
Esas No: 2021/5777
Karar No: 2022/3218
Karar Tarihi: 22.02.2022
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/5777 Esas 2022/3218 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme kararı, 1632 sayılı Kanuna muhalefet suçundan yargılanan sanığın, cezaevinde olduğu dönemde tebligatın yanlış yapıldığı gerekçesiyle temyize başvurması sonucunda incelenmiştir. Yerel mahkemece verilen hükümde, sanığın ceza ehliyeti ile ilgili şüphelerin giderilmesi için bilirkişi dinlenmesi gerektiği belirtilerek eksik inceleme yapıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca, hükmün esasını oluşturan kısa karar ve hüküm kısmında çelişki ve karışıklığa yol açılması, koşulları oluşmamış suçlardan eksik ceza tayini yapılması, suç tarihleri ile ilgili yanlış bilgilendirme yapılarak karar verilmesi gibi hatalar tespit edilmiştir. Kararda yer alan kanun maddeleri ise şu şekildedir: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi, ASCK 66/1-b maddesi, ASCK'nun 73. maddesi, TCK'nun 52/4. maddesi ve TCK'nun 63. maddesi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği gözetilmeden, gıyabi kararın sanık müdafi yerine sanığa tebliğ edildiği, yine UYAP üzerinden yapılan sorgulamada 27/02/2016-31/08/2016 tarihleri arasında cezaevinde olduğu anlaşılan sanığın ikamet adresinde 26/05/2016 tarihinde yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin gerekçeli kararın kendisine tebliği üzerine 15/03/2021 tarihinde yapmış olduğu temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hakkında ... Komutanlığınca düzenlenen 14/10/2015 tarihli ve 12556 sayılı sağlık kurulu raporu raporunda “birden fazla ilaç ve diğer psikoaktif madde kullanımına bağlı zararlı kullanım ve sık tekrarlayan uyum bozuklukları” tanısıyla askerliğe elverişli olmadığının belirtilmesi, yaklaşık 4-5 yıldır uyuşturucu madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanmadığı zamanlarda krize girdiği ve kendisine zarar vermek istediği yönündeki savunması ile atılı suçtan önce de beş ayrı firar suçu işlediğine dair birliği komutanlığınca düzenlenen vaka kanaat raporu birlikte dikkate alındığında, sanığın suç tarihlerinde ceza ehliyeti ile ilgili ortaya çıkan şüphenin giderilmesi için bilirkişi dinlenilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre;
1) Sanığın 14/02/2015-09/03/2015, 12/03/2015-11/04/2015, 16/04/2015-08/05/2015 ve 11/06/2015-24/07/2015 tarihleri arasındaki eylemleri firar suçunu oluşturmasına ve gerekçe içeriğinde de belirtilen tarihlerde firar suçunu işlediği belirtilmesine rağmen hükmün esasını oluşturan kısa karar ve hükümde sanığın 14/02/2015-09/03/2015, 12/03/2015-11/04/2015, 16/04/2015-08/05/2015 ve 11/06/2015-24/07/2015 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek ASCK 66/1-b maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm kısmında çelişki ve karışıklığa yol açılması,
2) Sanığın 09/03/2015 tarihinde polis ekipleri tarafından yakaladığının anlaşılması karşısında koşulları oluşmadığı halde 14/02/2015-09/03/2015 tarihleri arasındaki suça ilişkin kurulan hükümde ASCK'nun 73. maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini,
3) ... Askerlik Şubesi Başkanlığınca, 12/02/2015 tarihinde 1 gün yol süresi verilerek ve 14/02/2015 tarihinde Birliğine katılması gerektiği bildirilerek sevk edilen sanığın, 14/02/2015 tarihinde saat 24.00’e kadar Birliğine katılabileceği gözetildiğinde 14/02/2015-09/03/2015 tarihleri arasındaki suça ilişkin temadinin başlangıç tarihinin 15/02/2015 tarihi saat 00.00 olarak kabul edilmesi gerekirken, gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında 14/02/2015 tarihi olarak kabul edilmesi,
4) Sanığın 08/06//2015 tarihinde polis ekipleri tarafından yakalandığı anlaşılmakla (Dz.238-254), 16/04/2015-08/05/2015 tarihleri arasındaki suça ilişkin temadinin bitim tarihinin 08/06/2015 olarak kabul edilmesi gerekirken, gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında 08/05/2015 tarihi olarak kabul edilmesi,
5) Sanığın 24/07/2015 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığına dair tutanağın fotokopi olduğu anlaşıldığından söz konusu tutanağın aslı ya da onaylı örneği denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
6) TCK'nun 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
7) Sanığın 11/02/2015-12/02/2015 tarihleri arasında göz altında; 19/08/2015-16/10/2015 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nun 63. maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasından mahsup edilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.