
Esas No: 2021/5763
Karar No: 2022/899
Karar Tarihi: 23.02.2022
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/5763 Esas 2022/899 Karar Sayılı İlamı
3. Ceza Dairesi 2021/5763 E. , 2022/899 K."İçtihat Metni"
İlk Derece Mahkemesi :İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarih ve 2017/186 - 2019/111 sayılı kararı
Suç :Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm:Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309/1, 39/1, 62, 53, 58/9 maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılması ile TCK'nın 311/1, 312/1 ve 314/2, TMK 5/1 maddelerinden ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
I-TBMM VEKİLİNİN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİNDE;
Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçu dışında kalan suçlardan, bu suçların niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmediğinden ve bu nedenle davaya katılma hakkı ile hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, TBMM vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
II-HUKUKİ AÇIKLAMALAR:
Ayrıntıları, Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 E. 2019/1953 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla, sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde, yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak, amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B).
III-DOSYA KAPSAMI İTİBARIYLA GERÇEKLEŞTİRİLEN EYLEM VE FAALİYETLER:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Lojistik Destek Merkezinin işgal edilmesi kapsamında Hasdal Kışlası eski ve yeni alay komutanları ... ve Nebi Gazneli tarafından görevlendirilen askerlerin 22.10 sıralarında Lojistik Destek Merkezine geldikleri, güvenlik görevlilerin cep telefonu ve silahları ile bina çalışanlarının telefonlarının askerler tarafından alındığı, işgal eyleminin başında görevlendirilen başka dosya sanığı Binbaşı ...’ın ''Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu bize itaat edin'' şeklinde söylemde bulunduğu, İBB Sivil Savunma Sekreteri olan başka dosya sanığı ...’un, 21:54’te oğlu olan Esas ve suç tarihinde Lojistik Destek Merkezi İşletmeler Müdür Yardımcısı olarak görev yapan sanık ...’u aradığı ve 63 saniyelik bir görüşme yaptıkları, görüşme sonucunda sanık ...’un darbe girişiminden haberdar olduğu, akabinde sanık ...’un 22:21’de ve 22:24’te Hasdal Kışla Komutanı olan Albay ...’yı aradığı, bu görüşmede sanık ... ile Albay ... arasında Lojistik Destek Merkezinde darbe girişimine katılan askerlere yemek çıkarılması konusunun görüşüldüğü, sanık ...’un 22:27’de Lojistik Destek Merkezi Mutfak Amiri olan ...’ı arayarak aşçıların acil olarak Lojistik Destek Merkezine gitmeleri talimatını verdiği, ...’ın nedenini sorması üzerine sanık ...’un darbe girişimi olduğunu, ancak bu durumdan kimseye bahsetmemesini istediği, ...’in kısa bir süre sonra sanık ...’u arayarak ''ihtilal kesin mi'' diye sorduğu, sanık ...’un ise ''kesin, askerler geldi'' şeklinde cevapladığı, 22:36’da Yurtta Sulh Konseyi isimli whatsapp grubundan Albay ...’nın ''Lojistik Destek Üssü kontrol altına alındı. Yarın sabahtan itibaren Anadolu ve Avrupa yakasındaki tüm birliklerimizin yemek ihtiyacı için planlama yapıyoruz. Ben genel resmi bilmediğim için, genel resmi bilen bir arkadaşın LDÜ'ye gitmesi gerekiyor. LDÜ askerimizin üç öğün yemek ihtiyacını karşılarız diyor'' şeklinde paylaşımda bulunduğu, sanık ...’un 22:49 sıralarında bina girişine geldiği, kapıda bekleyen askere binanın müdürü olduğunu söyleyerek kapıyı açmasını istediği, kapıda bekleyen askerlerin sanık ...’un binaya girişine izin vermediği, bunun üzerine sanık ...’un ''komutanınıza söyleyin yarınki yemeğinizi yapacak adamlar geldi deyin'' dediği, askerler tarafından bina içerisinde bulunan Binbaşı ...’a bilgi verildikten sonra sanık ...’un girişine izin verildiği, telefonunun alınmak istendiği, ancak sanık ...’un telefonunu vermeyerek ''komutanınıza söyleyin, benim telefonum alınmaz'' dediği, Mutfak Amiri ...’in de ifadesinde bu hususları belirttiği, içeride bulunan Binbaşı ...’a, sanık ...’un telefonunu vermediği hususu iletildiğinde Binbaşı ...’