Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1248
Karar No: 2019/3556

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2019/1248 Esas 2019/3556 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2019/1248 E.  ,  2019/3556 K.

    "İçtihat Metni"

    ......
    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:


    K A R A R


    Davacı dava dilekçesi ile davacıların sitede 3 ve 24 nolu daire kat maliki oldukları, 2015 yılı olağan genel kurul toplantısı için site yönetiminin çağrısı ile 13.06.2015 tarihinde ilk toplantı yapıldığı, yeterli çoğunluk sağlanamadığı için çoğunluk aranmaksızın 20.06.2015 tarihinde ikinci toplantının düzenlendiğini, toplantının ve alınan kararların hukuka aykırı ve yok hükmünde olduğunu belirtilerek, 20.06.2015 tarihli genel kurul toplantısının yok hükmünde sayılması ve alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Mahkemece davacıların..... tarihli kat malikleri kurul kararı 7. maddesi ile seçilen yönetim kurulu ve denetim kurulu seçiminin iptali talebinin haklı olmakla birlikte yargılama sırasında 17.01.2016 tarihli kat malikleri kurul kararı ile yeni yönetim kurulu ve denetim kurulu seçildiğinden bu bakımdan konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerinin ise reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinni ..... sayılı ilamı ile “Dava, 20.06.2015 tarihli toplantıda alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, davanın kat maliki tarafından Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesinde öngörülen 1 aylık süre içinde açıldığı, davacının karar iptali istemede hukuki yararının bulunduğu, davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekip yeni yönetim kurulunun ve denetim kurulunun seçilmiş olmasının hukuki yararı ortadan kaldırmayacağı dikkate alınarak bu toplantıda alınan kararların Kat Mülkiyeti Yasası ve yönetim planı hükümleri çerçevesinde değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yargılama sırasında 17.01.2016 tarihli kat malikleri kurul kararı ile yeni yönetim kurulu ve denetim kurulu seçildiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
    Bozma ilamına uyulması sonrasında mahkemece davanın kabulü ile ......tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kat malikleri kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
    SONUÇ: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, hüküm; temyiz eden davalıya 21/11/2018 günü tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi 5/12/2018 günü verilmiştir. Bu nedenle mahkemece her ne kadar temyiz süresi 2 hafta olarak belirlenmişse
    .....
    de temyiz talebinin HUMK"nın 437. maddesi hükmünde öngörülen 8 günlük temyiz süresi geçtikten sonra yapılmış olduğu anlaşıldığından 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas - 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE temyiz harcının istek halinde iadesine 21/05/2019 günü oy çokluğu ile karar verildi.

    ......
    KARŞI OY YAZISI

    Temyiz incelemesinde 1086 sayılı HUMK"nun uygulanması gerektiği, sulh mahkemesi kararlarının temyiz süresinin tebliğden itibaren 8 gün olduğu açıktır.
    Ne varki; sulh hukuk mahkemesi, kısa ve gerekçeli kararında, temyiz süresi "8 gün" olmasına rağmen "iki hafta" olarak belirlemiş, bu hüküm kararı temyiz eden davalı vekiline 21.11.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, mahkemenin belirlediği iki haftalık sürede 05.12.2018 tarihinde karar temyiz edilmiştir.
    Somut uyuşmazlıkta, kanun yolu başvurusunda, mahkemece hatalı belirlenen sürenin mi, kanunda belirlenen sürenin mi uygulanması gerektiği, mahkeme kararında belirtilen sürenin kabul edilmemesi halinde adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan mahkemeye erişim hakkının engellenip engellenmediğinin incelenmesi gerekir.
    Anayasanın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş, yine taraf olduğumuz, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de, herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmış olup, bu madde kapsamında, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
    Yasal düzenlemeler ve belirtilen olgular ışığında değerlendirildiğinde; davalı, mahkemenin kısa ve gerekçeli kararında belirtilen süreye uyarak, bu süre içinde temyiz başvurusunda bulunmuştur. Hakim, uyuşmazlıkta uygulanacak kanun hükmünü tespit edip uygulamakla yükümlüdür (1086 sayılı HUMK. m.76, 6100 sayılı HMK 33. maddesi). Mahkemenin, kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü göz önüne alındığında, mahkeme tarafından kanun yolu süresinin hatalı gösterilmesi sonucu davanın taraflarının kanun yolu başvuru talebinin süreden reddedilmesi, hatanın tüm sonuçlarının davanın taraflarına yüklenmesi, adil yargılanma hakkı kapsamında adalete erişim hakkının sınırlandırılmasıdır.
    Bu gibi hallerde, usul kurallarının mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacak şekilde katı uygulanmaması, mahkemenin kanun yolu ve süresini hatalı belirlemesi halinde, kararda belirtilen süreye uyularak yapılan kanun yolu başvurusunun, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında süresinde yapıldığının kabül edilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, temyiz başvurusu süresinde kabul edilerek, temyiz incelemesinin yapılması gerektiğini düşündüğümden, çogunluğun kararına katılamıyorum.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi