Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/1889
Karar No: 2014/15764
Karar Tarihi: 25.06.2014

2863 sayılı Kanun"a aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/1889 Esas 2014/15764 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2014/1889 E.  ,  2014/15764 K.
"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanun"a aykırılık
Hüküm : CMK"nın 223/2-a. maddesi gereğince beraat

2863 sayılı Kanun"a aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
İstanbul 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu"nun 07.07.1993 tarih ve 4720 sayılı kararıyla kentsel sit alanı içerisine alınan bölgede yer alan, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu"nun 14.07.1978 tarih ve 10538 sayılı kararı ve yine İstanbul 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun 14.09.2005 tarih ve 1195 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ... sayılı parselde yer alan binayı, sanıklar ... ve ..."in 15.07.2004 tarihinde satın aldıkları, önceki maliklerin ise ..., ... ve ... olduğu, sanık ..."in önceki maliklerden olmadığı ve sadece diğer maliklerden aldığı vekaletname ile satışı onlar adına gerçekleştirdiği, Beyoğlu Belediyesi görevlilerince yerinde yapılan kontrolde, binada izinsiz olarak çelik profillerle güçlendirme yapıldığının, ne zaman yapıldığı belli olmayan ilave çekme katın çatısının yaklaşık 30 cm yükseltilerek düz çatıya dönüştürüldüğünün tespit edildiği ve 19.10.2006 tarihli yapı tatil zaptının düzenlendiği, bunun üzerine İstanbul 2 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun 27.02.2008 tarih ve 1601 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, her ne kadar tapu kaydında malik olan sanıklar ile birlikte sanık ... hakkında da 2863 sayılı Kanun"a aykırılık suçundan dava açılmış ise de, sanık ..."in davaya konu tescilli binanın maliklerinden olmadığı, gerek sanık ..."in beyanlarından ve gerekse de diğer sanıkların beyanlarından anlaşılacağı üzere, sanık ..."in sadece 15.07.2004 tarihinde yapılan satışa aracılık ettiği, ayrıca 23.03.2012 tarihli olay yeri keşfine iştirak eden inşaat mühendisi bilirkişiden alınan raporda, davaya konu uygulamaların 2005-2006 yıllarında yapıldıklarının tespit edilmesi karşısında, sanık ..."in davaya konu uygulamaları yapan kişi olmadığı ve yargılama sonunda sanığın mahkemece beraatine karar verilmesinde bir aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
2863 sayılı Kanunun, 11/10/2013 tarih, 28792 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan tespit ve tescil başlıklı 7. maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespitinin Kültür ve Turizm Bakanlığı"nın koordinatörlüğünde yapılacağı ve bu tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil edileceği, tescil kararlarının ilanı, tebliği ve tapu kütüğüne işlenmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, bu amaçla çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik ile sit kararlarının ilan şeklinin kaleme alındığı, 6498 sayılı Kanun"un 1. maddesi ile 2863 sayılı Kanun"un 7. maddesinde yapılan değişiklik ile sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı hükmünün getirildiği, ayrıca anılan Kanun"un 3. maddesi ile 2863 sayılı Kanun"un 65. maddesinde “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağının öngörüldüğü, gerek 2863 sayılı Kanun"un 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 7. maddesi ile anılan madde gereğince çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, gerekse 6498 sayılı Kanun"un 1. maddesi ile öngörülen tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanma ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulma zorunluğunun amacının, ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu,
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, İstanbul 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu"nun 07.07.1993 tarih ve 4720 sayılı kararıyla kentsel sit alanı içerisine alınan bölgede yer alan, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu"nun 14.07.1978 tarih ve 10538 sayılı kararı ve yine İstanbul 1 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu"nun 14.09.2005 tarih ve 1195 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen ... sayılı parselde yer alan binayı sanıkların 15.07.2004 tarihinde satın aldıkları, tescilli taşınmazın tapu kaydında da “korunması gerekli eski eser” olduğuna dair şerhin bulunduğu, bu nedenle sanıkların, binanın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğunu bildiklerinin kabul edilmesi gerektiği, olay yeri keşfine iştirak eden inşaat mühendisi bilirkişiden alınan rapordan da anlaşılacağı üzere, davaya konu uygulamaların 2005-2006 yılları arasında yapıldığı ve uygulamaların tescilli taşınmaza fiziki müdahale niteliğinde olduğu, her ne kadar yargılama sonunda mahkemece, 2863 sayılı Kanun"un 65. maddesinin, Anayasa Mahkemesi"nin Resmi Gazete"nin 13.10.2012 tarih ve 28440 sayılı nüshasında yayınlanan 2011/18 Esas, 2012/53 Karar sayılı 11.04.2012 tarihli kararıyla iptal edildiği gerekçesi ile sanıkların beraatine karar verilmiş ise de, sanıkların üzerine atılı eylemin suç olmaktan çıkartılmadığı, 08.10.2013 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun"un 65. maddesinde eylemin yaptırım altına alındığı, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmakla,
1-Üzerinde müdahale gerçekleştirilen taşınmazın 2863 sayılı Kanun"un 6. maddesi kapsamında tescilli kültür varlığı olması nedeniyle taşınmazda izinsiz ya da izin kapsamı dışında yapılan her türlü inşai faaliyetin suç oluşturacağı, bu bakımdan müdahalenin binanın içinde ya da dışında gerçekleştirilmesinin önem arz etmediği, bu kapsamda tescile esas bilgi ve belgeler getirtilerek, izinsiz yapılan tadilatın yapının tescil edilmesine neden olan kriterlere uygun olup olmadığının, yapıya ait orjinal dokuya uyum sağlayıp sağlamadığının, tescilli kültür varlığında zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi gerektiği; bu nedenle olay yerinde sanat tarihçi ve mimar ile yeniden keşif icra edilerek, sanıklar tarafından yukarıdaki paragrafta bahsedilen izinsiz yapılan tüm faaliyetlerin, tescilli kültür varlığının bütünü ve dolayısıyla orjinal dokusu ile uyumlu olup olmadığının, niteliğinin ve yapıda zarar meydana getirip getirmediğinin belirlenmesi, taşınmazın bu nitelikte bir zarar gördüğünün belirlenmesi durumunda sanıkların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun"un 65/1-1.cümlesi uyarınca cezalandırılmaları, bu nitelikte bir zararın mevcut olmadığının, ancak yapılan tadilatın ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında bulunduğunun belirlenmesi durumunda, 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2.cümlesi uyarınca cezalandırılmaları, yapılan bu tadilatın ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde ise, 5498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun"un 65/4. maddesi ile cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile sanıkların beraatine karar verilmesi,
2-Sanıklar ... ve ..."in ifadelerinden ve dosya kapsamındaki belgelerden, davaya konu uygulamaların ... isimli firmaya yaptırıldığı, dosya kapsamında 10.09.2005 tarihinde kaleme alınmış “İnşaat Sözleşmesinin” örneğinin bulunduğu ve sanıkların da ifadelerinde, aralarındaki anlaşmaya göre, gerekli tüm izin ve prosedürlerin bu firma yetkilileri tarafından alınacağına, ancak firmanın gerekli izinleri almadıklarını sonradan öğrendiklerine dair beyanları karşısında, davaya konu uygulamaları gerçekleştiren firma yetkililerinin ve sözleşme konusu ile tarafların yükümlülüklerinin tam olarak tespit edilmesi, sözleşmeye göre ilgili Koruma Bölge Kurulu"ndan alınması gerekli izinlerin kimler tarafından alınacağının belirlenmesi, firma yetkililerinin davaya konu binanın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğunu bilip bilmediklerinin tespit edilmesiyle, firma yetkililerinin de sorumluluğunun belirlenmesi durumunda haklarında 2863 sayılı Kanun"a aykırılık suçundan suç duyurusunda bulunularak, davanın açtırılmasının sağlanması ve delillerin birlikte değerlendirilmesiyle, sanıkların sorumluluklarının tayin ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi