizleri ödemek şartıyla davalıya sattığını, taşınmaz üzerindeki Vakıfbank ipoteğinin bedelini nakit olarak almak için ipoteği başka bir tapusuna aktarmasına rağmen ipotek bedelinin kendisine ödenmediğini ve halen Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/416 esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davanın yargılamasının devam ettiğini, taşınmazı üzerinde bulunan Akbank ipoteğinin ise eski eşi ... "a ait krediden kaynaklandığını, davalının dolandırıldığı iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağını söylediğinden, eski eşinin de dolandırıcılık suçuna isminin karışmaması için hemen aynı gün içinde Akbank"a olan borcunu kapattığını, Akbank’ın 12/12/2014 tarihli yazısı ile borcu eski eşi ..."ın kapattığının belge ile ispatlandığını eski eşi tarafından ödenen tutarın tahsili için davalı hakkında başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacının, tapu kaydındaki ipoteğin dayanağı olan kredi borcunu Akbank"a eski karısının ödediğini iddia etmesi sebebiyle davacı olma hak ve sıfatı bulunmadığından davanın esasa girilmeksizin aktif husumet yokluğundan reddini, davanın sebepsiz zenginleşme davası olduğu kabul edilirse 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinde dolduğunu, davanın genel alacak davası olduğu kabul edilirse de 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımından reddini, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, resmi akit tablosunda tüm satış bedelini defaten aldığını beyan ve imza ettiğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının taşınmazın satıcısı olduğu, satış anlaşması gereğince ödenmeyen bir bedel varsa bunu dava etme hakkı olduğundan, davalı vekilinin aktif husumete ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, davaya konu alacak satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, davalının zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığı, davacının keşide ettiği Çanakkale 1. Noterliği’nin 07.02.2013 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinde ve Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/416 esas sayılı dosyasının 04.07.2014 tarihli duruşmasında iş bu davaya konu 225.000.-TL’nin kendisi adına davalı tarafından ödendiğini ikrar etmiş olmasına göre davasında haklı olmadığı anlaşıldığından davanın reddine, davacının alacaklı olmadığını bilmesine rağmen davaya konu 13.03.2015 tarihli takibi başlatması karşısında davacının takipte haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vasisi ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dairemizin 15.11.2018 tarih 2016/20667 esas ve 2018/5844 karar sayılı geri çevirme kararı ile davalı vekilince temyiz harcının ikmali için dosya yerel mahkemeye geri çevrilmiş, mahkemece davalı vekiline temyiz harç muhtırası 10.01.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalının temyiz harcını muhtırada belirlenen sürede yatırmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, gönderilen muhtıra uyarınca davalının temyizden vazgeçmiş sayılacağına dair mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli 3/4 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararına göre Yargıtay tarafından da karar verilebileceği benimsenmiştir. Bu nedenle davalı H.U.M.K."nun 434/3 maddesi uyarınca temyiz talebinden vazgeçmiş sayıldığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
    2-Davacı vasisinin temyiz talebine gelince, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vasisinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz talebinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vasisinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi