3. Hukuk Dairesi 2015/7972 E. , 2016/4452 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin... nolu tarımsal sulama abonesinin sahibi olduğunu, 2011/12 dönem fatura ihbarnamesinde belirtilen 6.075,15 TL"lik borcun fahiş olduğunu beyan ederek bu borcun 3.125,15 TL"lik kısmından borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; yapılan kontrolde davacıya ait sayacın S fazına ait akım trafosunun canlı ucunun oksitlendiği görülerek 25.10.2011 tarihli tutanakla tespit edildiğini, oksitlenme nedeniyle sayacın 1/3 oranında eksik değer kaydettiğinin tespit edildiğini bu nedenle davacıya ek tahakkuk yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne, 05.01.2012 tarihli 2011/12. döneme ait 6.075,15 TL"lik faturanın 461,33 TL olduğunun ve davacının 6.075,15 TL"lik faturadan 5.613,82 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davaya konu tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği"nin 20.maddesinde, sayacın müşterinin kusuru dışında herhangi bir nedenle doğru tüketim kaydetmediğinin tespit edilmesi halinde abone hakkında yapılacak tahakkuk usulü hükme bağlanmıştır. Buna göre; ""a) Sayacın eksik veya fazla tüketim kaydettiği miktarın elektrik sayaçları tamir ve ayar istasyonlarında teknik olarak tespit edilmesi durumunda söz konusu tespit dikkate alınarak,
b) (a) bendinde düzenlenen tespitin bulunmadığı durumlarda; varsa müşterinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa sayaç doğru çalışır duruma getirildikten sonra müşterinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak, hesaplama yapılır ve fark tahakkuk ettirilir.
Tahakkuka esas süre; doğru bulgu ve belgenin bulunması halinde 12 ayı, bulunmaması halinde ise 90 günü aşamaz.
Tüketimdeki farklar, ilgili dönem birim fiyatlarıyla ve gecikme zammı olmaksızın, perakende satış lisansı sahibi tüzel kişi tarafından müşteriye tahakkuk ettirilir. Müşterinin talep etmesi durumunda söz konusu miktar tahakkuk süresi kadar eşit taksitler halinde ödenir.
Yukarıda yapılan hesaplamalar sonucunda bulunan fark müşteri lehine ise, 23 üncü maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine göre iade veya mahsup işlemi yapılır.
İkili anlaşmalar kapsamında elektrik enerjisi tüketen bir müşterinin sayacının doğru tüketim kaydetmemesi durumunda dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından bu madde kapsamında geçmiş dönem fark tüketimleri hesaplanarak TEİAŞ"a bildirilir.""
Somut olayda mahkemece görüşüne başvurulan 04.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait tarımsal sulama tesisi için düzenlenen 2011/12. döneme ait faturanın 461,33TL olması gerektiği, 20.08.2013 tarihli raporda ise 5.827,80TL olması gerektiği belirtilmiş, mahkemece alınan son rapor hükme esas alınmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporları arasında açık çelişki ve fahiş fark bulunmaktadır.
Kural olarak, bilirkişi raporları arasında çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez. (HMK 266.md vd.)
Somut olayda, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece; konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna, tüm belgeleri ve önceki raporları incelettirip, çelişkileri de giderecek nitelikte, yukarıda belirtilen yönetmelik hükmü doğrultusunda rapor hazırlanması sağlandıktan sonra hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.