Abaküs Yazılım
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/4366
Karar No: 2022/1535
Karar Tarihi: 24.03.2022

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/4366 Esas 2022/1535 Karar Sayılı İlamı

3. Ceza Dairesi         2021/4366 E.  ,  2022/1535 K.

    "İçtihat Metni"

    İlk Derece Mahkemesi : Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarih ve 2017/173 - 2019/269 sayılı kararı
    Suç : 1-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme
    2-Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım
    3-Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya
    veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme
    4-Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan
    kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme
    5-Silahlı terör örgütüne üye olma
    teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan
    kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye
    teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini
    ortadan kaldırmaya veya Görevini Yapmasını
    engellemeye teşebbüs etme, sanıklar: 1-...,2-..., 3-...).
    2-16.07.2016 (Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya
    teşebbüs etme suçuna yardım, sanık: ...)
    3-18.07.2016 (Silahlı terör örgütüne üye olma, sanık....).
    4-19.07.2016 (Silahlı terör örgütüne üye olma, sanık...).
    5-20.07.2016 (Silahlı terör örgütüne üye olma, sanıklar
    1-..., 2-..., 3-..., 4-..., 5-...,6-...).
    6-28.07.2016 (Silahlı terör örgütüne üye olma, sanık...).
    7-29.07.2016 (Silahlı terör örgütüne üye olma, sanıklar1-..., 2-...).
    Hüküm : 1-Sanıklar: ..., ..., .... haklarında,"Anayasal Düzeni Ortadan
    Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet
    Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini
    Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye
    Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya
    Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme,
    Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçları yönünden:
    atılı suçları işlediklerinin, sabit olmaması nedeniyle
    5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince tüm
    suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karşı istinaf
    başvurularının esastan reddine,
    2-Sanıklar: ..., ..., ... haklarında, "Anayasal Düzeni Ortadan
    Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet
    Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini
    Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye
    Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya
    Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme"
    suçlarının geçitli suç olması nedeniyle, "Silahlı Terör
    Örgütüne Üye Olma" suçu yönünden, ayrı ayrı: 5237
    sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1,
    TCK'nın 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca
    mahkumiyetlerine ilişkin istinaf başvurularının esastanreddine,
    3-Sanıklar: ..., ... haklarında,
    "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs
    Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan
    Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye
    Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini
    Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını
    Engellemeye Teşebbüs Etme" suçlarının geçitli suç
    olması nedeniyle, "Silahlı Terör Örgütüne Üye
    Olma" suçu yönünden, ayrı ayrı: 5237 sayılı TCK'nın
    314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53,
    58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin
    istinaf başvurularının esastan reddine,
    4-Sanık ... hakkında "Türkiye Büyük Millet
    Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini
    Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye
    Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya
    Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme,
    Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarının bir bütün
    halinde "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya
    Teşebbüs Etme suçuna yardım etme, suçunu
    oluşturduğundan: 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713
    sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 39/1,62/1, 58/9, - 6, 53, 63
    maddeleri mahkumiyetine ilişkin istinaf başvurularının
    düzeltilerek esastan reddine,
    5-Sanıklar: ..., ... haklarında,
    "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs
    Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan
    Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye
    Teşebbüs Etme,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini
    Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını
    Engellemeye Teşebbüs Etme" suçlarının geçitli suç
    olması nedeniyle , "Silahlı Terör Örgütüne Üye
    Olma" suçu yönünden, ayrı ayrı:5237 sayılı TCK'nın
    314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53,
    58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine ilişkin
    istinaf başvurularının esastan reddine,
    6-Sanık ... hakkında, "Anayasal Düzeni
    Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük
    Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini
    Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye
    Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya
    Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme"
    suçlarının geçitli suç olması nedeniyle , "Silahlı Terör
    Örgütüne Üye Olma" suçu yönünden:5237 sayılı
    TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53,
    58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin
    istinaf başvurularının esastan reddine dair karar.
    (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin
    03.09.2020 gün ve 2019/2231 Esas-2020/561 Karar sayılı Ek-kararı)

    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü;
    Sanık ..., ... ve müdafiinin, ..., ..., ..., ... müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
    Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
    Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    I-Katılanlar; Türkiye Büyük Millet Meclisi, ... vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, ... vekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçu ile silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından ... vekilinin ise tüm suçlara yönelik, temyiz taleplerinin incelemesinde;
    Bölge Adliye Mahkemesinin, katılanlar; Türkiye Büyük Millet Meclisi, ... vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, ... vekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçu ile silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından ve ... vekilinin tüm suçlardan temyiz taleplerinin, nitelikleri itibarıyla suçlardan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle davaya katılmalarına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş olup, atılı suçların niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen katılanlar; Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ..., ... ve Jandarma Genel Komutanlığının davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmaması nedeniyle temyiz başvurularının CMK 296/1 maddesi gereğince reddine ilişkin 03.09.2020 tarihli ek karar yönelik katılanlar; Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ..., ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİ ile Ek Kararın ONANMASINA,
    II- Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmü, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
    1-HUKUKİ AÇIKLAMALAR:
    Ayrıntıları, Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 E. 2019/1953 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere;
    5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de bu husus suçun unsuru değildir.
    Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
    Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
    15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
    Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
    Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
    Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
    TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla, sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
    Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde, yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak, amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B).
    2-SOMUT OLAY:
    MEBS Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen idari tahkikat evrakında belirtildiği üzere; 15 Temmuz 2016 tarihinde saat 21:30'da ... ve ... imzalı "2016 yılı genel atamaları ile Ankara Garnizonu'ndan başka bir garnizona atanarak ilişik kesen ancak atandığı yeni birliğe katılmayıp halen mehil izninde bulunan tüm personel derhal mehil iznini sonlandırarak Ankara'daki eski birliklerine katılış yapacaklardır. Ankara dışındaki bir garnizondan Ankara Garnizonu'na atanarak ilişik kesen ancak halen mehil izninde bulunan personel de derhal mehil iznini sonlandırarak Ankara'da atanmış olduğu yeni birliklerine katılış yapacaklardır. 24 saat içerisinde katılış yapmayan personel hakkında firar işleminin yapılacağı ...'' şeklinde Harekat Yıldırım mesajının ilgili yerlere gönderilmesi ile başlayan hukuka aykırı sürecin devamında saat 22.15'te Harekat Yıldırım Mesajı olarak Sıkıyönetim Direktifleri ve Eklerinin (bir çok defa) tüm askeri teşkilata gönderildiği, ardından ayrı iki mesajla da karargah sorumlularının belirlendiği ve Jandarma Komando Tugay Komutanlığı Çakır Söğüt Birliği ile Özel Kuvvetler Komutanlığı birliklerinin uygun olanlarının Ankara'ya intikalinin emredildiği, olay gecesi enterne edilen Jandarma Genel Komutanı Orgeneral ...'nin ismi kullanılarak, Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/103590 Soruşturma sayılı dosyasında tutuklu bulunan ... tarafından düzenlenen mesajın ''16 Temmuz 2016 saat 03.00 itibari ile yönetime el konulmuş olup Yurtta Sulh Harekatı başarı ile yürütülmektedir. Basında yapılan dezenformasyonlara itibar edilmeden tüm bağlı birliklerce ilgi ile emredilen sıkıyönetim kanununa harfiyen riayet edilecek ve uymayanlar hakkında her türlü yasal tedbir alınacaktır.'' emirlerini içerdiği, akabinde Korgeneraller ... ve ...'nın JÖAK'ta konuşlanarak emir komutayı re'sen devraldıkları, bahsi geçen Korgeneraller ile birlikte eş zamanda JÖAK yerleşkesinde bulunmayan ...'in de bulundukları yerden olaylara müdahil olarak darbenin gerçekleşmesine yönelik faaliyetlerin önüne geçtikleri, tanık beyanları ve kamera kayıtlarına göre sanık ...'in adı geçen Korgenerallerden önce gelerek oluşturulan heyete dahil olup darbeci eylemlere yönelik tedbirler aldığı, JÖAK'ta bulunan ... ve ...'nın ivedi şekilde mevcut durumun tahlilini yaparak Jandarma Genel Komutanı Org. ... ve Kurmay Başkanı Korgeneral ...'a da ulaşamamaları sebebiyle ... bünyesinde bulunan Jandarma personelinin hukuka aykırı eylemlerinin önüne geçmek ve meydana gelen darbe teşebbüsü faaliyetini bastırmak amacıyla saat 03.00'dan itibaren sözde sıkıyönetim direktifinin hükümsüz olduğuna dair mesajları gönderdikleri, bu mesajların Korgeneral ...'ın imzası ile düzenlendiği, yine saat 05.58'de aynı şekilde sıkıyönetim drektifinin hükümsüz olduğuna dair ... imzalı mesajın yayınlandığı, saat 05.20'de Tümgeneral ...'in söz konusu sıkıyönetim direktif mesajını emir komuta zinciri dışında Jandarma Genel Komutanının ismi kullanılarak çekildiğini, kanunsuz ve hiyerarşi dışında emirleri yerine getirenler hakkında tereddüt edilmeden işlem yapılacağını ve Tümgeneral ... imza bloklu olan emirlerin dikkate alınması şeklinde Tümgeneral ... tarafından mesaj yayımlandığı, ayrıca saat 23.00'dan itibaren ... ve ... tarafından telefon vasıtasıyla tüm bölge komutanları veya vekilleri ile stratejik il Jandarma Komutanları'nın arandıkları, ilerleyen saatlerde darbe teşebbüsünün engellenmesi ve ...'nı işgal eden darbeci şüphelilerden karargahın kontrolünü geri almak amacıyla JÖAK'ta görevli personelin öncelikle ... tarafından, devamında da ... ve ...'nın emrinde oluşturulan komuta heyeti tarafından göreve çağrıldığı, gecenin ilerleyen saatlerinde JÖAK personelinin araçlarla karargaha doğru yola çıktıkları, JÖAK'ın bulunduğu yerleşkeye yakın mesafedeki ve darbeciler tarafından kontrol altında tutulan kara havacılığa ait yerleşkeye JÖAK personeli tarafından müdahele edildiği, JÖAK'ta konuşlu ... ve ... önderliğinde oluşturulan ve darbe teşebbüsünü engelleyen heyetin olay gecesi sırasıyla hedefledikleri ve sonuç itibariyle de Kara Havacılık Okulu'nun kontrolünü darbecilerden alarak okulu ele geçirmek ve MEDAS sistemi üzerinden de mesaj yolu ile tüm Jandarma teşkilatı bilgilendirilerek jandarma birliklerinin darbeye kalkışma eylemine katılmalarının önüne geçmek suretiyle darbe teşebbüsünün başarısızlıkla sonuçlanmasının sağlandığı anlaşılmıştır.
    3- BÖLGE ADLİYE VE İLK DERECE MAHKEMELERİNCE SÜBUTU KABUL EDİLEN SOMUT OLAY VE BU ÇERÇEVEDE YUKARIDA YER VERİLEN AÇIKLAMALAR IŞIĞINDA SOMUT OLAY VE SANIKLARIN BELİRTİLEN EYLEMLERİ MUVACEHESİNDE HUKUKİ DURUMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİNDE;
    1)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları yönünden kurulan beraat hükümlerine yönelik ... vekilinin, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçu yönünden kurulan beraat hükümlerine yönelik Türkiye Büyük Millet Meclisi, ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
    Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere ve elde edilen delillerin mahkûmiyete yeterli olmamasına, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine, kanuni ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olan yerel mahkeme hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla; sanıklar katılanlar vekillerinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
    2)Sanık ...'nın eylemleri değerlendirildiğinde;
    Kurmay Albay ... ve Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral ... tarafından imzalanan “Sıkıyönetim Direktifi” konulu emir ve eklerindeki görevlendirme listesinde olay tarihinde ... Lojistik Komutanlığı Kurmay Başkanı iken ... Harekat Başkanı olarak atanan sanık ...'nın olay tarihinde ... Lojistik Komutanlığına vekalet ettiği, sanığın Sıkıyönetim Direktifi yayınlandıktan sonra listede ismi bulunan diğer sanık ... ile kışlaya geldiği, sözde sıkıyönetim atama listesinde isminin olup olmadığını tanık ...'a ısrarla sorduğu, Güvercinlik kışlasında bulunan JÖAK Komutanlığında generallerin darbe teşebbüsünü engellemek amacı ile geçici karargah oluşturması ve JÖAK pilotlarını bir araya getirerek Beştepe'ye destek göndermek amacıyla güvenilir personellerin kışlaya girmesini sağlayıp başka kimsenin içeri alınmaması konusunda emir vermesine rağmen sanığın emre uygun hareket etmediği bunun üzerine General ...'ın sanığı telefonla arayarak sanığa baskı olsun diye "Bütün generaller JÖAK'ta toplandık duruma tamamen hakimiz" demesinin akabinde generallerin yanına gittiği, gece boyuncada onların yanında bulunarak süreci takip ettiği, daha sonra yanlarına gelerek devletten yana olduğunu söylediği ancak tanık beyanlarına göre "hiç kimseden emin olmadığı, kendinden bile emin olmadığını" beyan ettiği, Genel Kurmay Başkanlığının FETÖ/PDY ve TSK raporu, sanığın makam odası ve cep telefonu görüşme kayıtları, sanık hakkındaki beyanlar ve ... Teftiş Kurulu araştırma raporu içeriği, kışla içerisinde süreci takip ettiği, sanığın darbe teşebbüsü sırasındaki söylemleri ve talimatları, Lojistik Komutanlığında kullandığı, "5022" nolu dahili hattından ...., ..., ..., ..., ..., ... gibi darbede etkin rol aldığı ve fiilen darbe kalkışmasına iştirak ettiği iddia edilen ve sözde sıkıyönetim listesinde bulunan kişiler ile 14-15-16 Temmuz arasında görüşmelerinin olduğu, JÖAK'ta görevli olan ve darbe teşebbüsü öncesi koordine maksatı ile toplanan J. Yb. ... ile hiçbir mesleki bağlantısı olmayan Güvercinlik J. Lojistik Komutanlığında Lojistik Plan ve Koordinasyon Daire Başkan Vekili olarak görevli J. Müh. Albay ...'ı dâhili telefondan aradığı, ayrıca darbe teşebbüsü öncesinde mühendis sınıfından olması nedeniyle daha önce böyle bir nöbet yazılmayan J. Müh. Albay ...'a 15-16 Temmuz 2016 gecesi kışla güvenlik kontrol nöbeti görevi yazdırdığı, sanığın habercisi üzerinden ... ile görüştüğü, olay gecesi odasına gelen ...'ın bir emri olup olmadığını sorması üzerine sanık ...'nın ''şimdilik yapılacak bir şey yok, odalarınıza geçin, emir bekleyin'' diye talimat verdiği ve kışladaki görüşmeleri ve faaliyetleri gözetildiğinde,
    Sanığın suçun icrasına başlanmasından sonra darbe girişimine katılma iradesini açıkça ortaya koyan eylemleri, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bir bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olduğundan, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfının tayin edildiği, incelenen dosya kapsamına göre Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık ve müdafii, katılanlar vekilleri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
    Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçu bakımından davaya katılma hakkı bulunmayan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
    Kanuna aykırı olduğundan hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yerel mahkeme kararının F bendinin 11. Fıkrasının son paragrafı olan " Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... Komutanlığına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5.450,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsil edilerek verilmesine," cümlesinin tamamen çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    3) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın eylemleri değerlendirildiğinde;
    Diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanık ..., ..., ... ve ...'un bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanaklarının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
    Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Bylock kullanıcısı olan ve örgüt evinde kaldığı yönünde tanık beyanları bulunan sanık ..., Bylock kullanıcısı olan ve kod adı kullandığı tanık beyanları ile doğrulanan ... ile aynı örgüt evinde kaldığı yönünde tanık beyanları bulunan ... ve 2013-2014 yılları arasında farklı zamanlarda 46 kez ankesörlü telefonlardan aranan ve asker şahıslarla ardışık aramasının tespit edilen sanık ...'nın; darbe teşebbüsüne ilişkin mesajların gönderilmesine müteakip MEBS Grup Komutanlığı kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere görevdeki amirleri tarafından çağrı yapılmamasına rağmen kışlaya kamuflajlı olarak veya beraberinde getirdikleri kamuflajlarıyla geldikleri ve HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere gün içerisinde haberleşmek suretiyle birlikte hareket ettikleri anlaşılan sanıklar ile bu sanıklardan ayrı olarak emir ve çağrı bulunmaksızın kışlaya gelen, Bylock kullanıcısı olan ve 2011-2014 yılları arasında örgüt evinde kaldığına yönelik tanık beyanları ve mahrem imam beyanı bulunan ..., operasyonel hat kullandığı ve farklı zamanlarda ankesörlü hatlardan arandığı tespit edilen ... ile operasyonel hat kullandığı tespit edilen ve Sıkıyönetim Direktifleri listesinde sözde Batman Sıkıyönetim Komutanı olarak atanan, ... ile hareket ederek kışlaya gelen sanık ...'nun örgüt mensubu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunamamakla birlikte,Resmi makamlarca veya komutanlarınca bir çağrı bulunmamasına rağmen gönderilen Harekat Yıldırım başlıklı mesajların hemen ardından ve bunlara uygun olarak kışlaya gelerek süreç içerisinde oluşabilecek fiili ve siyasi duruma göre pozisyon almaya çalışan, darbeye karşı mücadele eden askerlerle hareket etmek yerine darbecilerden gelecek emirleri bekleyen, böylece darbe teşebbüsü eyleminde bulunan Yurtta Sulh Konseyi üyeleri tarafından düzenlenen sözde Sıkıyönetim Direktiflerine uygun şekilde hareket eden, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptıkları katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili, TBMM Başkanlığı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin ayrı ayrı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık
    ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE, 24.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi