16. Hukuk Dairesi 2014/4481 E. , 2014/6207 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : AZDAVAY SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2013
NUMARASI : 2009/756-2013/342
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu H.. Köyü çalışma alanında bulunan 161 ada 1 parsel sayılı 1779.36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hasan oğlu ölü Ş.. Y.. adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı A.. Y.. hibe, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında tapu iptal ve tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı A.. Y.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastrodan önceki haklara dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli 161 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü Ş.. Y.. adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı A.. Y..; çekişmeli taşınmazın öncesinde tespit maliki Şükrü"nün kardeşi olan Ş.. Y.."a ait olduğunu, Ş.. Y.."ın taşınmazın bir bölümünü noterde yapılan 20.11.1957 tarihli ölünceye kadar bakma akdi karşılığında babası Cemil"e hibe ettiğini, taşınmazın babasından kendisine intikal ettiğini, 30-40 yıldır kendisinin zilyet olduğunu belirterek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının kısmen iptalini ve iptal edilen bölümün terekesine temsilci olarak atandığı C.. Y.. mirasçıları adına payları oranında tescili istemiyle dava açmıştır. Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde; çekişmeli taşınmazın öncesinde amcaları olan Ş.. Y.."a ait olduğunu, taşınmaza kardeşleri olan İsmail"in zilyet olduğunu, İsmail"in kadastro sırasında taşınmazı babaları olan Ş.. Y.. adına yazdırdığını, davacının dayandığı noter senedinin 1957 tarihli olduğunu, halbuki amcaları Şaban"ın 1943 yılında vefat ettiğini bu nedenle senedin gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece; davacının dayandığı senette bakım karşılığı hibe de bulunan kişinin Ş.. Ş.. isimli kişi olduğu, bu kişinin yerin önceki maliki olan Ş.. Y.. ile aynı kişi olmadığı, ayrıca dava konusu taşınmazın dayanılan senet kapsamında olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme hatalı, araştırma ve inceleme ise karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemenin çekişmeli taşınmazın önceki maliki olan Ş.. Y.. ile noter senedinde bakım karşılığı hibede bulunan Ş.. Ş.." nun aynı kişi olmadığı yönündeki tespiti, noter senedinin 2. sayfasının sol tarafında Şabanoğlu"nun hibe eden Ş.. Y.."ın lakabı olduğunun açıkça yazılmış olması karşısında yerinde değildir. Bunun yanında Ş.. Y.."ın ölüm tarihinin resmi kayıtlara dayalı olarak araştırılıp tespit edilmemesi ve bu bağlamda davalıların senedin geçerliliğine dönük iddialarının değerlendirilmemesi, noter senedinde hibe edilen taşınmazların tapunun “ 288 yoklama tarih - 14 ile 28 numaralarında “ kayıtlı yerler olduğunun belirtilmesine rağmen söz konusu tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile temin edilip çekişmeli taşınmaza uyup uymadıklarının keşfen belirlenmemesi, yapılan keşifte bir kısım mahalli bilirkişi ve tanıkların davacının iddialarını doğrulaması, bir kısımının ise aksi yönde beyanda bulunmuş olması karşısında beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeden ve davacı lehine beyanlara neden üstünlük tanınmadığı gerekçelendirilmeden hüküm kurulması da usul ve yasa hükümlerine uygun bir uygulama değildir. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Çekişmeli taşınmazın öncesinde davalıların amcası olan Ş.. Y.."a ait olduğu ve hibe eden Ş.. Y.. ile Ş.. Ş.." nun aynı kişi olduğu tartışmasızdır. Mahkemece öncelikle, Ş.. Y.."ın ölüm tarihi resmi kayıtlara dayalı olarak araştırılıp tespit edilmeli, noter senedinde bahsi geçen “ 288 yoklama tarih 14 ile 28 numaralarında “ kayıtlı tapuların tüm tedavülleri ile getirtilip dosyasına konulması gerekmektedir. Dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında keşif yapılarak çekişmeli taşınmazda davaya konu bölümünün davacının dayandığı noter senedi ve tapu kayıtları kapsamında olup olmadığı mahalli bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile belirlenmeye çalışılmalı, kayıt uygulaması komşu parsel tutanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesi, kim tarafından, ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, Ş.. Y.."ın ölünceye kadar nerede, kiminle ikamet ettiği hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının çelişkili kalması halinde hangisine neden üstünlük tanındığı gerekçelendirilmeli, keşfe iştirak eden fen bilirkişinden kayıt uygulamasını gösterir keşfi takibe elverişli şekilde rapor alınmalı, çekişmeli bölümün davacının dayandığı tapu kayıtları ve dolayısı ile noter senedi kapsamında olduğunun anlaşılması halinde davacı lehine karar verilmeli, davacının dayandığı tapu ve senet kapsamında olmadığının anlaşılması halinde taşınmazdaki zilyetlik durumu da gözetilmek suretiyle iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik araştırma, inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı A.. Y.. vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.