10. Hukuk Dairesi 2015/3105 E. , 2015/6352 K.
"İçtihat Metni"İş Mahkemesi
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davalılardan ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince de, sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usulî Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak), Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, bozma ilamı öncesinde davanın yasal dayanaklarından olan 10. madde uygulanmak suretiyle davalıların sorumluluğu belirlenmiş olup, bozma ilamında ..."nin işverenlik sıfatı bulunmadığı ve peşin değerli gelirin artışlı belirlendiği hususları belirtilmiş olup, 10. madde yönünden kararın bozulmadığı ve hükmü temyiz etmeyen davalı ... yönünden davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine "
Davacının ... aleyhine açtığı davanın reddine,
Diğer davalılar aleyhine açtığı davanın KISMEN KABULÜ ile ,
44.998,02 TLnin gelir onay tarihinden (davalı Dursun Emre Bıçakçı 91.262,76 TL ile sorumlu olmak üzere) 1.615,54 TL geçici iş görmezlik ödeneğinin tediye tarihinden itibaren,
131,40 TL tedavi giderinin sarf tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte,
Davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
Bozma öncesi harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 2.331,00 TL harcın istek halinde davalılara iadesine,
Davacının yapmış olduğu masraflar toplamı olan 880,00 TL yargılama gideriden kabul ve ret oranına göre 440,00TLsinin davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
Davalı Ram yapının yapmış olduğu masraflar toplamı olan 1.564,10 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 782,00 TL sinin davacıdan alınıp davalı Ram yapıya verilmesine, kalanının davalı üzerinde bırakılmasına,
Davacı kendini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 5.441,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
Davalı ... kendini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 9.840,73 TL ücreti vekaletin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine," cümlelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.04.2015 günü oybirliği ile karar verildi.