19. Hukuk Dairesi 2016/5373 E. , 2017/478 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı .... vekilince duruşmalı, davalı ... Petrol... Ltd. Şti. vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı... Otomotiv...A.Ş."nin ithalatçı diğer davalının Volkswagen"in ... yetkili satıcısı olduğunu, davacının satın aldığı araçta imalat hatası olup, aracın motor karter yağı seviyesinin sürekli olarak yükseldiğini, durumun tamir, parça, motor değişimi vs. yollarla da önlenemediğini, araçtan sürekli yararlanılamadığını, davalılara tebliğ edilen ihtarnamelere olumlu bir cevap alınamadığını, araçtaki gizli ayıp nedeni ile müvekkilinin maddi-manevi çok sarsıldığını, müvekkilinin sonuç alınamayacak tamirlerle oyalanıp, belli periyotlarla tekrarlayan arıza karşısında davalıların hile ve ağır kusurunun varlığından ötürü zamanaşımından sözedilemeyeceğini ileri sürerek satış sözleşmesinin feshi ile araç bedeli olarak ödenen 71.575,21 TL ile birçok bilirkişi test ve işlemleri nedeniyle araç için ödenen 3.000,00 TL"nin ve müvekkilinin bütün bu süreçte yaşamış olduğu üzüntü ve sıkıntı karşılığı olarak 5.000 TL manevi tazminat olarak toplam 79.575,21 TL"nin 23.09.2009 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı... Oto...A.Ş. vekili, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, 2 yıllık zamanaşımı süresinde davanın açılmadığını, süresinde bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, varlığı iddia edilen ayıbın hile ile gizlendiği iddiasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, ayıba karşı tekeffül borcunun sadece satıcıya yüklenmiş bir borç olup, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, araçtaki sorunun kullanımdan kaynaklandığını, aracın hali hazırda kullanılıyor olmasının satılandan beklenen faydanın elde edildiğinin açık göstergesi olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, davacının bakım, servis işlemleri, yakıt gideri vs. talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, araçta ayıp bulunmadığını, araçtaki motor yağı seviyesinin kendiliğinden yükselmesi ile ilgili olarak davacının, aracın motorunun bütünüyle değişimi için onay vererek aracın motorunun değiştirildiğini, davacının seçimlik hakkını bu yönde kullandığını, davacının araç bedeli dışındaki taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığı gibi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarına göre, araçta imalat ve tasarımdan kaynaklanan ayıp olup, aracın kullanımına ve zamana bağlı olarak ayıbın sonradan anlaşılabilecek nitelikte gizli ayıp olduğu, davacının araç için fazladan 4.834,28 TL"lik masraf yaptığı, bu yöndeki talebinin 3.000,00 TL olduğu, manevi tazminat isteminin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, satış sözleşmesinin iptali ve bedelin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece bedelin iadesine karar verilmiştir. Karşılıklı edim yükleyen sözleşmelerde satış konusu malın da birlikte ifa kuralı gereğince iadesine karar verilmesi gerekir. Ayrıca aracın davacı elinde olduğu anlaşılmaktadır. Faiz başlangıcı olarak da aracın davalı tarafa iadesi tarihinden itibaren karar verilmesi gerekirken fatura tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru görülmemiş, hüküm bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bette açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.