13. Hukuk Dairesi 2016/30014 E. , 2019/10242 K.
"İçtihat Metni".. vekili avukat ... ile 1-..., 2-... aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 24/12/2015 tarih ve 2012/822-2015/943 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
KARAR
1-Mahkeme kararının davalılardan ..."ün mernis şerhli adresine tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu"nun Bilinen Adreste Tebligat başlıklı 10/1. maddesinde ""Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır"" hükmü yer almaktadır. 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle eklenen 10/2. maddesine göre ise; ""Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davalı ..."ün 4. celse duruşmasına katıldığı ve adres ... apt. No 447 D:7 merkez /... " adresini bildirmesine rağmen bu adrese tebligat yapılmadan, mernis şerhi ile "no:61 ......" adresine tebliğ yapıldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hususlar dikkate alınarak mahkeme kararının ve davacı yan temyiz dilekçesinin, adı geçen davalıya Tebligat Yasası hükümlerine uygun olarak bildirdiği adresine tebliğ edilmesi ve temyiz ile cevap süresi geçirildikten sonra iade edilmek üzere dosyanın geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı ..."ya gerekçeli karar ve davacı yan temyiz dilekçesi tebliğlerinin incelenmesinde; yapılan tebligatların usul ve yasaya uygun olmadığı, bu tebligatların doğrudan Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesi hükümlerine göre adres kayıt sisteminde kayıtlı olan adresine mernis şerhiyle yapıldığı anlaşılmıştır.
Tebligatın usulüne uygun olabilmesi için Tebligat Kanunu"nun 10 ve 21/2. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Tebligat Kanunu"nun 10. maddesinde; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı düzenlenmiştir. Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesinde ise; gösterilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatabın o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılacağı düzenlenmiştir.
Açıklanan Kanun maddeleri gereği, davalı ..."ya yapılacak, mahkeme kararı ve davacı yan temyiz dilekçesinin tebliği yönünden izlenecek yol; öncelikle adres kayıt sistemindeki adresine "mernis adresi olduğuna dair şerh düşülmeksizin" normal yollardan tebligat çıkartılması, bu tebligat iade olursa Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesine göre adresin adres kayıt sistemindeki adres olduğuna dair şerh düşülerek bu madde hükümlerine göre tebligat yapılması olup, bu yol izlenmeksizin, doğrudan Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılması doğru olmamıştır. Açıklandığı şekilde adı geçen davalıya mahkeme kararı ve davacı yan temyiz dilekçesinin usulüne uygun tebliği sağlanarak sonucuna göre işlem yapılmalıdır. Belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya yeniden gönderilmesi için dosyanın mahalli mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
Belirtilen eksiklikler giderilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.