ın sanık ...’un ne amaçla geldiğini Albay ...'dan öğrenmesi nedeniyle telefonunun alınmamasını istediği, sanık ...’un askerlerin refakatinde Binbaşı ...’ın yanına götürüldüğü, telefonunun alınmadığı, sanık ...’un yanında şoförü olan tanık ...’in de olduğu, sanık ...’un Binbaşı ... ile görüştüğü, görüşmeden sonra ...’un personelin yanına geldiği, aşçıları ayırarak depoda bulunan malzemeleri kontrol ettirerek askerlere yemek yapılması talimatını verdiği, çalışanlardan sakin olmalarını istediği, bu sırada Binbaşı ...’a hitaben, çalışanları kastederek ''bunların hepsini tanıyorum, burada hain yoktur'' dediği, bu hususun da tanık ...’ın beyanıyla doğrulandığı, daha sonra sanık ...‘un Binbaşı ...’a tesisi ve çevresini gezdirdiği, yemek çıkarmak için askerlerin toplam sayısını istediği, ilk etapta Binbaşı ...’ın sayı bildirememesi üzerine sanık ...’un ''Komutanım nasıl bir şey hazırlayalım, 1. Ordu olarak mı planlayalım'' şeklinde sorduğu, Binbaşı ...’ın da Albay ... ile bu durumu konuştuğu, Albay ...’nın da bu durum üzerine Yurtta Sulh isimli whatsapp grubundan 22:53’te ''Lojistik destek üssü sayıları istiyor. 1. ordu rapor düzenlerse uygun olur'' şeklinde paylaşımda bulunduğu, bu paylaşıma Kurmay Albay ... tarafından Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubundan 22:54’te ''Sayı 20000 Trakya birlikleri dahil'' şeklinde cevap verildiği, Albay ... tarafından sayının Binbaşı ...’a bildirildiği, Binbaşı ...’ın da sayıyı sanık ...’a bildirdiği, bunun üzerine sanık ...’un ellerinde 20.000 kişilik yemek hazırlamak için yeteri kadar malzeme bulunmaması nedeniyle 10.000 kişilik yemek ve 10.000 kişilik sandviç hazırlanması talimatını verdiği, aşçıların darbecilere yemek yapmak istememesi üzerine sanığın ''arkadaşlar arbede istemiyorum herkes işine baksın'' dediği, aşçıların da askerlere verilmek üzere pilav, et döner ve çorba yapmak üzere hazırlıklara başladığı, ayrıca sanık ...’un 00:53 sıralarında belediyenin ekmek ihtiyacını karşılayan tanık ...’ı arayarak Lojistik Destek Merkezine 10.000 adet sandviç ekmeği getirmesini istediği, tanık ...’ın da ''Abi araçlarım karşıda, köprünün durumunu biliyorsun, benim aracım yok şu an, isteğin acil ise sen araç gönder İkitelli imalattan aldır'' dediği, bunun akabinde sanığın darbe girişimine katılan askerlere yemek hizmeti sunabilmek için iki adet mobil aracın hazırlanması konusunda bina çalışanı ...’na talimat verdiği, ...’un çalışanlara hitaben ve askerleri kastederek ''bunlara itaat edin, taşkınlık çıkarmayın'' şeklinde söylemde bulunduğu, bu arada İBB üst düzey yöneticilerin ...’u arayarak Lojistik Destek Merkezinde bir sorun olup olmadığını sordukları, sanığın ise herhangi bir sorun bulunmadığını belirttiği, bu yanıltma nedeni ile İBB yöneticilerinin de askerlerin LDÜ’yü işgal etmediklerini değerlendirdikleri, aşçılar tarafından mutfakta yemek hazırlandığı sırada sanığın mutfağa geldiği, camilerden darbe girişimine karşı halkı mücadeleye çağırmak amacı ile sala okunduğu sırada ... tarafından mutfak kepenginin açıldığı, sanığın yanında bulunan askerlerle mutfak kepengini kapattırdığı, vatandaşların kararlı ve fedakar mücadelesi sonucunda darbeci askerlerin saat 01:24 sıralarında Lojistik Destek Merkezinden ayrılarak kışlalarına dönmek zorunda kaldıkları, sanığın saat 01:54’te Bakım Onarım Müdürü olan ... ve Gençlik Spor Müdürü olan ...’in odalarının kapılarını bina çalışanlarından ...'e kırdırarak odalara girdiği, odalara askerlerin girdiği ve arama yaptığı izlenimini vermek için çekmeceleri kırarak ve kırdırarak odayı dağıttırdığı, bunun kısmen kamera görüntülerine de yansıdığı, İşletmeler Müdürü ...’a ait olan ve odasında bulunan tabancayı yanına aldığı, bu tabancanın da ruhsatsız olduğu hususlarının tespit edildiği dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
IV-SANIĞIN EYLEMLERİ VE HUKUKİ DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
A-SANIĞIN EYLEMLERİ:
Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere; olay tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Saraçhane Lojistik Destek Merkezi İşletmeler Müdür Yardımcısı olarak görev yapan sanığın, Lojistik Destek Merkezinin işgal edilmesi eyleminde görevlendirilen ve Hasdal Kışlası 6. Motorlu Piyade Alay Komutanlığından çıkış yapan askerlerin 15.07.2016 günü saat 22:10 sıralarında Lojistik Destek Merkezine geldiklerinden haberdar olduğu, binadaki görevlilerin silahlarının ve cep telefonlarının alındığı, orada bulunan çalışanların beyanlarıyla doğrulandığı üzere Binbaşı ...'ın çalışanlara "Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu bize itaat edin'' dediği, sanığın 22:21 civarında Hasdal Kışla Komutanı olan ve daha önceden tanıdığı Albay ...'yı aradığı ve darbe girişimini öğrendiği, bu konuşmadan sonra Lojistik Destek Merkezine şoförü ile gittiği, kapıdaki askerlere "yarınki yemeğinizi yapacak adamlar geldi, benim telefonum alınmaz" şeklinde beyanlarda bulunduğu, askerlerin sanığa bir mukavemet göstermediği, bu durumun kamera kayıtları ve tanık beyanları ile doğrulandığı, sanığın darbe girişimini öğrendiği andan itibaren darbecilerle işbirliği içerisine girerek çalışanların kontrol altına alınmasını sağladığı, bununla ilgili olarak çalışanların beyanlarıyla doğrulandığı üzere "taşkınlık istemiyorum, herkes işini yapsın" dediği, darbecilere yemek yapılabilmesi için malzeme temini yaptırarak yemek yapımını başlattığı, bu durumun da darbe girişiminde görev alan Albay ... tarafından darbe teşebbüsüne aktif şekilde katılan subayların bulunduğu whatsapp grubunda saat 22:36'da "Lojistik Destek Üstü kontrol altına alındı. Yarın sabahtan itibaren Anadolu Ve Avrupa yakasındaki tüm birliklerimizin yemek ihtiyacı için planlama yapıyoruz. Ben genel resmi bilmediğim için, genel resmi bilen bir arkadaşın LDÜ'ye gitmesi gerekiyor. LDÜ askerimizin 3 öğün yemek ihtiyacını karşılarız diyor" ve saat 22:53'te "Lojistik Destek Üssü sayıları istiyor. 1. Ordu rapor düzenlerse iyi olur" şeklinde paylaşılan mesajlarla ispatlandığı, sanığın Lojistik Destek Merkezindeki malzemeler yeterli olmayınca 10.000 adet sandviç de dışarıdan getirtmeye çalıştığı, Lojistik Destek Merkezini işgal eden askerlerin başında bulunan Binbaşı ...'a tesisi gezdirdiği ve darbecilerin isteklerini yerine getirmeye çalıştığı, İBB yöneticilerinin kendisini arayarak Lojistik Destek Merkezindeki durumu sorduğu, ancak yöneticilere herşey yolunda diyerek orada bulunan askerlerden bahsetmediği, vatandaşların kararlı ve fedakar mücadelesi sonucunda darbeci askerlerin saat 01:24 sıralarında Lojistik Destek Merkezinden ayrılarak kışlalarına dönmek zorunda kalmaları üzerine darbe girişiminin başarısız olacağını anlayarak saat 01:54’te Bakım Onarım Müdürü ve Gençlik Spor Müdürünün odalarının kapılarını bina çalışanlarından ...'e kırdırdığı ve odalara girdiği, odalara askerlerin girdiği ve arama yaptığı izlenimini vermeye çalıştığı anlaşılmakla,
B-SANIĞIN HUKUKİ DURUMU:
Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım eylemlerine ilişkin olarak;
İcra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer aldığı hususunda her türlü kuşkudan uzak delil bulunmayan sanığın, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan bahsedilemeyeceğinden, zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eylemlerinin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçu kapsamında kaldığının kabulünde isabetsizlik görülmemekle;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanığın suçun icrasına başlanmasından sonra darbe girişimine katılma iradesini açıkça ortaya koyan eylemleri, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bir bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olduğundan, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfının tayin edildiği, incelenen dosya kapsamına göre Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçunun sübutunun kabul edildiği ve bu kapsamda sanığın savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği anlaşılmakla;
Sanık müdafii ile TBMM vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.