Abaküs Yazılım
7. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/7865
Karar No: 2022/3885
Karar Tarihi: 01.03.2022

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7865 Esas 2022/3885 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada sanığın 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan suçlu bulunarak adli para cezasına çarptırılmasına karar verildi. Ancak, Yargıtay Ceza Dairesi, kararda birçok hata ve yanlışlık olduğunu tespit ederek kararı bozdu. Kararda sanık lehine olan yeni yasal düzenlemelerin gözetilmediği, cezanın belirlenmesinde suçun oluş şekline, konusunun önem ve değerine, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına ve sanığın kusuruna dikkat edilmediği, adli para cezasının tespitinde alt sınırın aşıldığı, tekerrür hükümlerinin yanlış uygulandığı, adli sicil kaydının değerlendirilmediği gibi hatalar yapıldığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verildi. Ayrıca, sanığın hukuki durumunun belirlenirken 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kararda yer alan ilgili kanun maddeleri şunlardır:
- 5607 sayılı Kanunun 3/5, 3/10, 3/11-son cümle, 3/22 ve 5/2 maddeleri
- 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 50/1, 52/2, 53/1-a,b,c,d
7. Ceza Dairesi         2021/7865 E.  ,  2022/3885 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
    HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına, tasfiye

    Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
    I-Katılan ... İdaresi vekilinin suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğiyle ilgili sınırlı temyiz talebinin incelenmesinde;
    Suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesine yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden HÜKMÜN ONANMASINA,
    II-Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." hükmünün yer aldığı, UYAP kayıtlarında yapılan incelemede; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20/05/2014 tarih ve 2014/13115 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 17.03.2014 tarihli eylem nedeniyle dava açılmış olduğu, açılan dava sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesi'nce 20.01.2015 tarih ve 2014/911 Esas, 2015/57 Karar sayılı karar ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında yine aynı olay nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/03/2014 tarih ve 2014/8290 Esas sayılı iddianamesi ile incelemeye konu bu kamu davasının açıldığı ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği, aynı gün incelenen Dairemizin 2021/10460 Esas sırasına kayıtlı dosyada, 20.01.2014 tarihli iddianame ile açılan davanın mükerrer dava olarak kabul edilerek 5271 sayılı Kanunun 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verildiği görülmekle yapılan incelemede;
    1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
    Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
    Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa'nın 3/11. maddesi ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
    2-Sanığın sevk ve idaresindeki araçta 900litre kaçak yakıt ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, adli para cezasının tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden hüküm kurulması,
    3-Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. maddesi yerine 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
    4-Doğrudan verilen adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında TCK'nun 52/2. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 50/1. madde ve fıkrasına atıf yapılmak suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
    5-Dava konusu kaçak yakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
    6-Sanığın tekerrüre esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01/02/2011 tarihli ve 2010/629 Esas, 2011/38 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
    7-Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için TCK'nun 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının TCK'nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği halde infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına da karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
    8-Sanığın adli sicilinde tekerrüre esas başka dosyasının olup olmadığının değerlendirilmesinin gerekmesi,
    9-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    Sanık hakkında verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-a,b,d,e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya; 53/1-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmelerine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/03/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi