Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/12328
Karar No: 2017/502
Karar Tarihi: 26.01.2017

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/12328 Esas 2017/502 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, bir genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilinde yapılan itirazın iptali ve tazminat talebine ilişkindir. Davalı vekili, sözleşmede müvekkilinin sadece ipotek verme yönünde iradesi olduğunu, kefil olma iradesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Daha önceki bozma kararında davalının kefaletinin geçerli olduğu kabul edilmiş, mahkeme kararında da kefalet limiti kadar borç olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak kefilin sorumlu olacağı borç miktarı belirlenmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararda geçen kanun maddeleri: Borçlar Kanunu madde 491, 492, 494.
19. Hukuk Dairesi         2016/12328 E.  ,  2017/502 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve tazminat talebine ilişkindir.
    Davalı vekili; dava konusu sözleşmede müvekkilinin iradesinin sadece ipotek verme yönünde olduğunu, ipotek bedeline ek olarak kefil olma iradesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece verilen davanın reddi kararı, Dairemiz"in 11.12.2013 tarih; 2013/14739 E. - 2013/19771 K. sayılı ilamı ile “Mahkemece taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen ipoteğin düzenlendiği ipotek resmi senedinde, davalının aynı zamanda kefalet limiti miktarınca müteselsil kefil olduğu da hükme bağlanmış olup mahkemece davalının kefaletinin geçerli olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ile dava dışı ...Gıd. ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının bu sözleşmeye güvence olarak kendi taşınmazı üzerinde davalı lehine 260.000 TL bedelli ipotek kurduğu gibi ipotek miktarınca kefalet verdiği, dava dışı şirketin kullandığı krediden doğan borcun ödenmemesi nedeniyle davalının kefalet limiti miktarınca sorumlu olduğu, takip konusu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2- Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine davalı kefilin yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir. Kefil, asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı asıl borçlunun takip tarihi itibariyle borç miktarı 245.385,46 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda davalı kefilin sorumlu olacağı borç miktarı belirlenmeden, kefalet limiti kadar borç olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi