
Esas No: 2021/9934
Karar No: 2022/2484
Karar Tarihi: 09.02.2022
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/9934 Esas 2022/2484 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan beraat kararı vermiş ve nakil aracının iadesine hükmetmiştir. Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekili, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne itiraz etmiştir. Ancak Yargıtay Ceza Dairesi, dosyanın incelenmesi sonucunda yerel mahkemenin verdiği beraat kararını onaylamıştır.
Kararda, sanık hakkında yapılan yargılamanın suç tarihine ve yasaların o tarihte yürürlükte olan hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, 5607 sayılı yasa kapsamında verilecek cezaların hafifletilmesine imkan sağlayan sonradan eklenen maddelerin de dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Ancak mahkeme, sanığın hüküm giydiği diğer bir dava dosyasındaki suç tarihinin de göz önünde bulundurulması gerektiği ve sanığın kaçakçılık suçunun zincirleme hali olabileceği ihtimalinin incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Kararda geçen kanun maddeleri:
- 5607 sayılı Yasa,
- 6455 sayılı Yasa,
- 6545 sayılı Yasa,
- 7242 sayılı Yasa,
- 5237 sayılı TCK'nun 7. ve 43. maddeleri,
- CMK'nun 232/6. maddesi,
-
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında hükümlülük, müsadere, nakil aracın müsadere talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin sanık ...’in beraatine ve nakil aracının iadesine yönelik temyiz itirazı üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık ...’in beraatine ve nakil aracının iadesine ilişkin hükmün ONANMASINA,
II) Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin ve sanık ...’in bu sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede ise;
1)Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkralarının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2) 24/11/2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1) Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilamlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...’in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.11.2013, iddianame tarihinin 30.11.2013 olduğu,
UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre; sanık hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/418 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 09.07.2011, iddianame tarihinin ise 04.06.2014 olduğu gözetilerek,
Sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddesi yerine TCK'nun 62. maddesinin yazılması, gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddesi yerine TCK'nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3) Hükümde infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde doğrudan verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
4) Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin ve sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.