13. Hukuk Dairesi 2016/15027 E. , 2019/10257 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 12/04/2009 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşme ile davalının ... ili, ... ilçesi, ... 7042 ada, 4 parsel üzerindeki arsa üzerinde inşa edilecek binanın B girişinden vadi cepheli 2. kat 12 numaralı daireyi 150.000,00 TL bedel ile satmayı ve en geç 30.12.2009 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, dairenin teslim tarihi de geçmiş olmasına rağmen teslim edilmediğini, birçok görüşmeden sonra davalının satışa konu daireyi teslim etmeyeceğini başka bir dairesinin olduğunu, eksiklikleri ile kabul etmesi ve şirketi ibra etmesi karşılığında bu dairenin verilebileceğini, bunu kabul etmemesi durumunda hiçbir şey verilmeyeceğini beyan ettiğini, bunun üzerine sözleşmede kararlaştırılan daireden başka bir daireyi eksiklikleri ile birlikte kabullenip tapusunu almak, tapu devir işlemleri sırasında da zorlama neticesinde ibraname imzalamak zorunda kaldığını, bahsi geçen ibranamenin irade bozukluğu sebebiyle geçersiz olduğunu, satışa konu daire 1+1 olmasına rağmen tapusu devredilen dairenin stüdyo daire niteliğinde olduğunu, binaya fazla kat ilave edildiğini, bu yolla arsa payının düşüp değer azlığı meydana geldiğini, satışa konu daire çift cepheli olmasına rağmen verilen dairenin tek cepheli olduğunu, satışa konu dairenin 1 kat yukarıda olması ve manzarası sebebiyle değeri daha yüksek olmasına rağmen tapusu verilen dairenin bir kat aşağıda olduğunu, mutfaktaki ankastre ürünlerin takılmadığını, sonradan kendisinin aldığını, akıllı sistem modulünün eksik olduğunu, sözleşmede teslim tarihi 30.12.2009 olmasına rağmen inşaatın henüz bitmediğini özellikle otopark, yüzme havuzu, sauna, hamam ve diğer sosyal tesislerin yapılmamış olup iskan ruhsatının alınmadığını, bu eksik hali ile devredilen taşınmazın kiraya verilmesinin zor olduğunu, uzun uğraşlar sonucu rayiçlerin altında bir bedele 10.09.2012 tarihinde kiraya verebildiğini, bu sebeple davalının en azından 10.09.2012 tarihine kadar olan kiradan sorumlu olduğunu beyan ederek; dairedeki değer farkının tespiti ile tespit edilecek değerden şimdilik 3.000,00 TL"nın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, sözleşmeye göre teslim tarihi olan 30.12.2009"dan 10.09.2012 tarihine kadar olan kira bedelinin tespiti ile tespit edilecek bedelden şimdilik 1.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, proje ve bina tamamlandıktan sonra belediye numaratajından sonra daire numaraları değiştiğini, davacı ile yapılan sözleşmede taahhüt edilen B girişinden vadi cephesi 2. kat 12 nolu dairenin 8 nolu daireye tekabül ettiğini, davacı ile imzalanan tapu devir protokolünün 6. maddesinde davacının şirketi ibra ettiğini, tapu teslimine kadar gecikmiş kira talebinde bulunulabileceğini, kira bedelinin 300,00 TL ila 450,00 TL olarak takdir edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının kira tazminatı talebinin kabulüne, 1.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının değer düşüklüğü talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm; davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının geç teslimden kaynaklı kira alacağı talebine ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, malın ayıplı olmasından kaynaklanan bedel indirimi ve geç teslimden kaynaklanan kira alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun ""İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi"" başlıklı 141. maddesine göre; taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Mahkemece her ne kadar; ""..bilirkişiler satış broşüründe yer alan ancak projede yapılmayan eksiklikler ile ortak alandaki ve davaya konu dairedeki eksiklikleri hesaplamış iseler de bu taleplerdeki hususlar açık ayıp olduğundan ve yasal süre içerisinde ayıp ihbarı yapılmadığından.."" gerekçesiyle davacının malın ayıplı olmasından kaynaklanan bedel indirimi talebinin reddine karar verilmişse de, davalı yan basit yargılama usulüne tabi eldeki dosyada sunduğu davaya cevap dilekçesinde davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığına dair bir savunma öne sürmemiştir. Davalı yan ilk kez bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını savunmuştur. Bu durum savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına aykırı olduğundan artık davalının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair savunmasının dinlenilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca, mahkemece davacının bedel indirimi talepleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve yazılı şekilde davacının talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi